Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Pascal Lamy: -"Hizmetler, küresel ticaretin ana katkı payını…

  • Yazı boyutu
Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Pascal Lamy:
  -"Hizmetler, küresel ticaretin ana katkı payını…

Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Pascal Lamy: -"Hizmetler, küresel ticaretin ana katkı payını sağlayan alan. Dünya ticaretinin mamullerden kaynaklanan kısmı ise yüzde 37. Müzakereciler ve politikacılar hizmet ticaretine çok daha fazla önem vermeli" -"Bir ülkenin ihracatını sağlayabilmek için, ithalatını da sağlayabilmesi ve düzgün tutabilmesi lazım"

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Genel Direktörü Pascal Lamy, dünya ticaretinin mamullerden kaynaklanan kısmının yüzde 37 olduğunu belirterek, "Müzakereciler ve politikacılar hizmet ticaretine çok daha fazla önem vermeli" dedi.
     Lamy, İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) işbirliği ile düzenlenen "Çağımızda Küresel Tedarik Zinciri: Yatırım ve Ticaret Politikalarına Etkileri" konulu konferansta, jeopolitik konumunun Türkiye'yi bir merkez haline getirdiğini söyledi.
     Küresel değer ve tedarik zincirlerinden bahsedenlerin çoğunun işin politika yapımını göz ardı ettiğini kaydeden Lamy, tartışmaların çoğunun yatırımın nasıl çekilebileceği yönünde olduğunu dile getirdi.
     Sadece ölçülebilen şeylerin gerçekten önem taşıdığını vurgulayan Lamy, ölçülemeyen bir şeyin önemli olamayacağının dile getirdi.
     Şirketlerin artık yerel taşeronlarla, sonra da uluslararası taşeronlarla çalışmaya başladığını anlatan Lamy,
     "Artık şirketler kendi çekirdek işleri dışında kalan işlerini başkalarından satın alıyorlar ve bu aslında teknolojik gelişme ile tetiklenmiş bir süreç. Bilişim teknolojileri sayesinde hem maliyetler, hem de süreler çok kısaldı" diye konuştu.
     Küresel tekstil değer zincirinde sadece kumaş ihraç edilecek yerler olduğuna değinen Lamy, şöyle devam etti:
     "Mesela Vietnam'ın, Çin'in ve Romanya'nın üzerinde odaklandığı alan budur. Orada orijinal ekipman üreticileri vardır. Bunlar esas olarak makine üretir. Ayrıca dizayn tasarımcıları da vardır. Mesela bir ülke giysinin kendisini üreteceğine, bunun dizaynını üretir ya da bunun bir kısmını üretebilir. Türkiye'nin tırmanmaya başladığı bir merdiven de, böyle bir merdivendir. Dolayısıyla orijinal marka üreticisi olana kadar ve tedarik zincirini kendisi denetlemeye başlayana kadar bu süreç devam eder. Bugün İtalya'nın geldiği nokta, işte bu son noktadır. Markanın yönetilmesi ve ona göre tedarik zincirinin yönetilmesi..."
    
     -"Hizmetlerin ticaretteki payı yüzde 45"-
    
     Lamy, gerek uçakların, gerek lokomotiflerin, gerek giysilerin ve gerekse cep telefonlarının dünyanın her yerinde üretildiğini belirterek, "Bunlar gerçek küresel değer zincirini oluşturuyor" dedi.
     DTÖ ve OECD'nin bir araya gelerek, bir kaç diğer ortak kuruluşla yeni ve geliştirilmiş istatistiksel ve analitik ticaret ölçüm sistemi geliştirme işine girdiğini kaydeden Lamy, her iki kurumun bir araya gelerek kamuya açık ticaret veri tabanını yayınladığını ifade etti.
     Yeni rakamların hizmetlerin uluslararası ticaretteki payının daha önce düşünülenden daha farklı olduğunu gösterdiğini belirten Lamy, ticaretin katma değer bazında ölçüldüğünde eskiye kıyasla 2 katına çıktığını dile getirdi.
     Son istatistiki verilere göre hizmetlerin ticaretteki payının yüzde 45 olduğunu aktaran Lamy, bu rakamların daha gerçek sayılar olduğunu vurguladı.
     Hizmet ticaretinin küresel ticaretin ana katkı payını sağlayan alan olduğuna dikkati çeken Lamy, dünya ticaretinin mamullerden kaynaklanan kısmının ise yüzde 37 olduğunu kaydetti. Lamy, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Birinci alınacak ders; müzakereciler ve politikacılar hizmet ticaretine çok daha fazla önem vermeli. Hizmet ticaretinin önünde varsa engeller, ortadan kaldırmak için çalışmalı. İkinci alınacak büyük ders ise ithalatınızı kısarak, aslında ihracatınızı da öldürüyor olabilirsiniz. İthalat ve ihracat aslında madalyonun 2 yüzü gibi. Mallarda ticaretin yüzde 60'ı bugün ara mamuller üzerinde yapılıyor ve ihracatlardaki ortalama ithalat oranı yüzde 40. Yani toplam ihracatınızın yüzde 40'ı ithalat kaynaklı ürünler. Bu eskiden yüzde 20 idi. Belki de 20 yıl sonra yüzde 60'ı ithal ettiğiniz ürünlerin ihracata dönüşmüş hali olacak. Bunlara bakarak küresel bağımlılığın ne ölçüye geldiğini anlayabiliriz. Bunu anladığımızda da, daha işbirlikçi, daha az merkantilist bir yaklaşımla hareket edebiliriz diye umuyorum."
     DTÖ Genel Direktörü Lamy, eski merkantilist görüşe göre ihracatın harika, ithalatın ise en kötü şey olduğunu söyledi. "Bu mantalite aslında bizim müzakerecilerimizin beyinlerinin o en eski, hala sürüngenlerden gelen kısmında kalmış durumda. Onu değiştirmemiz gerekiyor" diyen Lamy, rakamların bu anlayışın değişmesi gerektiğini söylediğini dile getirdi.
    
     -"Türkiye, Gümrük Birliği'nde zorluklar yaşıyor"-
    
     İKV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu ise AB ile yapılan Gümrük Birliği'nin getirdiği yükümlülüklerin Türkiye'nin ticaret konumunu büyük ölçüde etkilediğini söyledi.
     AB'nin belirlediği ticaret stratejisinin Türkiye için bağlayıcı nitelikler taşıdığını kaydeden Kabaalioğlu, AB'nin 3. bir ülke ile ticaret anlaşması imzaladığı takdirde Türkiye'nin de söz konusu 3. ülke ile ilgili ayrı bir anlaşma imzalaması gerektiğini belirtti.
     Bu süreçte Türkiye'nin büyük zorluklar yaşadığını dile getiren Kabaalioğlu, "AB, diğer ülkelerle anlaşma imzalarken, sanki Türkiye ile arasında bir anlaşma yokmuş gibi davranıyor. Türkiye'ye danışmadan, başka ülkelerle ticaret anlaşması yapıyor. Anlaşma yapılan ülkeye AB'nin verdiği, tanıdığı şartları Türkiye'ye tanımıyor. Ve diyorlar ki 'Dont worry, be happy' " ifadelerini kullandı.
     Türkiye'nin AB'nin 6'ıncı, dünyanın ise 16'ıncı büyük ekonomisi olduğunu anımsatan Kabaalioğlu, 2012 verilerine göre Türkiye ile AB ticaretinin 115 milyar avroya ulaştığını bildirdi.
     AB'nin eşit rekabet şartları istediğini vurgulayan Kabaalioğlu, şunları kaydetti:
     "Tamam, Türkiye ürünleri AB ile rekabet edebilmeli. Biz bunu kabul ettik ve şimdi etkili olarak çalışan bir Rekabet Kurumumuz var ama Türkiye AB ülkelerine açık olan fonlardan yararlanamıyorsa ve Türk iş adamları ihracat için AB'ye giderken vize almaya mecbur oluyorlarsa; mesela müzakereye bağlı bir işiniz varsa, nasıl davetiye alacaksınız-"
     TEPAV Ticaret Çalışmaları Merkezi Direktörü Bozkurt Aran ise dünya ticaretindeki küçülmenin değerler zincirini etkilediğine işaret ederek, Türkiye ekonomisinin büyümesinin iyi bir şekilde devam ettiğini, Türkiye'nin ihracatının 2012 yılında yüzde 12 artarak rekor düzeye ulaştığını hatırlattı.
    
    
    

Bu haberi 105 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir