DTÖ Genel Direktör Yardımcısı Sing: -"Çok içiçe geçmiş bir dünyadayız, herşey hepimizi etkiliyor.…

  • Yazı boyutu
DTÖ Genel Direktör Yardımcısı Sing:
  -"Çok içiçe geçmiş bir dünyadayız, herşey hepimizi etkiliyor.…

DTÖ Genel Direktör Yardımcısı Sing: -"Çok içiçe geçmiş bir dünyadayız, herşey hepimizi etkiliyor. Birlikte hareket etmemiz gerekiyor. İleriye adım atmalıyız. Çok taraflı ticaret sistemini güçlü tutmamız gerekiyor ki tek yol bu..." -"Geçenlerde bana 'DTÖ öldü mü-' diye soruldu. 'Hayır' dedim. Hatta oldukça da güçlü aktif bir DTÖ var. DTÖ gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında ticarete katkıda bulunuyor" -"Çok taraflı ticaret anlaşmalarında başarılı olmak durumundayız. Ancak şu ana kadar olamadık"

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Genel Direktör Yardımcısı Harsha Sing, çok iç içe geçmiş bir dünyada yaşandığını belirterek, "Her şey hepimizi etkiliyor. Birlikte hareket etmemiz gerekiyor. İleriye adım atmalıyız. Çok taraflı ticaret sistemini güçlü tutmamız gerekiyor ki tek yol bu..." dedi.
     Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Ticaret Çalışmaları Merkezi işbirliğiyle, TOBB Plaza'da "Çok taraflı ticaret sistemi ve yeni nesil serbest ticaret anlaşmaları" konulu konferansta konuşan Sing, DTÖ'nün 157 üyesi olduğunu, 27 ülkenin katılım sürecinde bulunduğunu, yakında 159 ülkeye ulaşacağını söyledi.
     Sing, DTÖ üyelerinin toplam ticaretin yüzde 98'ini kapsadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
     "Geçenlerde bana 'DTÖ öldü mü-' diye soruldu. 'Hayır' dedim. Hatta oldukça da güçlü aktif bir DTÖ var. DTÖ gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında ticarete katkıda bulunuyor. Adil ticareti sağlıyor. Hızlı ve güvenli uyuşmazlığı önleme sistemi var. Çok taraflı ticaret anlaşmaları oldukça kapsamlıdır. Çok sayıda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri dahil etmektedir. Her birine erişim olanağı sağlamaktadır. Az gelişmiş ülkelere bu imkanı daha da fazla sağlamaktadır.
     Karşılaştığımız bütün sorunlar çok taraflı çözümler gerektirmektedir, dünyanın belirli sorunlarına bölgesel çözümler bulamayız. Bu nedenle Doha müzakereleri en kapsayıcı müzakerelerdir. Doha'da başarılı olursak bunun etkisi çok daha geniş olacaktır. Çok taraflı ticaret anlaşmalarında başarılı olmak durumundayız. Ancak şu ana kadar olamadık. Bu nedenle artık daha fazla bölgesel ticaret anlaşmalarına ihtiyaç var. Bunlar çok taraflı anlaşmaları kolaylaştırıcı adımlardır. Daha fazla bölgesel anlaşmalara yöneliniyor ki bunun nedeni de çok taraflı anlaşmaların pek parlak görünmemesidir. Buna rağmen pek çok üye ülke olumlu çabalarını sürdürüyor."
    
     -"Gelişmekte olan ülkelerin giderek önemi artıyor"-
    
     Sing, Doha müzakerelerindeki en büyük sorunun yeni ekonomik etkinlik merkezlerinin doğması olduğuna vurgu yaparak, "Bütün bunlar uluslararası ilişkilerin içeriğini değiştiriyor. Gelişmekte olan ülkelerin giderek önemi artıyor. Yükselmekte olan ekonomiler daha fazla söz hakkı istiyor uluslararası karar alma süreçlerinde... Gelişmiş ülkeler ise gelişmekte olan ülkelerin daha fazla sorumluluk almasını istiyor. Gelişmekte olan ülkeler ise kalkınma yükümlülükleri olduğunu söylüyorlar ve çok fazla sorumluluk istemiyorlar. İşte bu nedenle ticaret müzakerelerinde zorluk yaşıyoruz" diye konuştu.
     Sing, sorunun az sayıdaki ülkelerin fikir ayrılından kaynaklandığını belirterek, şunları kaydetti:
     "Kilit konular halledildiği takdirde diğer konular yoluna girecektir. Uluslar, çoklu anlaşmalarda zorlukları gördükleri zaman bölgesel işbirliğine gidiyorlar benzer düşünen ülkelerle... Burada önemli bir hususu gözden kaçırıyorlar. Çünkü tek devreli bir oyunda oynamıyoruz. Terk devreli bir dünyada yaşamıyoruz, ikinci devre de var. Çok iç içe geçmiş bir dünyadayız, her şey hepimizi etkiliyor. Birlikte hareket etmemiz gerekiyor. İleriye adım atmalıyız. Çok taraflı ticaret sistemini güçlü tutmamız gerekiyor ki tek yol bu... Bölgesel ticaret anlaşmaları yeni bir husus değil. Zaman içinde bölgesel birlikler giderek arttı fakat aralarında uyumlu davranış kuralları oluşmadı. Köken sorunları ortaya çıktı. Bugünün bölgesel ticaret anlaşmaları ile dününkiler arasında ciddi farklar var. Günümüzde çok büyük ticaret anlaşmaları var. Mesela Türkiye'yi ele alalım, 19 bölgesel ticaret anlaşması var DTÖ'ye bildirdiği. 20 yeni anlaşmayı da müzakere ediyor. Ancak, bunların uyumlaştırılması zor oluyor, bazı farklılık ve çatışma alanları ortaya çıkıyor. Yeni bölgesel ticaret anlaşmalarının özel bir dikkate ihtiyacı olduğunu gözden kaçırmamak lazım"
    
     -"Çok taraflı ticaret sistemi bugün bir kriz içinde değil"-
    
     Sing, bölgesel ticaret anlaşmalarının giderek artmasının liberalleşmenin önünde bir engel olmadığını düşündüğünü belirterek, "Çok taraflı ticaret sistemi bugün bir kriz içinde değil. Fakat çabalarımızı daha uyumlu daha stabilize edici yönde ortaya koymalıyız. Çünkü dünya ticaret sistemi gelişmektedir ve çok uzun erişimli ticaret bağları kurulmaktadır. Türkiye de bunun içindedir. Bölgesel işbirliği yapma konusunda ne kadar ilgi olursa global ticaret sistemini düzenleme isteği de o kadar güçlü olacaktır" diye konuştu.
     Çok taraflı ve bölgesel sistemlerin gelişmesi için bir süreç hazırlanması gerektiğine vurgu yapan Sing, şunları kaydetti:
     "Eğer bu yapılmazsa, o zaman bir kriz çıkar. O zaman bu kriz sadece çok taraflı ticaretin bir problemi olmaz, sürdürebilir yönetişimin krizi olur. Daha güçlü ve sağlam bir çok taraflı ticaret sistemi kurularak sorun çözülür. Bölgesel ticaret sistemleri buna çare olmaz. Bölgesel ticaret sistemleri pek çok gelişmiş ülkelerin ihtiyaçlarına cevap vermiyor. Sadece çok taraflı bir anlaşma bunu yapabilir."
    
    
    

Bu haberi 129 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir