Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Arzu: -"Bulunduğumuz konum itibariyle biz bugün…

  • Yazı boyutu
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Arzu:
  -"Bulunduğumuz konum itibariyle biz bugün…

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Arzu: -"Bulunduğumuz konum itibariyle biz bugün yalnızca Türkiye'de üretim yapmayı düşünmüyoruz. Sudan'da da arazi kiraladık" -"Devletçi bir anlayıştan ziyade iş camiamızın önünü açarak, onlarla beraber bu yabancı pazarlara açılıp Orta Doğu ve Afrika'da bu işbirliklerini geliştirip dünyanın güvenilir gıdaya ulaşması konusunda üzerimize düşeni yapıyoruz" -Ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Damlacı: -"2002 yılında yaklaşık 235 milyon dolar seviyesinde olan ABD'ye yönelik tarım ürünleri ihracatı, 2012 yılında yaklaşık 540 milyon dolara yükselmiştir. Aynı dönemde ABD'den yapılan tarım ürünleri ithalatı ise 560 milyon dolardan 1 milyar 145 milyon dolara ulaşmıştır"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kutbettin Arzu, bulunduğu konum itibariyle bugün yalnızca Türkiye'de üretim yapmayı düşünmediklerini belirterek, Sudan'da da arazi kiraladıklarını bildirdi.
     TEPAV tarafından "Türkiye-ABD Tarım Ticareti'nin 200 yılı: Geçmişe ve Geleceğe Bakış" konulu toplantı düzenlendi. Etkinliğe ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis J. Ricciardone, bürokratlar, şirket temsilcileri ve ilgililer katıldı.
     TEPAV İcra Direktörü Güven Sak, açılış konuşmasında, TEPAV'ın kuruluş tarihine ilişkin bilgi verdi. Eskiden tarım konusunun gündemlerinde yer almadığını, ağırlıklı olarak sanayi ve hizmet sektörleriyle ilgilendiklerini anlatan Sak, "Biz tarıma aslında sanayiden geldik. Bu konudaki kapasite inşası kendiliğinden gerçekleşmedi. Hep birileri, bir şeyler vesile oluyor" diye konuştu.
     Türkiye'nin tarım politikasının farklı olduğunu ifade eden Sak, "Tüketicilerin ucuza beslenmesi hala Türkiye'nin temel tarım stratejisi değil. Türkiye'de bir şeyi koruyorsak, bu tüketici değil. Etin, sütün, her şeyin fiyatı yüksek" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin tarım politikaları alanında nasıl bir strateji izleyeceğini belirlemesi gerektiğini vurgulayan Sak, TEPAV olarak gıda politikası konusunda yetenekli gençlerle çalışarak tarım politikalarının etki analizlerini yapmak istediklerini belirtti.
     Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kutbettin Arzu da tarımın bütün dünyada stratejik öneme sahip bir sektör olduğunu, özellikle gıda güvenliğinin değerinin her geçen gün arttığını vurguladı.
     Dünyada 850 milyon insanın açlık sınırında, 1 milyar 350 milyon insanın da obezite sınırında olduğunu anlatan Arzu, bunun büyük bir tezat oluşturduğuna işaret etti. Arzu, AK Parti hükümetinin açlıkla mücadele için birçok Afrika ülkesine yardım elini uzattığını anımsattı.
     Türkiye'de tarımsal alanda önemli çalışmalara imza attıklarına işaret eden Arzu, şunları kaydetti:
     "Bulunduğumuz konum itibariyle biz bugün yalnızca Türkiye'de üretim yapmayı düşünmüyoruz. Sudan'da da arazi kiraladık. Artık başka partner ülkelerle, ABD olabilir, Avrupa ülkeleri olabilir, onlardaki bilgi, sermaye ve teknoloji birikimiyle, bizlerdeki bilgi, sermaye ve teknoloji birimiyle ikinci bir ülkede tarım yapıp, bunu işleyip üçüncü bir ülkeye satabilecek kapasitede olduğumuza inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu tür çalışmalar yapacağız. Bu tür çalışmaları iş camiasıyla birlikte yapacağız. Devletçi bir anlayıştan ziyade iş camiamızın önünü açarak, onlarla beraber bu yabancı pazarlara açılıp Orta Doğu ve Afrika'da bu işbirliklerini geliştirip dünyanın güvenilir gıdaya ulaşması konusunda üzerimize düşeni yapıyoruz."
    
     -"Zeytinyağı ihracatı gelişme trendi izliyor"-
    
     Ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Cemalettin Damlacı ise ABD'nin tarım sektörü bakımından dünyanın en büyük ihracatçısı ve ithalatçısı olduğunu belirtti.
     Türkiye ile ABD arasındaki tarım ürünleri ticaretinin arzu edilen seviyede olmadığına dikkati çeken Damlacı, "2002 yılında yaklaşık 235 milyon dolar seviyesinde olan ABD'ye yönelik tarım ürünleri ihracatı, 2012 yılında yaklaşık 540 milyon dolara yükselmiştir. Aynı dönemde ABD'den yapılan tarım ürünleri ithalatı ise 560 milyon dolardan 1 milyar 145 milyon dolara ulaşmıştır" dedi.
     Damlacı, Türkiye'nin ABD ile olan tarım ürünleri ticaretinin sanayi ürünlerinde olduğu gibi Türkiye aleyhine seyrettiğine işaret etti.
     Türkiye'nin ABD'ye ürün ihracatı kompozisyonunun da yıllar itibariyle aynı kaldığına vurgu yapan Damlacı, "ABD'ye ihracat kalemlerimiz tütün, kayısı, incir, diğer kuru meyveler ve fındık olmuştur. Son yıllarda zeytinyağı ihracatı da bir gelişme trendi izliyor" dedi.
     Damlacı, Türkiye'nin bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu da söyleyerek, ABD'nin 2012 yılı itibariyle toplam tarım ürünleri ithalatının 127 milyar dolar, sadece yaş meyve ve sebze ithalatının da 19,3 milyar dolar olduğunu anımsattı. Damlacı, ABD'nin Türkiye'nin yaş meyve ve sebze ihracatı açısından çok önemli bir pazar olduğunu vurguladı.
     Türkiye'nin bu durumun farkında olduğunu dile getiren Damlacı, Türkiye'nin ABD'ye Bursa siyah inciri ve taze nar ihraç etmek için 2007'de, şeftali, kiraz, kavun, biber ve domates için de 2011'de başvuru yaptığını ve hala bunun sonucunu beklediğini bildirdi.
    
    
    

Bu haberi 175 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir