IMF'nin 4. Madde Görüşmeleri (3): -"Gelişmelere rağmen, finansal istikrarın korunması için…

  • Yazı boyutu
IMF'nin 4. Madde Görüşmeleri (3):
  -"Gelişmelere rağmen, finansal istikrarın korunması için…

IMF'nin 4. Madde Görüşmeleri (3): -"Gelişmelere rağmen, finansal istikrarın korunması için makro-ihtiyati araçların daha hedef odaklı ve aktif bir şekilde kullanılması gerekmektedir" -"Türkiye'nin düşük yurtiçi tasarrufları, ülkeyi önemli ölçüde sermaye akımlarına bağımlı hale getirmekte ve döngüsel hareketlerin şiddetini artırmaktadır"

Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisindeki gelişmelere rağmen, finansal istikrarın korunması için makro-ihtiyati araçların daha hedef odaklı ve aktif bir şekilde kullanılması gerektiğini bildirdi.
     IMF heyetinin Madde IV görüşmeleri kapsamında yaptığı ziyaretin ardından hazırlanan ve heyetin kendi değerlendirmelerini içeren değerlendirme notu yayımlandı.
     Finansal istikrarın güçlendirilmesine yönelik düzenleme ve denetimde gelişme kaydedildiği belirtilen değerledirmede, bankaların Basel III'ün 2015'e kadar uygulanması için iyi bir konumda bulunduğunun altı çizildi. Bu nedenle yetkililerin Basel III'e geçişi hızlandırma seçeneğini göz önünde tutmaları önerildi.
     Değerlendirmede, Finansal İstikrar Komitesi'nin, finansal istikrara ilişkin güçlükler ve endişeler ortaya çıktıkça ilgili kurumların çalışmalarının koordine edilmesinde etkili olacağı belirtildi.
     Bu gelişmelere rağmen, finansal istikrarın korunması için makro-ihtiyati araçların daha hedef odaklı ve aktif bir şekilde kullanılması gerektiğine ifade edilen değerlendirmede, yetkililerin temettü dağıtımına ilişkin ihtiyatlı kuralları, bankaların sermaye seviyelerinin desteklenmesinde oldukça yararlı olduğu, ancak, mevcut sermaye tamponlarının, aşırı kredi büyümesi görülebilecek dönemlerde de korunabilmesi için daha fazla çaba gerekebileceğine işaret edildi.
     Ayrıca, kilit risklerin yönetimi için iyi belirlenmiş bir çerçeve dahlinde makro-ihtiyati tedbirlerin genişletilmesinin değerlendirilmesi gerektiği kaydedilen değerledirmede, bu hedefler arasında bankaların faaliyetlerini kısa vadeli yabancı para cinsi borçlanma ile finanse etmelerini caydırmak, banka dışı şirketler kesiminin güvence altına alınmayan yabancı para borçlanmalarını sınırlandırmak ve hane halkının aşırı borçlanmasına sebebiyet verebilecek şekilde bankaların kredi koşullarını aşırı derecede gevşetmesine engel olmak yer aldığı bildirildi.
    
     -Dış finansmana bağımlılığın azaltılması-
    
     Türkiye'nin düşük yurtiçi tasarrufları, ülkeyi önemli ölçüde sermaye akımlarına bağımlı hale getirdiği ve döngüsel hareketlerin şiddetini artırdığı ifade edilen değerlendirmede, fiziksel ve beşeri sermayenin geliştirilmesine devam edilmesi açısından, yatırımın mevcut seviyesi muhafaza edilmesi ve hatta artırılması önerildi. Politika değişikliği olmaması halinde, mevcut tasarruf düzeyinin Türkiye ekonomisini gerekli yatırımların yapılabilmesi için dalgalı sermaye girişlerine maruz bırakacağı vurgulanan değerlendirmede, şu görüşlere yer verildi:
     "Yetkililer, doğru bir biçimde, tasarrufların artırılmasını orta vadeli kilit öncelik olarak belirlemiştir. Yakın zamanda, özel kesim tasarruflarını teşvik edebilmek üzere, başta bireysel emeklilik sisteminin kapsamını genişletmeyi ve düşük gelir gruplarına daha fazla saik getirmeyi hedefleyen Bireysel Emeklilik Reformu olmak üzere, bu alanda çeşitli reformlar yapılmıştır. Ancak, özel sektöre yönelik bu ve diğer önlemler, kamu sektörünün kayda değer ve sürekli çabalarıyla tamamlanmalıdır.
     Yetkililer, faiz dışı fazlada kayda değer bir artışı hedeflemelidir. Kamu tasarruflarında ortaya çıkacak bu artış, bire bir olmasa da, ulusal tasarrufları artıracaktır. Gelecek döneme yönelik orta vadeli mali plan, ihtiyatlı makroekonomik varsayımlara dayalı olarak, mali uyarlamanın ana hatlarını ortaya koymalı ve bu suretle bütçe yapısını güçlendirilmesi yönelik politikaları desteklemelidir."
     Makroekonomik politika setinin iyileştirilmesi ve büyümenin dengeli bir çerçeveye oturtulabilmesi için orta vadede daha güçlü bir kamu maliyesi pozisyonuna ihtiyaç olduğu belirtilen değerlendirmede, sıkı maliye politikası, para politikasının üzerindeki enflasyon hedefine ulaşma baskısını hafifletecek ve reel döviz kurunda değerlenmeye daha az meydan veren bir iktisadi ortama kavuşulmasını sağlayacağı ifade edildi. Bunun, Türkiye'nin rekabet gücüne ilişkin zorlukları bertaraf etmesine katkı sağlayacağı ve ekonominin ithalata bağımlı bir yapıdan, ihracat büyümesine dayalı bir dengelenme sürecine girmesine yönelik çabaları destekleyeceği belirtilen değerledirmede, ayrıca bu politikanın, daha düşük nominal faiz oranlarına imkan vererek, Türkiye'nin dalgalı ve istikrar bozucu kısa vadeli sermaye girişlerine olan maruziyetini azaltacağı savunuldu.
     IMF değerlendirmesinde, rekabet gücünün artırılması, geniş ve çok yönlü bir yaklaşımı gerektirdiği belirtilerek, Yeni Ticaret Kanunu'nun, kurumsal yönetişimi iyileştirecek ve doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmesi gerektiğinin altı çizildi.
     Yatırım teşvik paketinin, ileri teknolojiye sahip sektörlere yönelik yatırımları canlandıracak ve üretimdeki ithal girdi payını azaltacağı bildirilen değerlendirmede, işgücü piyasasının işleyişini iyileştirecek, kayıt dışılığı azaltacak, işgücüne katılım oranlarını artıracak, ürün ve hizmet piyasalarında bürokrasiyi azaltacak, enerji sektörünün etkinliği ile kapasitesini geliştirecek ve finansal derinleşmeyi temin edecek ilave önlemler düşünülmesi gerektiğine işaret edildi.
     (Bitti)
    
    
    

Bu haberi 159 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir