İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük: "Küresel ekonomideki durumu göz önüne aldığımızda,…

  • Yazı boyutu
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük:
  "Küresel ekonomideki durumu göz önüne aldığımızda,…

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük: "Küresel ekonomideki durumu göz önüne aldığımızda, 2012'de ekonomimizde büyümenin devam etmesi elbette başarıdır" -"işsizlik başta olmak üzere ekonomik ve sosyal sorunlarını çözebilmesi, gelişmiş ülkelerle arasındaki farkı makul düzeylere çekebilmesi, ilk on ekonomi arasına girmek gibi hedeflerine ulaşabilmesi için Türkiye'nin her yıl, yüzde 7-8'ler gibi yüksek oranlarda büyümesi gerekiyor" -"Türkiye'nin yüksek oranlarda büyüyebilmesi için bizim her zaman öne sürdüğümüz reçete, üretim kapasitemizi, sanayimizi daha güçlü hale getirebilmek"

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, küresel ekonomideki durum göz önüne alındığında, 2012'de ekonomide büyümenin devam etmesinin başarı olduğunu belirterek, "Ancak, aynı yılda IMF'nin, dünya geneli için ortalama büyüme beklentisinin yüzde 3,3, gelişmekte olan ülkeler için beklentisinin de yüzde 5,3 olduğunu düşündüğümüzde, 2012'deki büyümenin, potansiyelimizin altında kaldığı da görülmekte" dedi.
     İSO Aralık ayı Meclis toplantısında konuşan Küçük, 2012 yılına ekonominin yavaşlayacağı öngörüleri ile girildiğine işaret ederek, "Öngörülemeyen ne kadar yavaşlayacağı idi... Üçüncü çeyrek büyüme verileri de açıklandı ve ne kadar yavaşladığımız hakkında artık daha net bir fikrimiz var" diye konuştu.
     Küçük, ilk çeyrekte yüzde 3,4, ikinci çeyrekte yüzde 3 büyündüğünü, üçüncü çeyrekte ise yüzde 1,6'lık büyüme ile beklentilerin altında kalındığı değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti:
     "2012'ye girerken, yüzde 4 olarak öngörülen büyüme oranı, daha sonra aşağı çekilerek, yüzde 3,2'ye revize edilmişti. Mevcut durum itibarıyla, bu oranı yakalayabilmemiz de zor görünmekte. Bunun için, yılın son çeyreğinde en az, yüzde 4,5-5'ler civarında büyümemiz gerekiyor. Peki, büyüyebilir miyiz- En önemli öncü gösterge sanayi üretimi... Maalesef, dördüncü çeyreğin ilk ayı ekim ayında sanayi üretimi, yüzde 5,7 oranında azaldı. İlk olarak, ağustos ayında, 32 ay aradan sonra sanayimizde üretim yüzde 1,8 oranında küçülmüştü. Ancak, hemen akabinde, eylül ayındaki yüzde 6,2'lik artışla, ağustos ayındaki azalmanın, mevsimsel etkilerden kaynaklanan geçici bir eğilim olduğunu düşünerek moral bulmuştuk. Ekim ayında ise ne yazık ki yine, yüksek oranlı bir azalışla ile karşılaştık."
     Tanıl Küçük, son çeyreğe dair iyi haberin, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin, kasım ayında ihracatın yüzde 20 oranında arttığını açıklaması olduğuna vurgu yaparak, diğer yandan, geçen yıl en düşük büyümenin yüzde 5 ile dördüncü çeyrekte olduğunu hatırlattı.
     "Dolayısıyla, nispeten olumlu bir baz etkisi söz konusu. İyimser bir yaklaşımla, ihracat ve üretimde, kasım-aralık verileri iyi geldiği takdirde, zayıf da olsa, yüzde 3,2'lik büyümeyi elde etme olasılığımızın hala bulunduğunu söyleyebiliriz." ifadelerini kullanan Küçük, dün açıklanan, aralık ayı kapasite kullanım oranının pek parlak gelmediğinin de altını çizdi.
     Küçük, aralık ayında, yüzde 73,6 ile kapasite kullanımında düşüşün devam ettiğini belirterek, iyimser yaklaşımın pek fazla şansı olmayacağını söyledi.
     Büyüme açısından parlak geçen 2010 ve 2011 yıllarında esas olarak, iç talep ağırlıklı büyündüğüne dikkati çeken Tanıl Küçük, 2012 yılında ise iç talebin durmasıyla, büyüme hızının önemli ölçüde yavaşladığını kaydetti.
     Hane halkı tüketim harcamalarının, yılın üç çeyreğinde de azaldığına değinen Küçük, şöyle devam etti:
     "Yıl ilerledikçe, iç talepteki düşüşün devam etmesi, 2013 için de olumsuz bir işaret olarak görülebilir. Yatırım harcamalarında da benzer bir durum söz konusu... Özel sektör yatırım harcamalarında, yılın ilk çeyreğinde yüzde 1,3 olan artış oranı, ikinci çeyrekte, yüzde 7,7, üçüncü çeyrekte de yüzde 11,1'lik azalışa dönüştü ve yatırım kapasitesinin bir ekonominin geleceği açısından önemini düşündüğümüzde, yatırım harcamalarındaki azalma da hiç kuşkusuz ki 2013 için olumsuz bir işaret. Verilerden, iç talep durgunken büyümeyi daha çok dış talebin sürüklediğini anlıyoruz. Dış ticaretimize biraz detayla bakınca, orada da dikkati çekici birkaç nokta ile karşılaşmaktayız."
     İSO Başkanı Küçük, ocak-ekim döneminde altın ihracatı dahil ihracat yüzde 13,4 artarken, altın hariç ihracattaki artışın, yüzde 3'de kaldığını ifade ederek, bundan, sanayi üretimini tetiklemekte, dış talebin katkısının da fazla olmadığı sonucunun çıkarılabileceğini söyledi.
     On ayda ihracatın miktar bazında yüzde 19 arttığını, dolar bazındaki artışın yüzde 13,7 olduğunu dile getiren Küçük, bunun da ihracatçı sanayicinin pazarlarını korumak adına karından önemli ölçüde fedakarlık yaptığının işareti olduğunu belirtti.
     Küresel ekonomideki durum göz önüne alındığında, 2012'de ekonomide büyümenin devam etmesinin başarı olduğunu söyleyen küçük şu ifadeleri kullandı:
     "Ancak, aynı yılda IMF'nin, dünya geneli için ortalama büyüme beklentisinin yüzde 3,3, gelişmekte olan ülkeler için beklentisinin de yüzde 5,3 olduğunu düşündüğümüzde, 2012'deki büyümenin, potansiyelimizin altında kaldığı da görülmekte. Sık sık altını çizdiğimiz üzere, işsizlik başta olmak üzere ekonomik ve sosyal sorunlarını çözebilmesi, gelişmiş ülkelerle arasındaki farkı makul düzeylere çekebilmesi, ilk on ekonomi arasına girmek gibi hedeflerine ulaşabilmesi için Türkiye'nin her yıl, yüzde 7-8'ler gibi yüksek oranlarda büyümesi gerekiyor. Kaldı ki sadece yüksek oranda büyümek değil, bu yüksek büyümeleri, yüksek cari açık gibi yan etkilere yol açmayan, sağlıklı bir zeminde gerçekleştirmeyi de başarmak zorundayız.
    
     -"İhtiyaç olan büyüme olasılığı 2015 sonuna kadar ufukta görünmüyor"-
    
     Yeni orta vadeli planda, yıllık büyüme oranlarının, 2013 için yüzde 4, 2014 ve 2015 için de yüzde 5 olarak öngörüldüğünü hatırlatan Küçük, bunun da ihtiyaç olan düzeylerde büyüme olasılığının 2015 sonuna kadar ufukta görünmediği anlamına geldiğini belirtti.
     Üçüncü çeyrek büyümesi açıklanmadan önce, 2013 için öngörülen yüzde 4'lük oranın yakalanabilir olduğunu düşünürken, şimdi bir miktar tereddüt duyduklarını aktaran Küçük şunları kaydetti:
     "Türkiye'nin yüksek oranlarda büyüyebilmesi için bizim her zaman öne sürdüğümüz reçete, üretim kapasitemizi, sanayimizi daha güçlü hale getirebilmek. Nüfusu 75 milyona yaklaşan, Türkiye ölçeğinde bir ülke, güçlü bir sanayi sektörü olmadan, hedeflerine ulaşamaz. Hal böyle iken, uzun süredir, her fırsatta dile getirip, dikkati çekmeye çalıştığımız üzere, ekonominin ana sektörü, büyümenin lokomotifi sanayimiz giderek kan kaybetmekte. Şöyle ki imalat sanayimizin, GSYİH içinde cari fiyatlarla, 1998 yılında yüzde 23,9 olan payı, 2011'de yüzde 16,2'ye gerilemiştir. Dikkatinizi çekeriz, yüzde 23,9'dan yüzde 16,2'ye... Son olarak, 2012 üçüncü çeyrek büyüme verilerindeki oran ise yüzde 14,4'tür ki, bu daha da düşündürücü... Geçtiğimiz günlerde gündeme gelen uluslararası bir çalışma, bizim uzun süredir dile getirmeye çalıştığımız ama muhtemelen, arzu ettiğimiz etkiyi uyandırmakta zorlandığımız bu gerçeği, son derece vurucu ve net bir şekilde ortaya koydu..."
    
     -"İmalat sanayindeki yatırım miktarı hala arzu edilenin gerisinde"-
    
     Tanıl Küçük, 2001 krizi sonrasında, ekonomideki iyileşme paralelinde yatırımlar artsa da imalat sanayindeki yatırım miktarının, hala arzu edilen düzeyin gerisinde olduğuna dikkati çekerek, "Daha önceki yıllardaki kayıpları telafi edebilmek, arayı kapatabilmek için, yatırımlarımızın daha yüksek hızda artması gereklidir. Bunun için, öncelikle, sanayimizin finansman imkanlarının iyileşmesi,sanayi kuruluşlarımızın kaynak yaratma kapasitesinin artması, çok önemli" dedi.
     Uzun süredir bu noktalarda çözüm üretilmesine katkıda bulunabilmenin arayışı ve gayreti içinde olduklarını aktaran Küçük, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) ile bu çerçevede yürütülen ortak çalışmaların, İMKB'nin kongreye stratejik ortak olmasıyla yeni bir aşamaya taşındığını söyledi.
     Küçük, büyümede mütevazı bir yıl olması beklenen 2013'ün, uzun süredir unutulmuş görünen, yapısal reformlar adına, kazanç hanesine yazılan bir yıl olacağını ümit ettiklerini belirterek, yatırımlar daha çok özendirildiği, Türk girişimcilerin imalat sanayinde daha çok yatırım yapar hale geldiği takdirde, uluslararası yatırımcıların ilgisinin de artacağını anlattı.
     Yatırım yapmak kadar, nereye yatırım yapıldığının da çok önemli olduğunu dile getiren İSO Başkanı Küçük konuşmasını şöyle tamamladı:
     "Odamızın her yıl yayımladığı İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmalarımızın sonuçlarına göre, son 30 yılda, İSO 500'de toplam imalat sanayi katma değeri içinde, ağırlığı en yüksek ve ağırlığını da yıllar içinde giderek artıran sektör, gıda sektörümüz. Ben de gıda sektörünün bir temsilcisiyim.. Bu elbette, gıda sektörümüz adına bir övünç vesilesidir. Ancak, sanayimiz adına, sanayimizde bilgi ve teknoloji içeriği yoğun, katma değeri yüksek ürünler yönündeki yapısal değişim adına düşündürücüdür. Bunları söylemekteki amacımız, olumsuzluk yaratmak, moral bozmak değil, acilen önlem alınmak üzere, sanayimizin gerçeklerini ortaya koymaktır. Türkiye, sanayiyi ve sanayi yatırımlarını acilen yeniden düşünmek ve uygun politikalar geliştirmek zorundadır."
    
    
    

Bu haberi 104 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir