İstanbul Küresel Forumu -Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: (1) -"Temel çözüm büyüme. İstihdam…

  • Yazı boyutu
İstanbul Küresel Forumu
  -Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: (1)
  -"Temel çözüm büyüme. İstihdam…

İstanbul Küresel Forumu -Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: (1) -"Temel çözüm büyüme. İstihdam olmadan, kalıcı bir toplumsal adalet sağlayamayız. O nedenle rekabeti artırmamız lazım. Rekabet gücünü artırmamız lazım" -"Büyük çıkar gruplarına değil, toplumun tüm kesimine yönelik rekabetçi bir ekonomi ve şeffaf bir sistem oluşturmamız lazım"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, temel çözümün büyüme olduğunu belirterek, "İstihdam olmadan, kalıcı bir toplumsal adalet sağlayamayız. O nedenle rekabeti artırmamız lazım. Rekabet gücünü artırmamız lazım. Büyük çıkar gruplarına değil, toplumun tüm kesimine yönelik rekabetçi bir ekonomi ve şeffaf bir sistem oluşturmamız lazım" dedi.
     Maliye Bakanı Şimşek, Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü ile Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı tarafından İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "İstanbul Küresel Forumu"ndaki "Adalet ve Ekonomi" başlıklı oturumda bir sunum yaptı.
     Son 60 yılın en büyük küresel krizinin yaşandığını ve etkilerinin devam ettiğini belirten Şimşek, küresel krizin en kötü boyutunun işsizlik olduğunu ifade etti.
     1930'lardan sonra ilk defa özellikle gelişmiş ülkelerde işsizliğin hızla arttığını ve ciddi bir sorun olarak gündemde kaldığını aktaran Şimşek, 2007'de işsizlik 100 baz alınırsa, AB'yi oluşturan 27 ülkede yüzde 50 bir artışın söz konusu olduğunu kaydetti
     Bazı Avrupa ülkelerinde işsizlik oranının yüzde 25'lere kadar çıktığı, gençler arasında işsizliğin yüzde 50'lere çıktığı bir dönemde olunduğunu belirten Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "İşsizlik sosyal adaleti bozan, sosyal dokuyu bozan en önemli unsurdur. Bu önemli bir sorun alanı olarak karşımıza çıkıyor. 2007'ye göre karşılaştırdığımız zaman neredeyse birçok ülkede gelir dağılımının da bozulduğunu görüyoruz. Küresel krizle mücadele etmek için hem para politikasında hem maliye politikasında büyük çabalar ortaya konuldu. 1929 Dünya Buhranı ile karşılaştırıldığında Amerika ile dünyanın bütçe açıklarındaki artış, bu 1929 buhranına göre çok daha kötü. Bu da beraberinde yeni bir sorun getiriyor. Tabii ki ülkelerin borçlarında artış getirdi. ABD olsun, Avro Bölgesi olsun, OECD ülkeleri olsun nereye bakarsanız bakın milli gelire oran olarak borcun 30-40 puan artığını görürsünüz. Bir yandan büyüme yavaş, istihdam oluşturabiliyor, bir yandan borç çok artığı için yardıma ihtiyacı olan kesimlere aktarılacak olan imkanlar sınırlı, eğitime aktarılacak imkanlar sınırlı. Bu sorunu nasıl aşacağız- Şu anda bu sorunu aşmak için maliye politikasında sona gelindi diye bütçe açıklarında bir daralma görüyoruz. Fakat para politikasında muazzam bir para basıldığını, genişleme olduğunu görüyoruz. Mesela Fed'in bilançosu 2 trilyon dolar büyüdü. ECB'nin bilançosu 2,5 trilyon dolar büyüdü. Japonya Merkez Bankası'nın bilançosu 1 trilyon dolar büyüdü. Bank of England ise yaklaşık 650 milyar dolar genişledi ve bilançodaki genişleme kısmen bu krizden çıkış için ortaya konulan bir çaba. Ama çalışmıyor."
    
     -"Bir taraftan toplumu daha adil hale getirirken, bir taraftan da büyümeden vazgeçilmemesi gerekiyor"-
    
     Küresel krizin beraberinde getirdiği sorunlar olduğunu aktaran Şimşek, bunların işsizlik, artan borç sorunu ve doğru düzgün çalışmayan bir kredi sistemi olduğunu ifade etti.
     Uzun vadeli düşünülmesi gerektiğini belirten Şimşek, rüşvetle mücadele edilmesi, toplumun şeffaf olması gerektiğini kaydetti. Gelişmiş ülkelerin bu konuda ilerde olduğunu anlatan Şimşek, bunun gelişmekte olan ülkeler için çok önemli olduğunu söyledi.
     Bakan Şimşek, iş ortamının iyileştirilmeye devam edilmesi gerektiğini dile getirerek, bir taraftan toplumu daha adil hale getirirken bir taraftan da büyümeden vazgeçilmemesi gerektiğini ifade etti. Temel çözümün büyüme olduğunu aktaran Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:
     " İstihdam olmadan, kalıcı bir toplumsal adalet sağlayamayız. O nedenle rekabeti artırmamız lazım. Rekabet gücünü artırmamız lazım. Büyük çıkar gruplarına değil, toplumun tüm kesimine yönelik rekabetçi bir ekonomi, şeffaf bir sistem oluşturmamız lazım. Tabii ki sosyal yardım ağları çok önemli. Sıkıntıda olanlara, çok fakir olanlara da daha çok kaynak aktarmamız lazım. Tabii ki eğitim çok önemli. Böyle sıkıntılı dönemlerde, fırsat eşitliği en çok eğitimde bozuluyor. Onun için eğitime daha çok kaynak aktarmamız lazım."
     (Sürecek)
    
    
    

Bu haberi 119 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir