Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı, Çanakkale'de: -"Türkiye, bugün dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın 6'ncı…

  • Yazı boyutu
Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı, Çanakkale'de:
  -"Türkiye, bugün dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın 6'ncı…

Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı, Çanakkale'de: -"Türkiye, bugün dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisi haline gelmişse bunda elbette ki en önemli etken hükümetin sevk ve idaresi. Müteşebbisimizin de Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin duruşuna, bakışına güvenerek elini taşın altına koymak suretiyle, yüklendiği riskler sonucu Türkiye ekonomisini bu duruma getirdik" -"Şu Ahi Evran bir başka ulusun tarihinde yer alan bir kişi olsaydı ve ahilik uygulamaları bir başka milletin ticari değerleri arasında yer alsaydı, bu herhalde uluslararası düzeyde kutlanan destanımsı bir duruma dönüşürdü" -"Türkiye Somali'ye elini uzatıyorsa, Bangladeş'e uzanıyorsa, Pakistan'da felaket olup oraya gidiyorsa sosyal sorumluluğunun gereğidir"

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, "Türkiye, bugün dünyanın 16'ncısı, Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisi haline gelmişse bunda elbette ki en önemli etken hükümetin sevk ve idaresi. Müteşebbisimizin de Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin duruşuna, bakışına güvenerek elini taşın altına koymak suretiyle, yüklendiği riskler sonucu Türkiye ekonomisini bu duruma getirdik" dedi.
     Yazıcı, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası'nı (ÇTSO) ziyaretinde yaptığı konuşmada, gittiği her yerde hasbihal içinde bulunduğu kesimlerin başında ticaret ve sanayi odaları ile esnaf odalarının geldiğini söyledi.
     Meslek örgütlerinin, sadece meslek mensuplarının, belirli periyotlarla seçim yapmak suretiyle, bazı arkadaşlarını görevlendirdikleri yapılardan ibaret olmadığına, o yapıların işlevleri bulunduğuna işaret eden Yazıcı, "Bunlar, meslek mensuplarının icrai faaliyetlerini takip edecekler. Sorunlarının hükümete, ilgili kamu kuruluşlarına aktarılması noktasında köprü görevi görecekler" dedi.
     Yazıcı, 10 yıldır Türkiye'nin akıllara hangi alan gelirse gelsin muazzam bir mesafe kaydettiğini ifade ederek, "Bu nasıl sağlandı- Bununla ilgili çok şey söylemek mümkün. Ama şunun altını özellikle çizmek istiyorum. Devlet ve devletin yönetim erki içinde yer alan yapıların fonksiyonunu iyi belirlemek, hizmet üretmek bakımından son derece önemlidir. Biz, devlet dediğimiz mekanizmayı bireylerin oluşturduğu bir hizmet kurumu olarak addediyoruz. İşte onun için 'Biz hizmetkarız' diyoruz" dedi.
     Devletin ve yürütme erkinin görevinin bireyin, müteşebbisin, tüccarın, sanayicinin, esnafın önünde, yürüyüşünü engelleyecek engelleri kaldırmak olduğunu dile getiren Yazıcı, şöyle konuştu:
     "Yolu yoksa yol yapacak. Ulaşım için zaman kaybı söz konusu olduğunda ulaşımı hızlandıracak. İletişim araçlarını, çağdaş teknolojik imkanları, ülkemize kazandırmak suretiyle daha etkin zaman kaybına yol açmayacak düzeye getirecek. Tüm bunlara baktığımız zaman bizim yönetimdeki hizmet anlayışımızın bu bakışımızdan kaynaklandığını görecek ve takdir edeceksiniz. Biz gerçekten çok seri, etkin, bürokratik süreçleri azaltan bir yönetim anlayışı içindeyiz. Ama her şeyi çözdüğümüz iddiasında değiliz. Öyle megalomanlık içinde değiliz. Ama süreçlerde gerçekten müteşebbisin önünü açacak bir perspektifle yolumuza devam ediyoruz. Hangi alanda bir proje üretiyorsanız, bir yol haritası belirliyorsanız, bir düzenleme yapma ihtiyacı doğmuşsa, o alanın paydaşlarıyla o konuyu paylaşmak gerekir. Paylaşmadan yaptığınız icraat, ortaya koyduğunuz proje, mutlaka birileri tarafından bazen çok katı bir biçimde, bazen orta düzeyde eleştiriye muhatap olur. Bunun en güzel örneklerinden bir tanesi de Meclis tatile girmeden önce Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile gerçekleştirdiğimiz yeni Türk Ticaret Kanunu'ndaki değişikliklerdir."'
    
     -"Müteşebbis daha fazla çalışacak"-
    
     Hayati Yazıcı, Türkiye'nin bugün dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisi haline gelmesinde en önemli etkenin hükümetin sevk ve idaresi olduğunu, müteşebbisin de Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin duruşuna, bakışına güvenerek elini taşın altına koymak suretiyle yüklendiği riskler sonucu ülke ekonomisini bu duruma getirdiğini bildirdi.
     Yazıcı, sonuçları çok ağır küresel krize rağmen Türkiye'nin geçen yıl 8,5 oranında büyüme gerçekleştirdiğini hatırlatarak, "Bu seneki rakamları da yine dünyadaki benzerleriyle kıyasladığımızda arzu ettiğimiz seviyede olmasa bile önemli mesafe kaydettiğimiz gerçeğinden hareketle, bunu hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Alt yapı sorunlarını çözmek için kullandığımız kaynaklar millete ait kaynaklar. Müteşebbis daha çok çalışacak, daha fazla üretecek, daha fazla kazanacak, daha fazla vergi ödeyecek" dedi.
     Önemli sorunların başında kayıt dışılığın geldiğini dile getiren Yazıcı, şunları kaydetti:
     "Kayıt dışı ne kadar büyükse, kayıtta olanların yükü de o kadar ağırdır. Kayıt dışını ne kadar azaltırsak, hedefimiz o, kayıttakilerin yükünü de o oranda azaltırız. Bakın yeni Türk Ticaret Kanunu'nun önemli hedeflerinden birisi de kayıt dışılığı önlemektir. Küresel dünyada, çok çetin şekilde sürdürülen rekabet ortamında, Türk müteşebbisinin rekabet gücünü artırmak, dış pazar alanlarını büyütmek, şirket yapılarını güçlü hale getirmek, şirkete tahsis edilmiş sermayesini korunaklı kılmak ve elbette ki şeffaflığı sağlamak suretiyle kayıt dışı harcamaları ve giderleri kayıtlı hale getirerek, ekonomiyi ölçülebilir gözlenebilinir duruma getirmek bu kanunun en önemli hedeflerinden bir tanesidir."
    
     -"Sorunlarımız var, ama gidişimiz iyi-
    
     Bakan Yazıcı, esnaf ve sanatkarların ticari hayatın emektarları, önemli aktörleri arasında yer aldığını, bunlarla ilgili de önemli çalışmalar bulunduğunu söyledi.
     Türk tarihinde özellikle ekonomik hayatın aktörlerine ilişkin çok özgün uygulamalar bulunduğunu belirten Yazıcı, "Ahilik bunlardan en önemlisi. Şu Ahi Evran bir başka ulusun tarihinde yer alan bir kişi olsaydı ve ahilik uygulamaları bir başka milletin ticari değerleri arasında yer alsaydı, bu herhalde uluslararası düzeyde kutlanan destanımsı bir duruma dönüşürdü. Bunu başaramamışız. Ama hedefimizin bu olması lazım" dedi.
     İyi yolda olduklarını ifade eden Yazıcı, şunları kaydetti:
     "Sorunlarımız var, ama gidişimiz iyi. Kardeşliğimiz, birliğimiz, bütünlüğümüz önemli. İnşallah ülkeyi hep birlikte Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023'e götürürken 500 milyar dolarlık ihracat yapan, kişi başına geliri 25 bin dolar seviyesine ulaştırmamız gerekiyor. Tüccar ve esnaf olarak, ramazan ayındayız. Biz yardımlaşmayı, dayanışmayı çok seven bir milletiz. Bizim toplumsal yapımızın temelinde yardımlaşma ve dayanışma duyumuzun gelişmiş olması çok önemli bir faktördür. Ramazanda bu zirve yapıyor. Dolayısıyla her tüccar ve sanayicinin, her müteşebbisin içinde bulunduğu toplumda ticari faaliyetini devam ettiriyorsa, o alanda elbette ki karını makul ölçüde gözetmek hakkı. Ama bunun yanında ayrıca her birimizin bulunduğumuz yer itibarıyla, içinde yaşadığımız ülke itibarıyla hatta dünya içinde sosyal sorumluluğumuz var. Bunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Türkiye Somali'ye elini uzatıyorsa, Bangladeş'e uzanıyorsa, Pakistan'da felaket olup oraya gidiyorsa sosyal sorumluluğunun gereğidir."
     Konuşmaların ardından, ÇTSO Başkanı Bülend Engin, Çanakkale Ticaret Borsası Başkanı Kaya Üzen, Bakan Yazıcı'ya çeşitli hediyeler sundu.
    
    
    

Bu haberi 136 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir