Elektrik ve Elektronik Sektörü Strateji Belgesi açıklandı -Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat…

  • Yazı boyutu
Elektrik ve Elektronik Sektörü Strateji Belgesi açıklandı
  -Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat…

Elektrik ve Elektronik Sektörü Strateji Belgesi açıklandı -Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün: (2) -"(Tüketiciler) Müşteri sadakati var diye senin demode ürününü kullanmak zorunda değil. Hem yenilik hem de müşteri sadakatini bir araya getiren firmalar, daha büyük avantaj elde etmiş olacaklar" -"Son teşvik sistemiyle, bu tür alanlarda yapılacak nitelikli yatırımlar için çok önemli teşvikler hazırladık" -"(OSB'de kurulan özel meslek liseleri)Okullarda yapılan harcamanın 1,5 katı kadar öğrenci başına destek veren Kanun çıkarmıştık. Şimdi onun uygulama yönetmelikleri de çıkarıldı, bütün sektörler bu ihtiyaçlarını karşılayacak eğitim mekanizmalarını da kurmaya odaklanabilsin diye"

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, tüketicilerin müşteri sadakati var diye demode ürünleri kullanmak zorunda olmadığını belirterek, "Hem yenilik hem de müşteri sadakatini bir araya getiren firmalar, daha büyük avantaj elde etmiş olacaklar" dedi.
     Ergün, "Türkiye Elektrik ve Elektronik Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı" tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, 2011 yılında Sanayi Strateji Belgesini uygulamaya başladıktan sonra sektörel stratejileri de birer birer uygulamaya alındığını belirterek, makine, otomotiv, kimya, demir-çelik ve seramik stratejilerinden sonra bugün de elektrik-elektronik stratejisini kamuoyuyla paylaşmaktan mutluluk duyduklarını kaydetti.
     Türkiye'de artık makroekonomik dengelerin sağlam bir şekilde yerine oturduğu bir dönem yaşandığını ifade eden Ergün, şunları söyledi:
     "Mikro düzeydeki çalışmaları da derinleştirmek gerekiyor. Türkiye bugün, ekonomik alanda gerçekleşebilecek her türlü gelişmeyi fırsata çevirebilecek enstrümanlara sahiptir. Bizim bundan sonraki süreçte yapmamız gereken temel iş, sektör ve hatta firma bazında, üretimde kaliteyi, katma değeri ve rekabet gücünü artırmaktır. Türkiye'nin hedefi, 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmaktır. Enflasyon, faiz oranları, bütçe açıkları alıp başını gitseydi ne olacaktı- Makro dengeleri kurduysak bunun bize faydası olması lazım. Strateji belgesi hazırlamak demek, kendinizi bağlamak demek. Uzun vadeli bakıp hedef koyabiliyoruz. Makro dengelerin kurulmasından sonra hedef belirlemek, bir yol haritası oluşturabilmek son derece önemlidir. Bu belgeler dinamik belgelerdir. Bu ekonomik hedefe, dinamik, rekabetçi ve yenilikçi bir reel sektör eliyle ulaşması mümkündür."
     Ergün, işte son iki yıldır uygulamaya başlanan strateji belgeleri, gelecekteki kritik süreci en iyi şekilde yönetmenin formüllerini içerdiğini anlatarak, "Günümüzdeki teknolojik yenilikler, büyük oranda elektronik ve yazılım sektöründeki gelişmelere dayanmaktadır. Bütün elektronik aletler bu yüzden değişti. Oturduğun yerden kamu hizmeti, banka hizmeti alabiliyorsun" diye konuştu.
    
     -"Elektronik sistem, sinir sistemi gibi"-
    
     Bakan Ergün, sektörlerin insan vücudu gibi düşünülebileceğini belirterek, "Elektronik sistem bir sinir sistemi gibi. O sinir sistemi parmaklarımı oynatıyor. Onun arkasında beyin, onun da arkasında yazılım yani akıl var. Yazılım sektörü aslında insanın aklıdır. Bütün bunların olabilmesi için de elektriğe ihtiyaç var. O da ruhtur" dedi.
     Elektrik elektronik sektörünün insanın aklının ve beyninin ele alındığı bir konu olduğunu ifade eden Ergün, şunları kaydetti:
     "Bu sektörlerde yakaladığınız seviye, diğer bütün sektörlerdeki başarınızı da tayin etmektedir. Bugün otomotivde, makinede, tıbbi cihazda, aklınıza gelebilecek her sektörde, bu sektörlerin çıktılarını kullanmaktadır. Sektör, sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinde de hayati rol oynuyor. Teknoloji yoğun bu sektörde üretilen ürünlerin önemli bir kısmının sadece birkaç yıllık ömrü oluyor. Mesela hemen hepimiz birkaç yıl içinde cep telefonumuzu yenileme ihtiyacı hissediyoruz. Bu dinamik yapı, müşteri sadakatini oluşturan firmalar için bir avantaj olduğu gibi firmaları, kendilerini sürekli yenilemek durumunda bırakıyor. Müşteri sadakati var diye senin demode ürününü kullanmak zorunda değil. Hem yenilik hem de müşteri sadakatini bir araya getiren firmalar, daha büyük avantaj elde etmiş olacaklar. Bu nedenle, dünyadaki firmalar cirolarının yüzde 2'sini Ar-Ge için ayırıyorlar."
    
     -"Kaçırdığımız trendleri yakalayabiliriz"-
    
     Türkiye'de 1960'lı yıllardan itibaren, birçok sektör gibi elektrik ve elektronik sektörünün de montaj sanayisinin gelişmesine paralel olarak yükselişe geçtiğini anımsatan Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Bugün elektrik ve elektronik sektörü zaman içinde ihracatını sürekli artırmış, 2011 yılındaki 135 milyar dolarlık ihracatımızın 12 milyar dolarını gerçekleştirmiştir. Ancak montaja dayalı üretim, sektörün güçlenmesini sağlamakla birlikte, potansiyelinin altında kalmasına neden olmuştur. Mesela 1990'lı yıllarda, cep telefonu veya plazma ekran üretimi gibi kritik alanlardaki yatırımlara ev sahipliği yapabilirdik. Bazı konularda geri kaldığımızı kabul etmemiz lazım. Cep telefonu alanında atak yapamadık. Nokia'nın CEO'suyla konuştuğumuzda 'ben sizin geçilebileceğinizi düşünmüyordum' dedim. O da 'Ne yazık ki biz de sizin gibi düşünüyorduk' dedi. Her an herkes herkesi geçebilir. Bu alan herkese bu fırsatı veriyor. Yeter ki trendleri kaçırmayın. Kaçırdığımız trendleri yakalayabiliriz. Siz de başkalarının ummadığı bir şekilde geçebilirsiniz."
    
     -"Nitelikli yatırımlar için önemli teşvikler hazırladık"-
    
     Bakan Ergün, Türkiye'nin Avrupa'nın en önemli beyaz eşya üreticilerinden biri olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
     "Dünyanın her yerine televizyon ihraç ediyoruz. Ancak bu televizyonlarda en fazla katma değer oluşturan parça olan ekranı ithal ediyoruz. Aynı şekilde, yazılım sektöründe de özellikle 1990'lı yıllarda patlayan o elverişli dönemi kaçırdık. Yağarken kabınız ters ise ne yağarsa yağsın, kabınızı düz çevirmeniz lazım. Bugün artık geçmişe takılmaya gerek yok. Önemli olan geçmişten ders almak, önümüze çıkacak yeni fırsatları iyi değerlendirmektir. Biz son teşvik sistemiyle, bu tür alanlarda yapılacak nitelikli yatırımlar için çok önemli teşvikler hazırladık. Yine Bakanlığımızın Ar-Ge desteklerine baktığımızda özellikle gençlerimizin bu sektörde önemli işler yaptıklarını görüyoruz. Mesela teknogirişim sermayesi desteğinden yararlanan arkadaşlarımızın ve teknoparklarda kurulan firmalarımızın yarıdan fazlası yazılım ve elektronik sektöründe çalışıyor."
     OSB'de kurulan özel meslek liselerinin ciddi bir şekilde desteklendiğini de belirten Nihat Ergün, şunları aktardı:
     "Çünkü mesleki eğitim konusu biraz ihmale uğramış bir konuydu, şimdi yeniden hızlandı. Sadece devletin meslek liselerinde değil, OSB'de sektörel olarak kurulan meslek liselerinde de devlet desteği gündeme geliyor. Yönetimi, öğretmenleri, müfredatı sizde. MEB, öğrenci başına 5 bin lira destek veriyor. Kendi okullarında yapmış olduğu harcamanın 1,5 katı kadar öğrenci başına destek veren Kanun çıkarmıştık. Şimdi onun uygulama yönetmelikleri de çıkarıldı, bütün sektörler bu ihtiyaçlarını karşılayacak eğitim mekanizmalarını da kurmaya odaklanabilsin diye."
     (Son)
    
    
    

Bu haberi 106 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir