G20 Finansal Sistemik Risk Konferansı -Başbakan Yardımcısı Ali Babacan: (2) -"(Vatandaşlar…

  • Yazı boyutu
G20 Finansal Sistemik Risk Konferansı
  -Başbakan Yardımcısı Ali Babacan: (2)
  -"(Vatandaşlar…

G20 Finansal Sistemik Risk Konferansı -Başbakan Yardımcısı Ali Babacan: (2) -"(Vatandaşlar mutlu, herkes mutlu olunca hükümetler mutlu. O zaman niye ben bir şey yapayım ki- Bırakalım şöyle bir gitsin. Birkaç sene güzel de manşet oluruz. Herkes başarı manşeti olur. Bundan sonra ne olacak- Uzun vadede zaten herkes ölecek) İşte bu, son derece yanlış bir yaklaşım" -"Uzun vadede dünya, sistem devam ediyor. Bugünü değil, biraz çocukları, torunların nesillerini düşünebilmek son derece önemli" -"Biz Türkiye olarak 2001 krizinden, kendi krizimizden önemli dersler çıkardık. Fakat bu derslerin de, ben açıkça ifade edeyim bir süresi var" -"Krizler olduğu zaman insanlar krizden bir şey öğreniyor, ama aradan vakit geçtikçe de bunlar unutuluyor. Belki 10 sene önceyi hatırlıyorsunuz, ama 20-30 yıl önceki krizler unutuluyor" -"Pek çok ülkede örnekleri var. Kısa vadedeki canlılık, hızlı kredi hacmi genişlemesi bir süre mutluluk oyununu beraberinde getiriyor, ondan sonra geliyor çok kötü vuruyor"

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "(Vatandaşlar mutlu, herkes mutlu olunca hükümetler mutlu. O zaman niye ben bir şey yapayım ki- Bırakalım şöyle bir gitsin. Birkaç sene güzel de manşet oluruz. Herkes başarı manşeti olur. Bundan sonra ne olacak- Uzun vadede zaten herkes ölecek.' İşte bu, son derece yanlış bir yaklaşım" dedi.
     Babacan, G20 Finansal Sistemik Risk Konferansı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'de özellikle 2004, 2005 ve 2006 yıllarında bankacılıkla ilgili çok önemli düzenlemeleri hayata geçirdiklerini, artık finansal mühendislik denen ayrı bir alanın söz konusu olduğunu, anlaşılması son derece karmaşık ürünlerin bulunduğunu söyledi.
     Bankacılık otoritesinin o dönemlerde "Eğer bir enstrümanı anlamıyorsam ona izin vermiyorum. Benim izin verdiğim işler sadece anlayabildiğim, denetleyebildiğim işlerdir" şeklinde bir yaklaşım sergilediğini, bunun da iyi sonuçları beraberinde getirdiğini vurgulayan Babacan, nerede hangi riskin biriktiğinin, hangi enstrümanın piyasa şartlarında nasıl davranacağının kestirilememesi halinde büyük problemlerle karşı karşıya kalınabildiğini ifade etti.
     Son krizin, dünyanın en büyük ve en itibarlı finans kuruluşu ya da bankası olsa da bunların hepsinin hataya açık olduğunu ortaya çıkardığının altını çizen Babacan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     "Biz Türkiye olarak 2001 krizinden, kendi krizimizden önemli dersler çıkardık. Fakat bu derslerin de ben açıkça ifade edeyim bir süresi var. Krizler olduğu zaman insanlar krizden bir şey öğreniyor ama, aradan vakit geçtikçe de bunlar unutuluyor. Belki 10 sene önceyi hatırlıyorsunuz, ama 20-30 yıl önceki krizler unutuluyor. İşte bu krizden de öğrendiklerimizle önemli adımlar attık ve kendi düzenlemelerimizde AB düzenlemelerinin, hatta Basel düzenlemelerinin bazı açılardan daha ilerisinde adımlar attık."
    
     -"Kuruluşlar itibar bazlı olmalı, itibarları sorgulanmamalı"-
    
     Daha önce hiçbir zaman kendi sistemini dış göze denetlettirmemiş ülkelerin dahi o çerçevenin içine girdiğini belirten Babacan, "Kimse artık 'ben çok büyüğüm, ben zaten bu işleri herkesten daha iyi bilirim, herhangi bir uluslararası kuruluş benden daha mı iyi biliyor ki, gelip benim sistemimi denetleyecekmiş-' diyemiyor" şeklinde konuştu.
     Küresel anlamda finans sistemi açısından önemli kuruluşların bir listesinin hazırlandığını ve yaklaşık 75 bankanın bu tanıma girdiğini, bunlara özel düzenlemelerin bundan sonraki dönemde yapılmasının büyük önem taşıyacağını ifade eden Babacan, bir kuruluşun tüm küresel finans sistemini etkileyecek problem yaşaması halinde, o kuruluşun biraz daha özel ve hedefli yaptırımlar ile düzenlemelere tabi tutulması gerektiğine dikkati çekti.
     Babacan, "Hiç kimse 'bana karışma, sana ne, bu benim işim' diyemez. Eğer söz konusu çok yüksek kaldıraçlı bir sektörse... Bu kuruluşlar, sermayenin 15, 20, 30 misli risk yönetiyorlar. Bir bakıma kendi koyduğu para 3 lira, yönettiği 30, 40 lira... Dolayısıyla bu kuruluşların mutlaka güven bazlı, itibar bazlı kuruluşlar olması lazım. Bunların itibarlarının asla sorgulanmaması lazım" dedi.
    
     -"Mutluluk oyunu sonra çok kötü vuruyor" -
    
     Türkiye olarak 2004, 2005 ve 2006 yıllarında bankacılık sisteminde önemli reformlar yaptıklarını hatırlatan Babacan, işlerin iyi olduğu dönemde tedbir almak ve ileride olabilecek risklere karşı hazırlıklı olmanın büyük önem taşıdığını vurguladı.
     Riskler gerçekleştikten, kriz vurduktan sonra hareket alanının çok daraldığına işaret eden Babacan, "Zaten sıkıntıda olan bankaları daha da sıkarak elde edeceğiniz fazla bir şey kalmıyor. Bundan dolayı bizim finans sistemimiz son krizde azami şekilde korunaklı bir yapıya kavuştu" dedi.
     Ali Babacan, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin daha korunaklı bir finans yapısına ulaşması için önemli kararlar aldıklarını anımsatarak, 2009'da aldıkları kararların 2010 ve 2011 yıllarında yüksek büyüme oranları getirdiğini, ancak kredi hacmindeki hızlı genişlemenin ülke için risk oluşturduğunu gördüklerini ve buradaki hızlı genişlemeyi makul seviyelerde tutmak için tedbirler aldıklarını, bugün kredi hacmindeki genişlemeyi makul miktarlarda tutabilmeyi başarabildiklerini söyledi.
     Bugünü düşünerek değil, geleceği de düşünerek hareket edebilmenin önemine değinen Babacan, "Aksi takdirde pek çok ülkede örnekleri var. Kısa vadedeki canlılık, kısa vadedeki hızlı kredi hacmi genişlemesi bir süre mutluluk oyunu beraberinde getiriyor, ondan sonra geliyor, çok kötü vuruyor" yorumunu yaptı.
    
     -"Bugünü değil, çocukları, torunların nesillerini düşünmeliyiz"-
    
     ABD'de mortgage piyasasındaki kriz ve bunların sonuçlarına dikkati çeken Babacan, şunları kaydetti:
     "Bankaların çok hızlı kredi verdiği, insanların sürekli ev, araba aldığı, çok rahat harcama yaptığı dönemlerde karar vericilerin adım atıp da 'ya durun kardeşim, nereye gidiyoruz, bu iş nereye varacak, problemler var mı yok mu' demesi çok zor oluyor. Pekçok ülkede sıkıntı tam bu noktadan kaynaklanıyor. Hiç kimse dokunmak istemiyor. Herkes mutlu. Bankalar iyi para kazanıyor, banka yöneticileri bonuslar alıyor. 'Vatandaşlar mutlu, herkes mutlu olunca hükümetler mutlu. O zaman niye ben bir şey yapayım ki- Bırakalım şöyle bir gitsin. Birkaç sene güzel de manşet oluruz. Herkes başarı manşeti olur. Bundan sonra ne olacak- Uzun vadede zaten herkes ölecek.' İşte bu son derece yanlış bir yaklaşım. Çünkü uzun vadede dünya devam ediyor, sistem devam ediyor. Özellikle burada bugünü değil, biraz çocukları, biraz torunların nesillerini düşünebilmek son derece önemli.
     Bazen aklıma geliyor, acaba pek çok gelişmiş ülkede artık çocuk sayısı azalıyor, çocuksuz aileler yaygın, evlilik kurumu yok. 'Acaba gelecek nesil çocuk, torun kavramı fert fert ortadan kalkıyor da onun için mi çok kısa vadeli bu konulara bakılıyor-' diye de aklıma geliyor. 'Ben bugünü, kendi dönemimi yaşıyım, sonrasına bakmayayım.' Bütün bunlara biz Türkiye olarak dikkat etmeye çalışıyoruz. Tabii ki eksiklerimiz, hatalarımız var. Bunları yaparak öğreniyoruz. Son kriz ve Türkiye'nin vermiş olduğu sınav, doğru zamanda alınan kararların nihayetinde güzel sonuçlar verdiğini gösterdi."
    
     -IMF'ye kaynak sağlanması-
    
     Babacan, G20 Liderler Zirvesi'nde Türkiye'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda gelişmekte olan ülkenin IMF'nin kaynaklarının güçlendirilmesine 5 milyar dolarlık katkı vereceğini ilan ettiğini hatırlattı.
     Merkez Bankası'nın 5 milyar dolara kadar bir rakamı IMF'nin ihtiyaç duyabileceği kaynak havuzuna koyabileceğini söyleyen Babacan, "Bir bakıma 2002'de IMF'ye en çok borcu olan Türkiye'nin, 10 yıl sonra IMF'ye kaynak sağlayan bir ülke konumuna geçmesi geçtiğimiz dönemde uygulanan doğru, tavizsiz politikaların da en güzel örneği" dedi.
     (Bitti)
    
    
    

Bu haberi 110 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir