İnteraktif Pazarlama Zirvesi -Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı (1): -"2011 yılı itibariyle…

  • Yazı boyutu
İnteraktif Pazarlama Zirvesi
  -Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı (1):
  -"2011 yılı itibariyle…

İnteraktif Pazarlama Zirvesi -Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı (1): -"2011 yılı itibariyle dünya e-ticaret hacmi 680 milyar dolara ulaşmıştır. 2016 yılına kadar G-20 ülkelerinde yaklaşık 800 milyon internet kullanıcısı olacağı ve bu ülkelerdeki internet ekonomisinin 4 trilyon 200 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir" -"Bugün herkes hemfikirdir ki; Facebook, Twitter ve elektronik yazışmalar olmadan Arap Baharı olamazdı" -"2012 yılının ilk 7 ayında e-ticaret hacmi yaklaşık 17,5 milyar liraya ulaştı. Bu da geçen yıla göre yüzde 40 civarında bir artış demektir" -"Türkiye 2011 yılında oransal olarak, Hindistan'dan sonra dünyada en hızlı büyüyen ikinci e-ticaret pazarı oldu"

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, geleceği öngören ticari aktörlerin artık hamlelerini internet ekonomisi üzerine şekillendirdiğini belirterek, "2011 yılı itibariyle dünya e-ticaret hacmi 680 milyar dolara ulaşmıştır. 2016 yılına kadar dünya nüfusunun yarısının, yani yaklaşık 3,5 milyar kişinin internet kullanıcısı olacağı öngörülmektedir. Yine aynı dönemde ülkemizin de içinde bulunduğu G-20 ülkelerinde yaklaşık 800 milyon internet kullanıcısı olacağı ve bu ülkelerdeki internet ekonomisinin 4 trilyon 200 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir" dedi.
     İnteraktif Pazarlama Zirvesi'nin açılışında konuşan Yazıcı, bu toplantıların, kamu kesiminde bu alandan sorumlu olan kendilerini hem motive ettiğini, hem de çalışmalarını kamuoyuyla paylaşmalarını, bir araya gelerek görüş alışverişi yapmalarını ve fark edilmeyen sorun alanlarını bir kez daha gözden geçirmelerini sağladığını kaydetti.
     Dünyada ve Türkiye'de interaktif pazarlama sektörünün çok hızlı büyüdüğünü aktaran Yazıcı, bugün dünyanın küreselleşmesinden bahsediliyorsa bunun medyaya yeni ve daha geniş etki alanları kazandıran teknolojik gelişmeler sayesinde olduğunu ifade etti.
     Ekonomisiyle, siyasetiyle, tüketim alışkanlıklarıyla global bir dünyanın değiştirici ve dönüştürücü gücünü medyanın oluşturduğunu vurgulayan Yazıcı, "Medyanın bu gücü dünyayı küreselleştirirken; yereli globale taşımakta, ama bu arada yerel olanı da değiştirip, dönüştürüp, yeniden üreterek biçim ve içeriği etkilemektedir" dedi.
     Tüm dünyada alışveriş merkezlerinde aynı markaların mağazalarının hızla yayıldığını dile getiren Yazıcı, belli yarışma formatlarının tüm dünyada satıldığını, insanların aynı dizi filmler ve filmleri tekrar tekrar izlediğini anımsattı.
     Uluslararası toplantılarda, etkinliklerde hükümet temsilcilerinin sözlerine bir yere kadar ilgi gösterildiğine dikkati çeken Yazıcı, sözlerine şöyle devam etti:
     "Oysa sosyal medyadaki 'basitçe/kolayca' söylenen ve sadece birkaç kelimeden oluşan cümleler zaman zaman çok daha inandırıcı ve doğrudan etki sahibi olabiliyor. Bugün herkes hemfikirdir ki; Facebook, Twitter ve elektronik yazışmalar olmadan Arap Baharı olamazdı. Tahrir Meydanı 2011 yılının Ocak ayından Nisan ayına kadar boş olurdu. Binlerce genç gösterici, Mayıs ve Haziran'da haftalarca İspanya şehirlerinin meydanlarında kalabalığı toplayamazlardı. İnternet ve dolayısıyla sosyal medya; haksızlığa uğrayanların davalarını duyurabilmeleri için bir miktar daha iyi bir şans sunmaktadır. Bununla birlikte; insan gruplarının 'kalabalıklar' biçiminde 'fikirden yoksun' iletiler ummanı haline getirdiği iletişim ağları karşısında çok da umutlu olmak, en azından bugün için mümkün görünmemektedir. Sosyal medyanın politik söylemi şudur: 'İsimsiz online kalabalıklar içinde milyonlarca insan birbirine bağlanmaktadır ve bir şeyin doğruluğu; kolayca pek çok insanın tekrar etmesiyle sağlanabilmektedir."
    
     -"İnternet bir çeşit unutkanlık teknolojisi"-
    
     Bugün elektronik ortamın, insanların ilişkilerinin ve faaliyetlerinin derecesini ve biçimini kontrol eden ve şekillendiren bir araç haline geldiğini belirten Yazıcı, yeni medyanın eski edebi kültürü bir kenara ittiğini dile getirdi.
     Günümüzde gençlerin, kısa formlarda yazıp okuduğunu anımsatan Yazıcı, "Araştırmalar 2009'da Amerika'da 12-17 yaş arası gençlerin yüzde 72'sinin mesaj gönderip aldığını gösteriyor. 2008 yılı Şubat ayından 2009 yılı Eylül ayına kadar Amerikalı gençlerin günlük mesajlaşması yüzde 38'den yüzde 54'e çıkmış" şeklinde konuştu.
     2009'da ortalama bir Amerikan gencinin ayda 2 bin 272 metin gönderdiği ve aldığı bilgisini veren Yazıcı, Amerika'da 2010'da 15-19 yaşları arası gençlerin günlük ortalama 6,8 dakika kitap okuduğunun altını çizdi.
     Tüm dünyada gençlerin, 140 karakteri aşmayan ve sıklıkla daha da az olan mesajlarla sosyal medyada okuyup yazmayı tercih ettiğini vurgulayan Yazıcı, internetin bir çeşit unutkanlık teknolojisi olduğunu dile getirdi.
     Çağımız insanının neredeyse gözünü dünyaya açmasıyla beraber televizyon izlemeye başladığını dile getiren Yazıcı, konuşmasına şöyle devam etti:
     "Türkiye'de televizyon izlenme oranı yüzde 94'e ulaşırken, gazete okuma oranı yüzde 22, kitap okuma oranı ise yüzde 5'te kalıyor. Ayrıca son on yılda sosyal iletişim ağlarındaki teknolojik gelişmeler de sosyal ağlarda geçirilen zamanı hızla artırmaktadır. TÜİK ağustos ayında bununla ilgili bir istatistik açıkladı; Türkiye'de bilgisayar kullanım oranı yüzde 49, internet kullanım oranı yüzde 48, internete erişim imkanı olan hane oranı yüzde 47, internet erişim imkanı olan hane oranı kentlerde yüzde 56, düzenli internet kullanım oranı ise yüzde 38. Türkiye, artık 10 yıl, 20 yıl öncesinin Türkiye'si değil. Hemen hemen her evde bir bilgisayar ve internet var. Köy okullarımızda bile artık bilgisayar sınıfları var. Eğitimde tablet teknolojisinden söz ediyoruz. Fatih Projesi ile Sayın Başbakanımızın dediği gibi 'Kara tahta kavramını tarihin tozlu raflarına kaldırıyoruz."
    
     -"ABD'de 2011'de elektronik ticaret hacminin yüzde 16 artarak 195 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor"-
    
     Sosyal medyanın kendi kurallarıyla, kendine özgü kültürüyle hayata hükmettiğini ifade eden Yazıcı, ticaretin bu alanın dışında kalmasının düşünülemeyeceğini söyledi.
     Ticaret kavramının günümüzde artan bir şekilde "elektronik ticaret" olarak ortaya çıktığını belirten Yazıcı, bu değişimi yakalamak ve ona öncülük etmek için bugünün ve yarının dünyasının iyi okunması, olup bitenlerin iyi analiz edilmesi gerektiğini ifade etti.
     Bu yeni yapının, ekonomilerin büyüme dinamiklerinde kalıcı değişiklikler oluşturduğuna dikkati çeken Yazıcı, daha önceleri klasik tabirle ifade edilen; "reel piyasalar, finansal piyasalar, türev piyasalar"ın yerini; "online pazarlara, elektronik platformlara, sanal alışveriş merkezleri"ne bıraktığını belirtti.
     Artık ülkelerin büyüme dinamiklerine interaktif ekonomilerin etki ettiğini vurgulayan Yazıcı, geleceği öngören ticari aktörlerin artık hamlelerini internet ekonomisi üzerine şekillendirdiğinin altını çizdi.
     Bugün e-ticaret yoluyla yapılan alışverişlerin hacminin hızla arttığını aktaran Yazıcı, şöyle konuştu:
     "2011 yılı itibariyle dünya e-ticaret hacmi 680 milyar dolara ulaşmıştır. 2016 yılına kadar dünya nüfusunun yarısının, yani yaklaşık 3,5 milyar kişinin internet kullanıcısı olacağı öngörülmektedir. Yine aynı dönemde ülkemizin de içinde bulunduğu G-20 ülkelerinde yaklaşık 800 milyon internet kullanıcısı olacağı ve bu ülkelerdeki internet ekonomisinin 4 trilyon 200 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu dönüşüm süreci ekonomimiz için iş dünyamıza önemli fırsatlar sunuyor. Bu fırsatları değerlendirebilmek için, kamu ve iş dünyası olarak birlikte hareket etmemiz önem arz ediyor. Dünyanın önde gelen ülkeleri elektronik ticaret alanında ciddi bir paya sahip. Örneğin, Amerika'da 2011'de elektronik ticaret hacminin, bir önceki seneye göre yüzde 16 artarak, 195 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. 2012 yılı Mayıs rakamlarıyla; Avrupa'da toplam 427 milyon internet kullanıcısı bulunmaktadır. Bu kullanıcıların yüzde 87'si online alışveriş işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirmektedir."
    
     -"E-ticaret işyeri sayısı 2008 yılına göre 3 kat artışla Eylül 2012'de yaklaşık 55 bine ulaştı"-
    
     Türkiye'de elektronik ticaret hacminin 2011 yılında yaklaşık 23 milyar liraya ulaştığını belirten Yazıcı, 2011 yılında kartlı sistemle 265 milyar liralık alışveriş yapıldığını ve bunun yüzde 8'inin elektronik ticaret yoluyla gerçekleştiğini söyledi.
     2012 yılının 7 ayında e-ticaret hacminin yaklaşık 17,5 milyar liraya ulaştığını anlatan Yazıcı, "Bu da geçen yıla göre yüzde 40 civarında bir artış demektir" dedi.
     Bu bağlamda, Türkiye'nin 2011 yılında oransal olarak, Hindistan'dan sonra dünyada en hızlı büyüyen ikinci e-ticaret pazarı olduğunu aktaran Yazıcı, Türkiye'de bugün 53 milyon kredi kartının kullanıldığını kaydetti.
     E-ticaret işyeri sayısının ise 2008 yılına göre 3 kat artışla Eylül 2012'de yaklaşık 55 bine ulaştığı bilgisini veren Yazıcı, Türkiye'de e-ticaret yapan doğrudan pazarlama, sigorta, hava yolları şirketlerinin cirolarının; bu alanlardaki toplam cirolarına oranının yüzde 60 olduğunu ifade etti.
     Türkiye'de işletmeden tüketiciye yapılan elektronik ticaret hacminin toplam perakende ticaret hacmine oranının; Avrupa Birliği'ne göre 8 kat, Amerika Birleşik Devletleri'ne göre 20 kat büyüme potansiyeline sahip olduğunu kaydeden Yazıcı, Türkiye'nin elektronik ticaret alanındaki bu potansiyelinin özellikle yabancı yatırımcılar tarafından dikkatle izlendiğini söyledi.
     Türkiye'ye elektronik alanında 2010 ve 2011 yılında yaklaşık 750 milyon dolar doğrudan yabancı sermaye girişi olduğu bilgisini veren Yazıcı, şunları ifade etti:
     "Bu da doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık olarak yüzde 3,7'sidir. Elektronik ticaret sektörü ülkemizde son 3 yılda ortalama yüzde 50 büyümüştür. Elektronik ticaret sektöründeki bu hızlı büyüme şüphesiz ki pazarlama yöntemlerinin değişmesiyle gerçekleşmektedir. Artık geleneksel pazarlama faaliyetleri yerini interaktif pazarlamaya bırakıyor. Firmalar, müşterileriyle dijital ortamda buluşuyor, ürün ve marka tanıtımları, satış işlemleri yine bu mecrada yapılıyor. Dolayısıyla interaktif pazarlama teknikleri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek önem kazanıyor. Şunu da ifade etmek istiyorum; katma değeri artırmak başlı başına bir sistematiğin ürünüdür. Ürünü çeşitlendirmek, ürün kalitesini uluslararası düzeyde rekabet edecek biçimde yükseltmek gereklidir. Pazarlama faaliyetleri işte burada hayati bir önem taşımaktadır. Yeni interaktif pazarlama metotlarını korkmadan, çekinmeden ama rekabeti zedelemeden, kimseye mağduriyet yaşatmadan kullanılmalıdır. Bu noktada ise kamunun piyasaları düzenleme yetkisi önem kazanmaktadır. Başta tüketiciler olmak üzere bu sektördeki tüm aktörlerin güvenini inşa edecek düzenlemeleri hayata geçirmek bu anlamda stratejik bir öncelik taşıyor."
    
     (Sürecek)
    
    
    

Bu haberi 100 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir