İSO Meclis Toplantısı... -İMKB Başkanı İbrahim Turhan: -"Sermaye Piyasası Kanunu'ndaki…

  • Yazı boyutu
İSO Meclis Toplantısı...
  -İMKB Başkanı İbrahim Turhan:
  -"Sermaye Piyasası Kanunu'ndaki…

İSO Meclis Toplantısı... -İMKB Başkanı İbrahim Turhan: -"Sermaye Piyasası Kanunu'ndaki değişiklikler adeta devrim niteliğinde, bunun çok faydalı olacağı kanaatindeyim" -"Şundan emin olalım; orta ve uzun vadede en iyi getiriyi sağlayacak yatırım ortamı sermaye piyasasıdır. Ama bireysel yatırımcımız bunu sanki profesyonel yatırımcıymış gibi mesela borçlanarak yapmaya çalıştığı zaman, kısa dönemli ihtiyaç duyacakları paralarla yaptıklarında, iş bilinçli yatırım olmaktan çıkıyor"

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı İbrahim Turhan, Sermaye Piyasası Kanunu'ndaki değişiklikler konusunda, "Değişiklikler adeta devrim niteliğinde, bunun çok faydalı olacağı kanaatindeyim" dedi.
     Turhan, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) Odakule Meclis Salonu'nda gerçekleştirilen, "Sermaye Piyasalarındaki Gelişmelerin Sanayimizin Geleceğine Etkileri" konusunun ele alındığı ağustos ayı Meclis toplantısının ardından üyelerin sorularını cevapladı.
     Turhan, yeni Sermaye Piyasası Kanunu'na değindiği konuşmasında, şunları kaydetti:
     "Yeni Sermaye Piyasası Kanunu çok önemli. 1992 yılından beri kanunda ciddi bir değişiklik yapılmadı. Küreselleşen finans piyasalarının geldiği durumu da karşılamaktan maalesef uzaktı, bu ihtiyaçlara cevap veremiyordu. İstanbul Finans Merkezi vizyonumuz var, onun için mutlaka bu değişikliğe ihtiyacımız var. Oyunun kurallarının yeniden tespit edilmesi gerçekten çok önemli. Kanundaki değişiklikler adeta devrim niteliğinde, bunun çok faydalı olacağı kanaatindeyim."
     Sermaye piyasası faaliyetlerinin bankacılıktan ayrılmasının gerekliliğine dikkati çeken Turhan, "Kanaatim odur ki, sermaye piyasası faaliyetlerinin kati bir şekilde emanet parayla çalışan bankacılıktan ayrılmasında fayda var. Yeni getirilecek düzenlemeyle bankalar ticari bankacılık faaliyetleri içerisinde bu gibi işlemleri yapmayacaklar ama bunların finansal iştirakleriyle mesela sahip oldukları aracı kurumlar marifetiyle ya da kurabilecekleri veya iştirak edebilecekler yatırım bankaları vasıtasıyla bu işlemleri yapmalarının önünde hiçbir engel yok" şeklinde konuştu.
    
     -"Uzun vadede en iyi getiriyi sağlayacak yatırım ortamı sermaye piyasasıdır"-
    
     Bilinçli yatırımcı konusuna çok önem verdiklerini vurgulayan Turhan, "Buna finansal okur yazarlık da deniyor. Yatırımcı seferberliği adını veriyoruz. Sermaye Piyasası Kurulumuz öncülüğünde sermaye piyasasında faaliyet gösteren bütün kuruluşlarla ortak bir protokol imzaladık ve yatırımcı seferberliğinde herkes kendi kulvarında destek oluyor. Biz de internet üzerinden yayın yapan web sitemiz olan www.bilincliyatirimci.org sitesinde yatırımcılarımıza sermaye piyasalarında, özellikle borsamızdaki yatırımların ne şekilde yapılması gerektiğini örnek ve hikayelerle interaktif etkileşimli bir şekilde anlatmaya çalışıyoruz. Bu bence önemli bir katkı sağlayacak" diye konuştu.
     Uzun vadede en iyi getiriyi sağlayacak yatırım ortamının sermaye piyasası olduğunu vurgulayan Turhan, şunları söyledi:
     "Ben her vesileyle bireysel yatırımcılarımıza şu mesajı iletmeye çalışıyorum; herkesin kendi işini yapması lazım. Bir kere şundan emin olalım; orta ve uzun vadede en iyi getiriyi sağlayacak yatırım ortamı sermaye piyasasıdır. Ama bireysel yatırımcımız bunu sanki profesyonel yatırımcıymış gibi mesela borçlanarak yapmaya çalıştığı zaman, kısa dönemli ihtiyaç duyacakları paralarla yaptıklarında, iş bilinçli yatırım olmaktan çıkıyor. Ben bu vesileyle bir daha yatırımcılarımıza, bireysel yatırımcılara, kurumsal yatırım araçları ve aracıları ile borsaya yatırım yapsınlar çağrımı tekrarlamak istiyorum."
    
     -"Sanayinin en önemli sorunlarından biri uzun vadeli finansman mahrumiyeti"-
    
     Toplantıda konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nuri Tuna da, sanayinin en önemli sorunlarından birinin, uygun koşullarda ve uzun vadeli finansman imkanından mahrumiyet olduğunu belirterek, bunun temel nedenlerinden birinin, düşük iç tasarruf oranı olduğunu söyledi.
     Tuna, her zaman arzu edilenin altında olmakla birlikte, 2010 ve 2011 yıllarında, GSYİH'da tasarrufların payının, yüzde 13'ler gibi dikkat çekici bir seviyeye gerilediğini belirterek, şöyle konuştu:
     "Bu oranın, gelişen ekonomilerde yüzde 25'ler, sıra dışı bir örnek olsa da Çin'de neredeyse yüzde 50'ler civarında olduğunu hatırlatırsak bizdeki sorun daha iyi ortaya çıkmaktadır. Zaten düşük olan tasarruflara, hatırlanacağı üzere, 1990'lı yıllar boyunca, yüksek borçlanma ihtiyacındaki kamu el koymuş ve bu da özel sektör üzerinde baskı oluşturmuştur. 2001 sonrası süreçte, enflasyonun düşmesi, faiz oranlarının gerilemesiyle, nispeten daha rahat bir ortam oluşmuştur. Ancak, buna rağmen, ülkemiz hala, kredi maliyetlerinin yüksek olduğu ülkeler arasındadır. Finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar, özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmelerimizi olumsuz etkilemektedir. KOBİ'lerimiz, kredi maliyetleri yanında, ağır teminat koşullarını karşılamakta da güçlük çekmektedirler. Finansman maliyetlerini azaltma arayışındaki işletmeler, kurların düşük olduğu dönemde, risk üstlenme pahasına yurt dışı kaynaklara yönelmişlerdir. Sonuç olarak, ülkemizde bir çok işletme, faiz, vade ve kur riskine açık şekilde faaliyetlerini sürdürmek zorunda kalmaktadır"
     Tuna, özkaynakların yetersiz, borçluluk oranlarının yüksek olduğunu belirterek, "Buna en yakın örnek, temmuz ayı sonunda açıkladığımız İSO 500 büyük sanayi kuruluşu araştırmamızın 2011 yılı sonuçlarıdır. İSO 500'de 2009 yılında, 103,8 olan borç/özkaynak oranı, 2010'da 119,2'ye, 2011'de ise 140,7'ye yükselmiştir. Borç özkaynak makasının açılması, işletmelerin mali yapılarını, kur ve faiz hareketleri karşısında kırılgan hale getirmekte ve karlılığı olumsuz etkilemektedir" diye konuştu.
     Tuna, iç tasarrufların artması, yeni yatırımlar ve istihdam için yeterli kaynak yaratılması için işletmelerin mali yapısındaki olumsuzluğu, kırılganlığı olabildiğince hafifletmek zorunda olduklarını belirterek, "Bu anlamda önemli imkanlardan biri, hiç kuşkusuz ki, halka açılarak fon temin etmek gibi alternatif finans mekanizmalarından yararlanma yoluna gitmektir. Buradaki duruma bakacak olursak, ülkemizde bu imkandan da yeterince yararlanamadığımızı görmekteyiz" diye konuştu.
     Türkiye'de işletmelerin çok büyük çoğunluğunun sermaye piyasalarının imkanlarından yararlanmadığını ifade eden Tuna, şirketlerin halka arz edilmesinin önündeki önemli engellerden birinin, kurumsallaşma eksikliği olduğunu kaydetti.
     Tuna, maliyetlerin azaltılmasının halka arzları hızlandırabileceğini anlatarak, şunları söyledi:
     "Önümüzdeki dönemde, iç talebin canlanmama ihtimali önemli bir soru işaretidir. Öte yandan, dış ticaret verileri ihracatın miktar olarak artarken, birim değer olarak azaldığına işaret etmektedir. Görünen o ki, ihracatçı sanayicimiz pazarlarını korumak ve,üretimini sürdürmek adına karından fedakarlık yapmak zorunda kalmaktadır. Bu durumun, kaynak yaratmakta zaten çok zorlanan sanayimizi daha da zora sokacağı açıktır. Evet, kontrollü gitmeliyiz ama beklentimiz, ekonomide soğumanın kabul edilebilir düzeylerin ötesine geçmemesidir. Avrupa ve dünyadaki sorun ve belirsizlikleri göz önüne aldığımızda dikkatli gitmemiz gerektiği ortadadır."
    
    
    

Bu haberi 210 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir