Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Mercan: -"Türkiye'nin her ne kadar üretici ülke olmasa…

  • Yazı boyutu
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Mercan:
  -"Türkiye'nin her ne kadar üretici ülke olmasa…

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Mercan: -"Türkiye'nin her ne kadar üretici ülke olmasa da bölgesel olarak bir piyasa mekanizması kurabilmesini öngörmek gerekiyor"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Hasan Murat Mercan, Türkiye'nin her ne kadar üretici ülke olmasa da bölgesel olarak bir piyasa mekanizması kurabilmesini öngörmek gerektiğini söyledi.
     Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından hazırlanan "World Energy Outlook 2012" raporunun, TÜSİAD işbirliğiyle gerçekleştirilen Türkiye tanıtımı toplantısında konuşan Mercan, dünya enerji talebinde gelecek dönemde ciddi artış olacağını, bu artışın önemli bir kısmının da OECD üyesi olmayan ülkelerden kaynaklanacağını söyledi
     Artan enerji talebinin karşılanmasında yenilenebilir enerjinin rolü ne olacağı soruların gündeme geldiğini aktaran Mercan, gelecek 20 yıl boyunca hala fosil kaynakların yüzde 75 ile ana enerji girdisi olmaya devam edeceğini, yenilenebilir enerji alanındaki çalışmalar desteklense de bunların payının yüzde 25'lerin üzerine çıkmayacağı tahmininde bulundu.
     Avrupa'da nükleere karşı ciddi reaksiyon olmasının, doğalgaz talebini ve yenilenebilir enerji yatırımlarını artırabileceğini ifade eden Mercan, dünyada hala milyarlarca insanın enerji talebinin yok denecek kadar az olduğuna dikkati çekti.
     Gelecek dönemde enerji bakımından geri kalan ülkelere Türkiye'nin ilgisinin artacağını, bu konuda bazı çalışmaları olduğunu ifade eden Mercan, Türkiye'de enerji talebinin ise yaklaşık 2 kat artacağını öngördüklerini söyledi.
     Mercan, "Şu anda 53 bin megawatt olan elektrik enerjisi kurulu gücünün 100 bin megawatta hatta daha fazlaya çıkacağını öngörüyoruz. Bunun büyük kısmının da özel sektör marifetiyle gerçekleşecek. Bir takım teşviklerin ve regülasyonların olması, özel sektörün artan kapasite ihtiyacını karşılamada kolaylaştırıcı bir rol oynayacaktır" diye konuştu.
     Bakanlık ile sektörün oyuncuları arasındaki diyoloğun artarak devam edeceğini dile getiren Mercan, hedeflerinin enerji sektörünün önündeki engelleri kaldırarak liberal bir piyasa oluşturmak ve bu piyasanın doğal sonucu olarak da sektörün büyümesini sağlamak olduğunu kaydetti.
    
     -"Türkiye'nin agresif bir enerji politikası izliyor ve bunu sürdürecek"-
    
     Coğrafi olarak Türkiye'nin batısının enerji talebi yüksek bir bölge, doğusunun da bu talebi karşılayacak olan bölge olduğuna işaret eden Mercan, "Türkiye'nin yakın çevresi dünyadaki fosil yakıtların yaklaşık yüzde 72'sini sağlamaktadır. Bu da Türkiye'nin her ne kadar fosil kaynakları olmasa da jeostratejik olarak bu sektörede önemli bir aktör olması gerektiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle ben Türkiye'nin bir bölgesinin Rotterdam gibi akaryakıt sektörüne hizmet edecek ciddi bir bölge olacağı kanaatindeyim. Bütün bu dinamizm içinde Türkiye'nin önümüzdeki 20 yılda çok ciddi bir petrol ve doğalagaz piyasasının oluşacağını görmek mümkün" değerlendirmesinde bulundu.
     Türkiye'nin her ne kadar üretici ülke olmasa da bölgesel olarak bir piyasa mekanizması kurabilmesini öngörmek gerektiğini vurgulayan Mercan, Irak'ın petrol ve doğalgazının uluslararası piyasaya satılmasında ve pazarlanmasında Türkiye'nin önemli rolleri olacağını, bugün karşı karşıya kalınan siyasi sorunların 10-15 sene içinde çok da önemli olmadığını ve zaman içinde çözüleceğini öngörerek buna göre plan ve stratejiler ortaya koymak gerektiğini söyledi.
     Mercan, Türkiye'nin linyit ve taş kömürü rezervlerini ekonomiye kazandırılmasının bir zorunluluk olduğunu ve bu konuda Bakanlık olarak ciddi adımlar attıklarını anlatarak, "Türkiye mutlaka doğalgaz ve petrol bağımlılığını azaltıcı stratejiler geliştirmek zorundadır. Burada elindeki en büyük kaynağı kömürdür. Kömürle ilgili de agresif bir strateji izleyecektir. Elektrik enerjisi sektöründe yerli kaynaklarımızın oranını yüzde 30 doğalgaz, yüzde 30 kömür, yüzde 30 yenilenebilir ve yüzde 10 da nükleer diye düşünüyoruz. Bu konuda, çevresel etkilerini de dikkate alarak her türlü çalışmayı ve işbirliğini yapıp santralleri hayata geçirmek durumundayız" ifadelerini kullandı.
     Fransa'nın toplam elektrik enerjisinin yaklaşık yüzde 75'ini nükleer enerji ile sağladığına dikkati çeken Mercan, "Keşke Türkiye nükleer santralle ilgili çalışmalarını çok daha önce yapsaydı. Nükleer santral Türkiye'nin cari açığına kısmen etki edecektir. Eğer dünyanın önde gelen ekonomik güçleri arasına girecekseniz nükleer liginde de oynamak zorundasınız. Maalesef Türkiye bu konuda geç adım attı. İlk nükleer santrali anlaşmasını Akkuyu'da yaptı. İkincisini de bu yılın sonuna kadar tamamlamak istiyoruz ve üçüncü santrali de yapmak istiyoruz. 2023 yılına geldiğimiz zaman inşallah 15 bin megawatın üzerinde bir nükleer santral kurulu gücümüz olur" dedi.
     Türkiye'nin agresif bir enerji politikası izlediğini ve bunu sürdüreceğini dile getiren Mercan, şunları kaydetti:
     "Türkiye, bütün yerli kaynaklarını kullanacaktır. Burada yenilenebilir enerji kapasitesi rüzgarda 20 bin megawatta çıkacaktır. Ben Türk özel sektörüne çok güveniyorum. Eminim bunu geçecektir. Yeter ki biz birlikte çalışarak sektörün önündeki problemleri aşalım. Güneş enerjisi ilk aşamada 600 megawatt olacak. Bu, 2023'e kadar 3 bin megawatı geçecektir. Türkiye aynı zamanda güneş enerjisinde üretici ülke potansiyeline de sahiptir. Yani paneller ve çiplerin üretilmesi için oldukça cazip fırsatlar sunmaktadır. Yerli katkı oranı arttıkça teşvik miktarı da artmaktadır."
     Enerji sektöründe bir bölgeselleşme olduğuna dikkati çeken Mercan, sadece fosil kaynaklarda değil, elektrik üretimi ve dağıtımında da bir bölgesellik olabileceğini ve bu anlamda Türkiye'nin Balkanlar, Güney Avrupa ve Kafkasya'ya entegrasyonunun sözkonusu olabileceğini ifade etti.
     Verimliliğin artırılması, bağımlılığın azaltılması ve yeni teknolojilerin enerji üretiminde kullanılması anlamında Türkiye'nin çok dinamik olması gerektiğini belirten Mercan, bu süreçte Ar-Ge'nin sektörün olmazsa olmazı konumunda bulunmasının şart olduğunu sözlerine ekledi.
    
    
    

Bu haberi 142 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir