EİT TSO 17. Yürütme Kurulu ve 12. Genel Kurul Toplantıları -Kalkınma Bakanı Yılmaz: -"Önümüzdeki…

  • Yazı boyutu
EİT TSO 17. Yürütme Kurulu ve 12. Genel Kurul Toplantıları
  -Kalkınma Bakanı Yılmaz:
  -"Önümüzdeki…

EİT TSO 17. Yürütme Kurulu ve 12. Genel Kurul Toplantıları -Kalkınma Bakanı Yılmaz: -"Önümüzdeki dönemde asıl hedeflememiz gereken, isteyen herkesin serbest bir şekilde dolaştığı vizelerden ari bir bölge oluşturmak olmalı" -"Özel sektörün daha rahat yatırım yapması, değişik ülkeler arasında işbirlikleri yapılabilmesi için mutlaka özel sektöre daha çok güvence vermemiz gerekiyor. Özel sektöre güven verdiğiniz, istikrar sağladığınız, hukuk ortamını iyi şekillendirdiğiniz zaman gelişme ve kalkınma oluyor" -"Türkiye, kardeş ve dost ülkeler arasında barışı güçlendirme, refahı, serbestliği, ticareti ve yatırımları arttırma vizyonu çerçevesinde hareket etmeye devam edecek"

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, "Önümüzdeki dönemde asıl hedeflememiz gereken, isteyen herkesin serbest bir şekilde dolaştığı vizelerden ari bir bölge oluşturmak olmalı" dedi.
     Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İkiz Kuleleri'nde düzenlenen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ticaret ve Sanayi Odası (EİT TSO-ECO CCI) 17. Yürütme Kurulu ve 12. Genel Kurul Toplantısı, İstiklal Marşı ve Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başladı.
     Toplantının açılışında konuşan Bakan Yılmaz, bugünkü dünyada ülkeler arası ilişkilerin sadece devletler arası ilişkilerle yürümediğini, toplumdan topluma, iş dünyasından iş dünyasına ilişkilerle yürüdüğünü belirterek, "Sadece bürokratlar ve siyasetçiler olarak bu ilişkileri yürütmeye çalıştığınızda resim eksik kalmış oluyor. Dolayısıyla sizin bugün burada gerçekleştirdiğiniz işbirlikleri ülkelerimiz arasındaki ilişkiler açısından önemli ve hayati ilişkiler" diye konuştu.
     Yılmaz, özel sektörün, daha sonuç odaklı, pragmatik baktığını vurgulayarak, "Bizim hepimizin buna ihtiyacı var. Her birimiz hem kendi ülkemiz içinde daha sonuç odaklı ve pragmatik bir takım politikalara öncülük ederken diğer taraftan da işbirliğini hızlı, etkin, sonuç odaklı yürütme konusunda önemli katkılar sunuyorsunuz" dedi.
     ECO CCI'ın toplantı ve etkinlikleri hakkında bilgi veren Yılmaz, bu toplantılarda iş dünyasının bir araya geldiğinde daha sonuç odaklı ve somut adımların atılmasına vesile olması gerektiğini dile getirdi.
     Bu çalışmaların, daha sistematik ve yoğun devam ettirilmesi için daimi sekretarya ile belli bir fona ihtiyaç olduğunu belirten Yılmaz, var olan 10 üye ülkeden bazılarının faaliyetlere yeterince katılım sağlamadığını, o ülkelerin de teşvik edilmesini istedi.
     Bakan Yılmaz, dünyanın kalbi denilebilecek bu bölgenin, stratejik bir konuma sahip olduğuna işaret ederek, "Fakat bu konumu yeterince katma değere, refaha, kalkınmaya, ilerlemeye dönüştürebildiğimizi hiç birimiz söyleyemeyiz. Kendi içimizdeki değerlendirmeleri çok daha derinlikli yapıp, geleceğe emin adımlarla yürümeliyiz. Burada vizyonumuz çok açık, daha fazla işbirliği, daha fazla hareketlilik ve daha fazla serbestlik" diye konuştu.
     Dünyanın gelişmiş bazı bölgelerinde olduğu gibi insanların, malların, sermayenin, bilginin, teknolojinin, fikirlerin daha rahat hareket etmesi gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:
     "Bunu yapacak olan özel sektör, özel sektörün katkısı, çabası. Bizim de kamu olarak buna genel çerçeveyi, ortamı sunmamız gerekiyor. Bu çerçevede, vize kolaylıklarını sonuçlandırmamız lazım. Önümüzdeki dönemde asıl hedeflememiz gereken, isteyen herkesin serbest bir şekilde dolaştığı bölge oluşturmak, vizelerden ari bir bölge oluşturmak olmalı. Hiç olmazsa önümüzdeki dönemde hızlı bir şekilde vize kolaylığı sağlanmalı. Özel sektörün daha rahat yatırım yapması, değişik ülkeler arasında işbirlikleri yapılabilmesi için mutlaka özel sektöre daha çok güvence vermemiz gerekiyor. Biz Türkiye'deki ekonomik başarımızda şunu net bir şekilde görüyoruz, özel sektöre güven verdiğiniz zaman, istikrar sağladığınız zaman, hukuk ortamını iyi şekillendirdiğiniz zaman gelişme ve kalkınma oluyor."
    
     -"Kalkınmanın ana dinamiği özel sektör"-
    
     Bugün kalkınmanın ana dinamiğinin özel sektör olduğunu, devlete düşen görevin onlara güvence ve uygun ortam oluşturmak olduğunu ifade eden Yılmaz, arbitrasyon mekanizmasının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
     Kamu ve özel sektör işbirliğinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Yılmaz, "Biz Türkiye olarak bunu çok geniş bir şekilde uyguluyoruz. Bir çok alanda bu modeli uyguluyoruz, bunun başarılı sonuçların görüyoruz. Bunu tüm bölgeye yaygınlaştırmak hem bölgenin kalkınması için hem de özel sektöre yeni iş imkanları oluşturmak bakımından çok önemli" dedi.
     Bakan Yılmaz, tercihli ticaret sisteminin önemini vurgulayarak, "Kendi içimizdeki ticaret yüzde 7'ler civarında. Bu son derece düşük bir rakam. Ama bir taraftan da kullanabileceğimiz büyük bir potansiyelimiz olduğunu gösteriyor. Bunun önünü açmamız lazım" ifadesini kullandı.
     Tercihli ticaret sisteminin 1 Ocak 2013'te yürürlüğe girmesini hedeflediklerine işaret eden Yılmaz, tüm oda başkanlarından, engelleri kaldırma yönünde ülkelerinde baskı yapıp, aktif bir şekilde bu süreci takip etmelerini istedi.
     Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ticaret Anlaşması'nın (ECOTA) hayata geçmesiyle serbest ticaret yönünde önemli mesafeler alınacağını, nihai hedefin engellerin kaldırıldığı, ticaretin serbest yapıldığı bölge olması gerektiğini ifade eden Yılmaz, 5 ülkenin ECOTA'ya taraf olduğunu, bu 5 ülke harekete geçtiğinde ve bunun faydaları görüldüğünde diğer ülkelerin de bu sistem içine geleceğini söyledi.
    
     -"Ekonomik kriz fırsata dönüştürülmeli"-
    
     Bakan Yılmaz, dünyada yaşanan ekonomik krizin fırsata dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, bu bölgelerin, gelişmiş ülkelerle farkı kapatması için bu dönemlerin fırsat olduğunu, cesur adımlarla fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
     ECO Bank'ın şu anda 465 milyon dolar ödenmiş sermayesi olduğunu ifade eden Yılmaz, her yıl 250 milyon dolar civarında ticaret finansmanı gerçekleştirdiğini söyledi.
     Yılmaz, bölge içi ticarette son dönemde kıpırdanma olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin 2009-2011 arasında ECO ülkelerinden ithalatının 6 milyar dolardan 17 milyar dolara yükseldiğini, ihracatın da aynı dönemde 6 milyar dolardan 9,3 milyar dolara yükseldiğini, bu yılın 8 ayında ise ihracatın 13 milyar dolara yaklaştığını söyledi.
     Türkiye'nin ECO ülkelerine ihracat artışının memnuniyet verici ancak toplam içinde bakıldığında mütevazi rakamlar olduğunu anlatan Yılmaz, bu rakamların artırılması gerektiğini bildirdi.
    
     -"Bölge, barış ve refah havzası haline dönüştürülmeli"-
    
     Türkiye'nin 2023 hedefleri arasında daha farklı bir ekonomik büyüklüğe ulaşmasının yer aldığını dile getiren Yılmaz, unları kaydetti:
     "Bunun ana unsuru olarak teknolojiye, bilgiye, insana daha fazla yatırım ve bütün bunları bölgemizle birlikte, çevre ülkelerle birlikte ve komşularımız başta olmak üzere gerçekleştirmek. Bu bölgesel dinamiği çok iyi görmemiz lazım. 2023'e ve 21. yüzyıldaki gelişmelere baktığımız zaman şunu çok net görüyorsunuz, ülkeler kendi içlerindeki çabalarla bir yere kadar kalkınabilirler ama çevrelerindeki olumlu gelişmeler çok çok önemli."
     Bakan Yılmaz, bölgenin barış ve refah havzası haline dönüştürülmesini isteyerek, "Türkiye olarak biz bu vizyon doğrultusunda, kardeş ve dost ülkeler arasında barışı güçlendirme, refahı, serbestliği, ticareti ve yatırımları arttırma vizyonu çerçevesinde hareket etmeye devam edeceğiz. Türkiye olarak ECO çalışmalarına en üst düzeyde destek olmaya ve katkı sunmaya devam edeceğiz" dedi.
    
    
    

Bu haberi 88 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir