İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük: -"Doğu ve güneydoğu Bölgemizde otuz yılı…

  • Yazı boyutu
İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük:
  -"Doğu ve güneydoğu Bölgemizde otuz yılı…

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük: -"Doğu ve güneydoğu Bölgemizde otuz yılı aşkın bir zamandır devam eden, büyük manevi üzüntülerin yanında çok önemli maddi kayıplara da sebep olan, enerjimizi bölen çatışma ortamının, terör sorununun, yakın bir dönemde son bulacağını ümit etmek istiyoruz ve bu yönde atılan adımları önemli buluyoruz" -"Merkez Bankası'nın reel kesim güven endeksi, şubat ayı için beklentilerde iyileşmeye işarete ediyor" -"Bu sorunun çözülmesi Türkiye'yi daha güçlü hale getireceği gibi Ortadoğu'daki denklemi de etkileyecektir"

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, doğu ve güneydoğu bölgesinde otuz yılı aşkın bir zamandır devam eden, büyük manevi üzüntülerin yanında çok önemli maddi kayıplara da sebep olan çatışma ortamının yakın bir dönemde son bulacağını ümit etmek istediklerini belirterek, "Bu yönde atılan adımları önemli buluyoruz" dedi.
     Küçük, İSO Şubat ayı Meclis toplantısında yaptığı konuşmada, bir önceki meclis toplantısının ağırlıklı olarak NACE ve meslek gruplamaları gündemi ile geçtiğini anımsatarak, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) bakanlığa başvurusu üzerine seçimlerin ertelendiğini hatırlattı.
     TOBB'un Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın talimatı üzerine yönetim kurulu kararı ile beş kişilik bir komisyon kurduğunu aktaran Küçük, komisyonun bakanlığın nezaretinde sürdürülen çalışmaların, 25 Şubat'ta sonuçlanarak bakanlığa iletilmesi gerektiğini, bakanlıktaki süreci takiben kesinleşen sonuçların 7 Mart'ta itiraz sahiplerine ve tüm oda ve borsalara bildirileceğini dile getirdi.
     Türkiye ekonomisinin 2012 yılının dokuz ayı sonundaki ortalama büyümesinin yüzde 2,6 olduğunu anımsatan Küçük, sözlerine şöyle devam etti:
     "Bu durumda revize edilen yüzde 3,2'lik oranın yakalanması son çeyrekteki büyüme performansına bağlı hale gelmişti. Ancak son çeyrek, sanayi üretimi ve büyüme açısından beklenen sonucu vermedi. Sanayimiz 2012'ye ocak ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,5'luk üretim artışıyla başlamış, takip eden aylarda da yine mütevazı artış oranları elde edilmişti. Ağustos ayında ise eğilim değiştirerek 32 ay aradan sonra ilk kez azalışa geçti. Ağustos sonrasında, sanayi üretimine bir ay artış bir ay azalışın gerçekleştiği istikrarsız bir seyir hakim oldu.
     Eylüldeki yüzde 6,2'lik artışı, ekimdeki yüzde 5,7'lik azalış takip etmişti. Kasımda ise yüzde 11,3 ile 2012'nin en yüksek artış oranı elde edildi. Kasımdaki bu yüksek artışla ümitlenmişken, aralık ayında yine azalış ile karşılaştık. Sanayi üretimi 2012'yi aralık ayındaki yüzde 3,8'lik düşüş ile kapattı. Yılın tamamındaki ortalama artış ise yüzde 2,3 gibi düşük bir oranda gerçekleşti. Yılın son çeyreğinde imalat sanayinde üretim artışı yüzde 0,8 ile daha önceki üç çeyreğin altında kaldı. Sanayimizdeki bu tablo 2012'nin son çeyreğinde GSYİH'daki büyümenin de beklenenin altında kalacağına ve yılın tamamı için hedeflenen yüzde 3,2'lik oranın gerçekleşmesinin de riske girdiğine işaret etmekte."
    
     -"Önümüzdeki aylara ilişkin beklentiler iyimser görünüyor"-
    
     İSO Başkanı Küçük, ocakta yüzde 72,4, şubatta ise yüzde 72,2 olarak gerçekleşen kapasite kullanım oranının sanayi üretimindeki istikrarsız seyrin 2013'te de devam etme olasılığına işaret eder nitelikte olduğunu söyledi.
     Öncü veriler şimdilik fazla ümit verici olmasa da önümüzdeki aylara ilişkin beklentilerin iyimser göründüğünü aktaran Küçük, "Örneğin Merkez Bankası'nın reel kesim güven endeksi, şubat ayı için beklentilerde iyileşmeye işarete ediyor" dedi.
     Reel kesim güven endeksinin ocakta 102,1'e, şubatta ise 107,5'e yükselmesinin nispi bir iyimserliğin habercisi sayılabileceğini belirten Küçük, 2013'ün 2012'den pek de farklı geçmeyeceği kanaatinin hakim olduğunun söylenebileceğini dile getirdi.
     2013'te Türkiye ekonomisinin seyrinde dış dünyadaki gelişmelerin de etkili olacağını vurgulayan Küçük, her ne kadar İtalya'daki seçimler yeni soru işaretlerine yol açsa da, Avrupa'ya ilişkin belirsizliklerin bir süredir hız kesmiş göründüğünü aktararak, "ABD için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Ancak yakın coğrafyamızdaki gelişmeler, hem dış ticaretimiz, hem yatırım eğilimi ve sonuç olarak büyüme üzerinde belirleyici olacaktır" dedi.
     Ortadoğu'da esmeye başlayan Arap Baharı'nın rüzgarlarının hala dinmediğini anlatan Küçük, şunları kaydetti:
     "Doğumuzda hal böyle iken batımızda Avrupa Birliği ülkeleri ekonomik krizin pençesinden kurtulmaya çalışıyor. Uzun yıllar boyunca dış politikanın vazgeçilmez başlıklarından biri olan AB ise son dönemde neredeyse gündemden tümüyle düştü, adeta unutuldu. Öyle ki Türkiye yakın dönemde AB yerine Şangay İşbirliği Örgütü'ne üyeliği tartıştı. Alman Başbakanı Sayın Merkel'in ziyareti de pek heyecan oluşturmuş görünmüyor.
     AB konusundaki gerilemede kuşkusuz iki tarafın da payı var. Evet mevcut durumda AB büyük bir sarsıntı geçiriyor, ekonomik kriz birliğin geleceğine yönelik soru işaretlerine yol açıyor. Ancak Avrupa, bu güne kadar pek çok badireyi atlatmış, AB projesini değişen dünya konjonktürüne rağmen 60 yıldan uzun süre yaşatmayı başarmıştır. Pek çok alanda köklü birikime sahip Avrupa'nın hemen yerle bir olacağını düşünmenin ne kadar gerçekçi bir tespit olduğu tartışmaya açıktır."
    
     -"AB Türkiye için hala önemli bir çıpa"
    
     Küçük, AB'nin Türkiye için hala önemli bir çıpa olduğunu ve Türkiye'nin hazırlıklarını devam ettirmesi gerektiğini söyledi.
     AB'nin hem bir çıpa, hem de pazar olarak çok önemli olduğunu ama Türkiye'nin komşularıyla, çevre ülkelerle ve bölgesiyle ilişkilerinin iş dünyası olarak kendileri için bir o kadar önem taşıdığını vurgulayan Küçük, Türkiye'nin Avrupa ile tüm komşularıyla, çevre ülkelerle, bölgedeki ülkelerle arasındaki sorunları çözmesinin ticari ve ekonomik ilişkilerini artırmasının iş dünyasının her zaman destekleyeceği bir yaklaşım olduğunu ifade etti.
     Türkiye için önemli bir diğer meselenin de kendi iç çatışma alanlarında çözümü sağlayabilmesi olduğunun vurgulayan Küçük, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Doğu ve güneydoğu bölgemizde otuz yılı aşkın bir zamandır devam eden, büyük manevi üzüntülerin yanında, çok önemli maddi kayıplara da sebep olan, enerjimizi bölen çatışma ortamının, terör sorununun, yakın bir dönemde son bulacağını ümit etmek istiyoruz ve bu yönde atılan adımları önemli buluyoruz. Bu sorunun çözülmesi Türkiye'yi daha güçlü hale getireceği gibi Ortadoğu'daki denklemi de etkileyecektir.
     Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda, dünyada ilk on ekonomi arasına girme, küresel bir güç olma iddiası vizyonu vardır. Güçlü bir ekonomik ve ticari ayağı olmaksızın bu vizyonun, tam anlamıyla hayata geçmesi imkansızdır. Türk şirketleri, Türk sanayi, Türk iş dünyası, uzun yıllardır küresel rekabet mücadelesinin içindedir, küresel vizyonu benimsemişlerdir ve mücadeleyi sürdürmeye de kararlıdırlar."
    
    
    

Bu haberi 78 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir