Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı: (1) -"Ülkemizin 2023'te 500 milyar dolar ihracat gerçekleştirmesi…

  • Yazı boyutu
Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı: (1)
  -"Ülkemizin 2023'te 500 milyar dolar ihracat gerçekleştirmesi…

Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı: (1) -"Ülkemizin 2023'te 500 milyar dolar ihracat gerçekleştirmesi ve dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri olması için hep birlikte tüm projelerimizi süratle gerçekleştiriyoruz" -"İhracat hedefimizde Asya, Afrika ve Ortadoğu ülkelerine özel bir önem göstermemiz gerektiği açık"

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Türkiye'nin 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat gerçekleştirmesi ve dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri olması için hep birlikte tüm projeleri süratle gerçekleştirdiklerini bildirdi.
     Bakan Yazıcı, Rize Ticaret Borsası Toplantı Salonu'nda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından gerçekleştirilen "Haziran ayı Türkiye ihracat rakamları" toplantısında yaptığı konuşmada, ülke olarak 2023 hedeflerine doğru sağlam ve güçlü adımlarla ilerlerken, dünya ticaretindeki değişimleri, kavşak noktalarını ve akış yönünü doğru değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.
     Küreselleşme süreciyle ülkeler arasındaki ticarette kota, miktar kısıtlaması gibi engellerin azaldığını, ekonomik entegrasyonların güçlendiği ve ticaretin serbestleştiğinin görüldüğünü vurgulayan Yazıcı, şunları kaydetti:
     "Ulusal piyasalar birbirlerine entegre olarak tek bir dünya piyasası olma yolunda ilerliyor. Ulusal ekonomilerin birbirlerine olan bağımlılığı artmakta, malların ve üretim faktörlerinin dolaşımı her geçen gün daha çok serbestleşmekte. Bu gelişmelerin sonucu olarak dünya toplam Gayrisafi Yurtiçi Hasıla değeri 1960'da cari fiyatlarla 1,35 trilyon dolar iken, 2010 yılına kadar uzanan süreçte 63,3 trilyon dolara ulaştı. Dünya nüfusunda kişi başına Gayrisafi Yurtiçi Hasıla değeri 1960'da cari fiyatlarla 447 dolar iken, 21 kat artarak 2010'da 9 bin 175 dolara çıktı. 2010 yılında dünya mal ihracatı yüzde 22 artış gösterdi. Aynı yıl ticari hizmetler ihracatı da yüzde 9 oranında arttı. Bu artışın en önemli kaynağı, Asya'nın hizmetler ticaretinin hem ihracat hem de ithalat için yüksek büyüme göstermesi. Asya'nın dış ticaret büyüme oranlarına baktığımızda dünya ortalamasının iki katına ulaştığını görüyoruz. Bu dönemde, Asya'nın imalat ürün ihracatı yüzde 30 artış gösterdi. Ticari hizmetlerde 2010'da Avrupa ihracatı yüzde 3 büyürken, Asya kıtasının ihracatı yüzde 22 büyüdü."
     Ticaret akışının halen bölgeler arası olmaktan çok bölgesel ekonomiler içinde gerçekleştiğini vurgulayan Bakan Yazıcı,Avrupa'nın mal ihracatının yüzde 65'i yine Avrupa ülkelerine, Kuzey Amerika ihracatının neredeyse yarısı, yine Kuzey Amerika Serbest Ticaret Antlaşması'na taraf ülkelere yaptığını söyledi.
     Dünya ihracatına bölgesel olarak bakıldığında, 2007-2009 yılları arasında yüzde 35'lik paya sahip olan Asya'nın 2010 yılında yüzde 39 paya ulaştığına dikkati çeken Yazıcı, "Avrupa'nın payı ise yüzde 44'ten 39'a düşmüştür. Söz konusu dönemde Afrika'nın payı yüzde 3 ve Amerika'nın payı yüzde 17 seviyesinde sabit kalmıştır. Bu durum dünya ihracat pazarında dengelerin Avrupa'dan Asya'ya doğru kaydığını göstermektedir. İthalat rakamlarına bakarsak, Asya'nın payı ihracatta olduğu gibi artış eğilimindedir. 2007 yılında yüzde 30 civarında olan Asya'nın dünya ithalatındaki payı, 2010'da yüzde 35'e ulaşmıştır. Aynı dönemde Avrupa'nın ithalatı yüzde 43'ten 39'a düşmüştür. Amerika ve Afrika'nın ithalat payları ise sabit kalmıştır. Asya ülkelerinin 2010 dönemindeki ithalat değeri 5 trilyon, Amerika ülkelerinin 3 trilyon, Avrupa ülkelerinin yaklaşık 6 trilyon, Afrika ülkelerinin ise yarım trilyon civarında" dedi.
    
     -Türkiye'nin dış ticaret hacmi-
    
     Bakan Yazıcı, Türkiye'nin 2002'de ihracatının 36 milyar dolar olduğunu belirterek, "Bu yıldan itibaren, yaşanan küresel ekonomik krize rağmen ülkemizin ihracatı yaklaşık 4 kat artarak 2011 yılında 135 milyar dolara ulaştı. 2011'de Türkiye'nin ihracatında, AB ülkeleri yüzde 46'lık pay ile birinci, yakın ve Ortadoğu ülkeleri yüzde 21 ile ikinci, diğer Avrupa ülkeleri yüzde 10 ile üçüncü, Afrika ülkeleri yüzde 8 ile dördüncü, Asya ülkeleri yüzde 8 ile beşinci, Amerika ülkeleri yüzde 6 ile altıncı sırada. 2011 yılında sayılan tüm bölgelere yapılan ihracat mutlak olarak artsa da ihracattaki payı artan tek ülke grubu yakın ve Ortadoğu ülkeleri oldu" diye konuştu.
     İhracatın Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'daki payının 1995-2001 döneminde ortalama yüzde 10 olduğunu vurgulayan Yazıcı, şöyle devam etti:
     "2002-2011 döneminde yüzde 16-18 aralığına yükselmiştir. 2012 Ocak-Mayıs döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre Türkiye ihracatı yüzde 12 artarak 61 milyar dolar, ithalatı yüzde 2 azalarak 96,7 milyar dolar, dış ticaret açığı yüzde 17 azalarak 35,5 milyar dolar, ihracatın ithalatı karşılama oranı 8 puan artarak yüzde 63 olarak gerçekleşmiştir. IMF tahminlerine göre 2012 yılında en iyi büyüme performansı Asya ülkelerinden gelecek. Beklenen büyüme oranı yüzde 8'dir. Sahra altı Afrika ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri de önemli bir büyüme gerçekleştirecek. Avrupa Birliği büyümesinin ise 2012 yılında azalması ve ilerleyen yıllarda sınırlı artması bekleniyor. Bu durumda bizim ihracat hedefimizde Asya, Afrika ve Ortadoğu ülkelerine özel bir önem göstermemiz gerektiği açık. Bu noktada AB ülkeleri ile hemen hemen aynı ithalat potansiyeline sahip Asya ülkelerine ihracatımız, AB ülkelerine ihracatımızın yüzde 16'sını oluşturuyor. Yine AB ülkelerine yaklaşan bir ithalat potansiyeline sahip Amerika ülkelerine ihracatımızın AB ülkelerine ihracatımızın yüzde 11'i kadar olması, AB ülkeleri haricindeki pazar fırsatlarını yeterince değerlendiremediğimiz anlamına geliyor. Bu nedenle ihracatçılarımızın, piyasa çeşitlendirmesinden çok giriş yaptıkları piyasalarda derinleşmelerini, marka ve güvenin sembolü olmalarını bekliyoruz."
     Yazıcı, 2011'de serbest bölgeler de dahil olmak üzere ihracat yapılan 236 ülke olduğunu ifade ederek, "2011 yılında 1 milyar dolar ve üzerinde ihracat yapılan 30 ülke, 300 milyon dolar üzerinde ihracat yapılan 62 ülke var. Bu ihracatçımızın pek çok ülkeye erişme kabiliyetinde olduğunu ancak ihracatın önemli bir kısmının çok az sayıda ülke ile bağlı kılındığını gösteriyor" dedi.
    
     -İhracatı artırmak için uygulanan politikalar-
    
     Türkiye'nin ihracat kapasitesini arttırmaya hükümetin özel önem verdiğini belirten Bakan Yazıcı, şöyle konuştu:
     "Ülkemizin 2023'te 500 milyar dolar ihracat gerçekleştirmesi ve dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri olması için hep birlikte tüm projelerimizi süratle gerçekleştiriyoruz. Bu ay içinde yayınlanan '2023 Türkiye ihracat stratejisi ve eylem planı' ile ihracatımızda yapısal dönüşümü sağlamak için bir yol haritası çizildi."
     Bakan Yazıcı, 2012-2023 yılları arasında ihracatın yıllık ortalama yüzde 11,7 artması ve dünya ihracatında Türkiye'nin yaklaşık yüzde 0,8 olan payını 2013'de yüzde 0,9, 2018 yılında yüzde 1,18, 2023 yılında ise yüzde 1,46'ya yükseltme hedeflerinin ortaya konduğuna işaret ederek, diğer hedefleri şöyle sıraladı:
     "Dünyada en fazla ithalat gerçekleştirilen ilk 40 ülkede 2011'de yüzde 0,6 olan pazar payını, 2023 yılı itibariyle 2 kat artırmak. 2011 yılı itibariyle 25 milyar dolar üzerinde ihracat yapan sektör bulunmazken 2023 yılında 7 ayrı sektörün ihracat kapasitesini geliştirerek 25 milyar doların üzerinde ihracat yapmasını sağlamak. 2011 yılında yalnızca 1 olan 10-26 milyar dolar ihracat yapılan ülke sayısı göstergesini, 2023 yılında 7'ye çıkarmak. İhracatımızda ilk 20'lerde yer alan ülkelerde 2011 yılında yüzde 0,94 olan pazar payımızı 2023 yılında yüzde 1,5'a çıkarmak. Ulusal marka sıralamasında ülkemizin 2011 yılında otuzuncu sıradan 2023 yılında 15. sıraya yükseltmek. Türkiye'nin 2012 yılında 27 olan Dünya Bankası lojistik performans sıralamasının 2023'de 15. sıraya yükselmesini sağlamak. İhracat yapan yabancı yatırımcı sayısında artış sağlanarak dünya toplam doğrudan yabancı yatırımlarında ülkemizin aldığı payın binde 73'ten yüzde 2'ye çıkarmayı hedefliyoruz."
    
     -Gümrük işlemlerinin azaltılması-
    
     Gümrüklerde gerçekleştirdikleri yeni düzenlemelerle 2023 hedeflerine, değişime ve hıza uygun hale getirdiklerini ifade eden Yazıcı, "İthalat ve ihracat işlemlerini kolaylaştırıyoruz. Bu konuda yapılan araştırmalar da gümrük işlemlerinin ticaret hacmini çok önemli biçimde etkilediğini ortaya koyuyor. Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın (APEC) 2006'da yaptığı bir araştırmaya göre eşya ticareti işlem maliyetlerindeki yüzde 5'lik azalma, Gayri Safi Hasılada yüzde 1'lik artış sağlıyor. Dünya ticaretinde maliyetlerin yaklaşık yüzde 15'ini gümrük işlemleri oluşturuyor. OECD tarafından yapılan bir araştırmaya göre bu orandaki yüzde 1'lik bir azalma dünya ekonomisine yaklaşık 40 milyar dolarlık bir katkı sağlıyor" dedi.
     Gümrüklerin ülkenin teşebbüs gücünü, rekabetini artıran yerler olduğunu belirten Yazıcı, "Biz de bu noktadan hareketle dünyanın en iyi, en güvenli ve en hızlı gümrük idarelerini oluşturarak, müteşebbislerimizin rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz. Buna paralel olarak da işin ticaret kısmında da Türkiye'yi dünyanın en hızlı, kolay ve güvenilir ticaret merkezi haline getirmek üzere planlamalarımızı yapıyoruz" diye konuştu.
    
     -Türkiye'de gümrük uygulamaları-
    
     Bakan Yazıcı, Bakanlık olarak yasal ticareti mümkün olduğu ölçüde kolaylaştırmak istediklerini vurgulayarak, "Yasal ticaretin kolaylaştırılması, yasa dışı ticaretle daha etkin mücadele edilmesine, gümrük işlemlerinden kaynaklanan formalitelerin azaltılmasına, buna bağlı olarak da gümrük işlem maliyetlerinin minimum düzeye indirilmesine imkan sağlamakta. Dış ticaretin daha düşük bir maliyetle yapılabilmesi ise ülkemizin dış ticaret hacminin artmasına, ulusal rekabet gücünün daha üst seviyelere yükselmesine ve ekonomik büyümesinin desteklenmesine önemli katkılar sağlayacak" dedi.
     Gümrük ve ticaret politikalarının oluşturulması, uygulanması ile ilgili görüş bildirmek, bu konularda araştırma ve çalışmalar yapmak üzere danışma organı niteliğinde görev yapacak "Gümrük ve Ticaret Konseyi"ni hayata geçireceklerini, "Gümrük Antrepolarının Perakende Sektörüne Hizmet Veren Lojistik Dağıtım Merkezlerine Dönüşümü"nü sağladıklarını belirten Yazıcı,yerinde gümrükleme ile eşyanın gümrük sahasına gelmeden, işlemlerin doğrudan dış ticaret erbabının kendi depolarında veya antrepolarında yapılmasını sağlayan bir gümrükleme usulünü getirdiklerini söyledi.
    
     -Rize'nin ihracata katkısı-
    
     Bakan Yazıcı, Rize'nin 2011 yılında 390 milyon dolar seviyesinde gerçekleştirdiği ihracat ile ekonomiye katkıda bulunduğunu kaydederek, "Bu miktar bir önceki yıla göre yüzde 12 oranında artarak gerçekleşti. 2011'de Rize'den yapılan çay ihracatı ise 8 milyon dolar civarında gerçekleşerek toplam ihracatının yüzde 2'sini oluşturdu. Rize'nin 10 yıllık dış ticaret performansına bakıldığında ihracatının yaklaşık 4,3 kat arttığı, ithalatının ise yaklaşık 1,83 kat arttığı görülüyor. Ayrıca, 2002 yılı itibariyle ilin ihracatının toplam ihracat içindeki payı yüzde 0,25 iken 2011 yılı itibariyle yüzde 0,29'a yükseldi. Son 10 yıllık döneme baktığımızda Rize'nin ihracatı hep ithalatından yüksek olmuştur. 2011 yılı itibariyle ihracatın ithalatı karşılama oranı 2002 yılına göre yaklaşık 2,5 katına çıkmıştır" dedi.
     (Sürecek)
    
    
    

Bu haberi 125 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir