İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük: -"Ekonomideki üstünlüğünü girişimci gücünden alan…

  • Yazı boyutu
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük:
  -"Ekonomideki üstünlüğünü girişimci gücünden alan…

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük: -"Ekonomideki üstünlüğünü girişimci gücünden alan Türkiye'nin, dünyanın ilk on ekonomisi arasına girebilmek, işsizlik sorununu çözmek için yapması gereken üretim kapasitesini artırmak ve sanayisini daha da güçlü hale getirmek" -"Türkiye ise özellikle 2010 ve 2011'de elde ettiği yüksek büyüme oranları ile krizden çıkışta iyi bir sınav verdi. Ancak hızla yükselen cari açık oranları yüksek büyümenin sürdürülmesiyle ilgili sorunlara neden oldu"

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, ekonomideki üstünlüğünü girişimci gücünden alan Türkiye'nin, dünyanın ilk on ekonomisi arasına girebilmek, işsizlik sorununu çözmek için yapması gerekenin üretim kapasitesini artırmak ve sanayisini daha da güçlü hale getirmek olduğunu belirtti.
     İSO açıklamasına göre Küçük, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti'nin düzenlediği 37. İktisatçılar Haftası'nda bir konuşma yaptı.
     Krizin dünya ekonomisine yönelik algı ve kabullerin değişmesine yol açtığını vurgulayan Küçük, ekonomide güç merkezlerinin batıdan doğuya doğru yer değiştirdiği gerçeğini gündeme getirdiğini ifade etti.
     Kriz sonrasında dünyada, düşük faiz ve düşük büyüme ortamının hakim olduğunun altını çizen Küçük, şunları kaydetti:
     "Avrupa Birliği'nde sorunlar halen devam ediyor. Çin ekonomisi bile yavaşlarken, ABD ekonomisi yeni yeni toparlanıyor. Türkiye ise özellikle 2010 ve 2011'de elde ettiği yüksek büyüme oranları ile krizden çıkışta iyi bir sınav verdi. Ancak hızla yükselen cari açık oranları yüksek büyümenin sürdürülmesiyle ilgili sorunlara neden oldu. 2012'ye hem cari açığı kontrol altına almaya yönelik politikaların, hem de dünyada artan belirsizliklerin etkisiyle ekonomide yavaşlama beklentisi ile girdik. Gerçekten de 2012'de ekonomi yavaşladı. Dokuz ay sonundaki büyüme oranı yüzde 2,6 olarak gerçekleşti. 2013'de de ekonomi benzer dengeler üzerinde gideceğe benziyor.
     Ekonomik programda 2013 için büyüme hedefi, yüzde 4. 2014 ve 2015 için de orta vadeli programda hedef yüzde 5. 1923-2011 yılları arasında Türkiye ekonomisi yılda ortalama yüzde 4,7 oranında büyümüştür. 2012'de ve önümüzdeki üç yılda öyle görünüyor ki, bu ortalama civarında büyüyebileceğiz. Oysa her zaman dikkat çektiğimiz üzere ekonomik ve sosyal sorunlarını çözebilmek için Türkiye'nin, daha yüksek oranlarla büyümesi gerekir."
    
     -"Şirketlerimiz küresel rekabet ortamında önemli tecrübe ve birikim edinmiştir"-
    
     Tanıl Küçük, Türkiye'nin doğal kaynaklar açısından zengin olmamasına rağmen, geniş bir sektörel yelpazeye yayılan üretim kapasitesi ile bölgesindeki en güçlü ekonomilerden birisi olduğunu belirtti.
     Ekonomideki üstünlüğünü girişimci gücünden alan Türkiye'nin, dünyanın ilk on ekonomisi arasına girebilmek, işsizlik sorununu çözmek için yapması gerekenin üretim kapasitesini artırmak ve sanayisini daha da güçlü hale getirmek olduğunu aktaran Küçük, rakamların sanayinin kan kaybettiğine işaret ettiğini dile getirdi.
     Sanayinin milli gelir içindeki payının gerilediğini, 1998 yılında yüzde 23,9 olan payın 2011'de yüzde 16,2'ye gerilediğini kaydeden Küçük, bu düzeyde bir gerilemenin Türkiye'ye benzer ülkelerin hiç birinde görülmediğini ifade etti.
     Geçen aylarda dünyada 1980'lerden bu yana imalat sanayi katma değerindeki payların nasıl değiştiğine ilişkin uluslararası bir çalışma yayımlandığını vurgulayan Küçük, şu ifadeleri kullandı:
     "Bu çalışmaya göre Türkiye'de ilk defa 1982 yılında sanayi sektörü, tarım sektörünün önüne geçerek ekonominin ana sektörü haline gelmişti. 1980'de dünyada imalat sanayi katma değeri en yüksek 15 ekonomi arasında Türkiye'yi görmüyoruz. On yıl sonra 1990'a gelince ise dünyada, imalat sanayi katma değeri en yüksek 15 ülke arasında Türkiye 13. sırada. 2000 yılında ise Türkiye 13. sıradan daha önlere ilerlemek yerine listenin sonuna 15. sıraya geriliyor. 2010'da ise maalesef Türkiye son sıradaki yerini de kaybederek liste dışı kalıyor. Bizde durum böyle iken sanayileşme yoluna beraber çıktığımız Güney Kore'ye bakalım. 1980'de Türkiye gibi Güney Kore'de liste de yok. Sonra biz listeden düşerken 1990'da 11. sırada olan Güney Kore, 2000'de 8., 2010'da ise 7. sıraya yükseliyor. Aynı şekilde Çin ve Hindistan da on yıllar itibarıyla listede daha üst sıralara yükseliyorlar.
     Türkiye, sanayide maliyete ve ucuz iş gücüne dayalı rekabet şansını geride bırakmıştır. Bugün Çin ve Hindistan yarın başkaları daha ucuza imalat yapabilecektir. Sanayimiz için hedefimiz, bilgi ve teknoloji içeriği yoğun, katma değeri yüksek bir üretim ve ihracat yapısına geçiştir. Zaten adeta kronik hale gelen yüksek cari açık sorunumuz çözmek için de üretim ve ihracat yapımızda bu yönde bir yapısal değişim zorunludur. Son yıllarda Türkiye ekonomisinde, makro ekonomik istikrar anlamında önemli kazanımlar elde ettiğimiz tartışmasız bir gerçektir. Diğer taraftan şirketlerimiz küresel rekabet ortamında önemli tecrübe ve birikim edinmiştir. Sanayimizde küresel rekabetin gerekleri konusunda büyük bir farkındalık oluşmuştur. Küresel rekabet üstünlüğünün en önemli unsurları olan ar-ge ve inovasyon sanayimizin yerleşik kavramları arasına girmiştir. Bunlar ümit vericidir."
    
     -"Türkiye ekonomisinde dikkat çeken olumsuzluklardan birisi de iç tasarrufların yetersizliği"-
    
     Tanıl Küçük, yakın dönemde ar-ge destekleri konusunda Türkiye'de olumlu gelişmeler olmasına rağmen Avrupa Birliği'nin 2012'de yayımladığı Avrupa inovasyon değerlemesi raporunda Türkiye'nin hala son sıralarda yer aldığını kaydetti.
     Türkiye'nin ar-ge harcamalarının milli gelire oranını 2013 yılına kadar yüzde 2'ye yükseltmeyi hedeflediklerini aktaran Küçük, TÜİK verilerine göre 2011 itibarıyla bu oranın yüzde 0,9 seviyelerinde olduğunu hatırlattı.
     Güney Kore'de ar-ge harcamalarının milli gelir içindeki payının 2000 yılı itibarıyla yüzde 2,30'lara ulaştığını vurgulayan Küçük, 2010'da ise bu rakamın yüzde 3,74'ye yükseldiğini dile getirdi.
     Türkiye ekonomisinde dikkat çeken olumsuzluklardan birinin de iç tasarrufların yetersizliği olduğunun altını çizen Küçük, şu ifadeleri kulandı:
     "Bu sorun 2000'li yıllarla birlikte daha da derinleşmiş görünmekte. Son olarak 2011'de iç tasarruflarımızın milli gelire oranı yüzde 14'ler seviyesinde idi. Düşük tasarruf ortamında, sanayimizin en büyük sorunlarından biri de uzun vadeli finansman imkanlarının azlığıdır. Finansal kaynaklara ulaşmak sıkıntılı olduğu gibi, sanayi kuruluşlarımızın, kendi, kaynak yaratma kapasiteleri de oldukça sınırlıdır. Hal böyle iken sanayi kuruluşlarımız küresel rekabetin gerektirdiği yatırımları ve yeniden yapılanmayı nasıl gerçekleştirecekler- Önümüzdeki temel sorunlardan biri de bu. Uluslararası karşılaştırmalarda ülkemizdeki şirketlerin AB, ABD ve OECD ülkelerindeki şirketlere kıyasla çok daha yüksek borçluluk oranları ile çalıştığı görülmektedir. Kaynak yaratmadaki sıkıntının ana nedeni, girdi maliyetlerinin yüksekliğidir. Girdiler içinde finansman maliyetleri son dönemdeki nispi iyileşmeye rağmen hala önemli bir yer tutmaktadır. Ve bu sorun KOBİ'lerimizde daha ağır yaşanmaktadır. Sanayimizin neredeyse yüzde 99'unun KOBİ olduğu gerçeğini göz önüne aldığımızda sorunun önemi daha iyi anlaşılacaktır. Kriz yılı 2009'da İSO 500 kapsamındaki özel kuruluşlarda, karlılık artmıştı. Krize rağmen elde edilen bu şaşırtıcı sonucun arka planını anlamak üzere, kuruluşların kümülatif gelir tablolarını inceledik. Gördük ki kardaki artışın en büyük nedeni faiz oranlarındaki düşüşün de etkisiyle finansman giderlerindeki büyük azalmadır. Finansman maliyetleri düştüğü, finansman imkânları bollaştığı sürece sanayimizin, üretim, yatırım ve istihdam kapasitesi artacak, ülkemizin büyümesi hızlanacaktır."
    
    
    

Bu haberi 120 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir