Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz: -"GAP'ın ihracatı 8 milyar doları aştı. İkitelli'nin ihracatı…

  • Yazı boyutu
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz:
  -"GAP'ın ihracatı 8 milyar doları aştı. İkitelli'nin 
  ihracatı…

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz: -"GAP'ın ihracatı 8 milyar doları aştı. İkitelli'nin ihracatı ile GAP'ın ihracatı aşağı yukarı aynı" -"Bundan 10 yıl önce GAP bölgesinin ihracatı 700 milyon dolar bile değildi" -"Dünyada günlük harcaması 1 doların altında yaşayan 1 milyar insan var. Bizde çok şükür bizde bu sıfırlandı" -"(Günlük harcaması) 2,15 dolar altındaki nüfusumuz aşağı yukarı sıfırlandı. 4,3 doları da de halledebilirsek artık Türkiye'de mutlak yoksulluktan bahsedilmeyecek" -"En iyi durumda olan yüzde 20'lik grup 10 yıl önce yüzde 50 imiş, bunun yüzde 45'e düştüğünü görüyoruz. En zenginler de zenginleşmiş, ama toplam içinde payı azalmış. 'Sizin iktidarınız zenginlere yaradı' diyorlar, ama AK Parti iktidarı orta sınıfa yaramış"

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, "GAP'ın ihracatı 8 milyar doları aştı. İkitelli'nin ihracatı ile GAP'ın ihracatı aşağı yukarı aynı. Bundan 10 yıl önce GAP bölgesinin ihracatı 700 milyon dolar bile değildi" dedi.
     Yılmaz, Avrasya Bir Vakfı Aylık Konferansları toplantısında yaptığı konuşmada, politika üretmenin formel ortamlarda sağlıklı bir şekilde gerçekleşmediğini, asıl projelerin sivil ortamlarda geliştiğini kaydetti.
     Düşünce platformlarının, Türkiye'nin gelişmesi ve kalkınması adına çok önemli olduğunu ifade eden Yılmaz, "Kalkınma ekonomiden ibaret değildir. Değişik boyutları olan bir kavramdır. Hükümet olarak başından beri kalkınmayı insan odaklı anlatıyoruz. İnsanın içinde bulunduğu halden daha üstün bir hale geçişini anlatıyor. Ekonomi olmadan bir çok şey olmuyor. Ülkemiz uzunca bir dönem maalesef dünyada ekonomik sıralamalarda arzu ettiği yerde olamamış. Son 10 yılda yine bu alanda gelişim sağlandığını söyleyebiliriz" diye konuştu.
     Milli gelir, kişi başına gelir, ihracat ve nüfus artışının geldiği noktaya dikkati çeken Yılmaz, şunları söyledi:
     "Ekonomimiz de küresel kriz ortamında kendisini test imkanı buldu ve bu krizden başarılı bir şekilde çıktı. Son 3 yılda 4 milyon civarında istihdam ürettik ve bütçe dengelerimiz düzeldi. Geçmişte enflasyon diye belamız vardı, o mesele de çözüldü. Bütçesine çeki düzen vermiş, itibarlı bir ülke. Kalkınmayı rakam büyüsün diye yapmıyoruz, insanın mutluluğu ve refahı için yapıyoruz.
     Bu gözle bakıldığında sosyal boyut çok önemli. Yüzde 20'lik dilimler halinde gelirden kim ne kadar pay almış, ona bakarız. En iyi durumda olan yüzde 20'lik grup 10 yıl önce yüzde 50 imiş, bunun yüzde 45'e düştüğünü görüyoruz. Bu 5 puanı hiç küçümsemeyin. En zenginler de zenginleşmiş, ama toplam içinde payı azalmış. 'Sizin iktidarınız zenginlere yaradı' diyorlar, ama AK Parti iktidarı orta sınıfa yaramış. En fakir grubun yüzde 20'likteki payı yüzde 5'ten yüzde 6'ya yükselmiş. Türkiye'yi bir taraftan büyütüp geliştirirken, bölgeler arası dengesizlikleri azaltmak istiyoruz."
    
     -"GAP'ın ihracatı İkitelli'nin ihracatıyla aşağı yukarı aynı"-
    
     Yılmaz, bölgeler arası dengenin de önemine işaret ederek, "GAP bölgesinde yaptığımız yatırımlarla 400 bin yeni istihdam sağladık. GAP'ın ihracatı, toplam ihracatımızda 8 milyar doları aştı. İkitelli'nin ihracatı ile GAP'ın ihracatı aşağı yukarı aynı. Bundan 10 yıl önce GAP bölgesinin ihracatı 700 milyon dolar bile değildi. Bu 10 yılda bölgenin ihracatı 12 kata yakın artmış" diye konuştu.
     Tarım sektörüne bölgesel politikayla destek sağladıklarını belirten Bakan Yılmaz, "Bölgesel politikayla yaptıklarımızın İstanbul ile de çok ilgisi var. İstanbul'daki vatandaşımız güvenli bir şekilde beslenecekse, bizim bu yatırımlarımız çok önemli. İstanbul'a çok yoğun bir göç olmasın istiyorsak, bölgesel politikaları yapmamız lazım" dedi.
     Yılmaz, Kalkınma Bakanlığı olarak yeni eylem planı çalışmaları olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
     "GAP için eylem planımızı yeniliyoruz. 5 yıl daha farklı bir eylem planı yapıyoruz. Böylelikle daha dengeli bir yapı öngörüyoruz. 10 yıl önce günlük harcaması 4,3 doların altında harcaması olan insanlarımızın 2002'de toplam nüfusumuza oranı yüzde 30'un üstündeymiş, geçen yıl ölçüm yaptık. Bu oran yüzde 2,8'e düşmüş durumdadır. Dünyada günlük harcaması 1 doların altında yaşayan 1 milyar insan var. Bizde çok şükür bizde bu sıfırlandı. (Günlük harcaması) 2,15 dolar altındaki nüfusumuz aşağı yukarı sıfırlandı. 4,3 doları da halledebilirsek artık Türkiye'de mutlak yoksulluktan bahsedilmeyecek."
    
     -"Yaşlı ve yoksul nüfus çok tehlikeli bir durum"-
    
     Türkiye'nin vesayetçi demokrasiden normal demokrasiye geçtiğini ifade eden Yılmaz, ilk defa 2075'e kadar nüfus projeksiyonu yaptıklarını anlattı. Türkiye nüfusunun arttığını, ama artış hızının azaldığını vurgulayan Yılmaz, "İnşallah bunu politikalarımızla değiştireceğiz. Başbakanımız 3 çocuğu boş yere söylemiyor. En büyük düşüş de maalesef 1980-1985 arasında olmuş" dedi.
     O dönemde "en fazla 2 çocuk" diye Kenan Evren'in kampanyaları olduğunu söyleyen Yılmaz, "Oradaki doğurganlık hızında çok büyük gerileme var. Onun etkilerini şimdi görüyoruz. 1960 darbesinden sonra yine nüfusu azaltmaya yönelik politikalar başladı. Şimdi ciddi risk altındayız. Gelişmiş ülkeler zenginleştikten sonra yaşlandılar. Yaşlı ve yoksul nüfus çok tehlikeli bir durumdur. Yeni bazı tedbirler düşünüyoruz" şeklinde konuştu.
     Katılımcılardan birinin, Organize Sanayi Bölgelerine ilişkin bir sorusu üzerine Yılmaz, OSB'leri koruyup güçlendirmeleri gerektiğini kaydetti.
     Gelecek dönemde Türkiye bir sıçrama yapacaksa, katma değerli ürünler üretilmesine destek olunması gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Kamu bir yapıyorsa, özel sektör iki yapsın ki ürünler katmadeğere dönüşsün" dedi.
    
     -"Gelecek yıllarda en büyük risklerden biri..."-
    
     Üniversiteli gençlerin her işi beğenmediğine ilişkin soruya ise Yılmaz, "(Üniversite mezunu bir çobanımız da olmalı) dedim, ama farklı yansıttılar. Bazı yerlerde 2 bin 500-3 bin lira maaş veriliyor, ama çoban bulunamıyor. Prestiji azaldı, ama aslında peygamber mesleğidir. Üniversite mezunu insanlarımız 'her işi yapmam' gibi bir düşüncede oluyor. Ya devlette çalışmaya ya da özel sektörde masa başı iş yapmaya bakıyor. Bu zihniyeti değiştirmezsek, gelecek yıllarda en büyük risklerden biri, bu çok sayıda tatminsiz iş bulamayan üniversite mezunumuz olabilir. Üniversite mezunu her konuda çalışması lazım. Bu algıyı değiştirmemiz lazım" şeklinde konuştu.
    
     -"Kadın için 'ya aile ya iş' doğru değil"-
    
     Teröre ilişkin bir soruya da Yılmaz, "En büyük teşvik terörün olmaması. AK Parti'nin kökenine baktığınızda yüzyıllar gerisine giden geleneğin ürünüdür. Terör konusunda bir endişeniz olmasın" dedi.
     Kadının kalkınmada nerede olduğuna ilişkin soruya da Yılmaz, "Ya aile ya iş değil, ikisini birlikte düşünmemiz lazım. Kadınların girişimci hale gelmesi, desteklediğimiz politikalar arasındadır. Ev hanımlığı aslında çok değerli, aşağılanacak bir şey değil, parasal karşılığı olmadığı için 'değer üretmiyor' diyemeyiz. Evde yapılan iş piyasada yapılan iş kadar önemli. Esnek çalışma modeli de çok önemli. Ama sendikalarımızda bu konuda biraz direnç var" değerlendirmesini yaptı.
    
    
    

Bu haberi 153 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir