Deutsche Securities Genel Müdürü Krespin: -"Önümüzdeki yıllarda hem bağımsız fon yönetici…

  • Yazı boyutu
Deutsche Securities Genel Müdürü Krespin:
     -"Önümüzdeki yıllarda hem bağımsız fon yönetici…

Deutsche Securities Genel Müdürü Krespin: -"Önümüzdeki yıllarda hem bağımsız fon yönetici sayısı, hem de hisse senedi piyasasına ilgi artacak" -"Varantların işlem hacmi 700-800 milyon lira, bunun günlük prim karşılığı ise 50-100 milyon lira civarında" -"Aslında yabancı yatırımcı piyasayı stabilize eden yatırımcıdır" -"Piyasadaki olası fiyat artış ve düşüşünden en çok zarar gören ya da faydalanan aslında yerli hakim ortaklar"

Sümeyye Dalkılınç - Deutsche Securities Genel Müdürü Albert Krespin, önümüzdeki yıllarda hem bağımsız fon yönetici sayısının, hem de hisse senedi piyasasına ilginin artacağını söyledi.
     AA muhabirin sorularını yanıtlayan Krespin, ilk varant ihracını 2010 yılında yaptıklarını anımsatarak, ilk etapta 4 ürün, sonra 23 ürün, yıl sonunda ise yaklaşık 50 ürün ihraç ettiklerini ifade etti.
     2 yılda 550 civarında varant ihracı yaptıklarını aktaran Krespin, bunların kısa vadeli, 3-6 ay vadeli enstrümanlar olduğunu söyledi.
     İMKB 30 içindeki 15 hisseye varant ihracında bulunduklarını anlatan Krespin, bunun üzerine yaklaşık 6 ay önce DAX ve S&P varantlarını da eklediklerini anımsattı.
     DAX ve S&P ile bireysel yatırımcılara yurt dışındaki piyasalara Türkiye'deki bir borsada yatırım yapma imkanı doğduğunu dile getiren Krespin, şu anda DAX ve S&P'deki yükseliş ve düşüş beklentisine göre Türkiye'de yatırım yapmanın mümkün olduğunu ifade etti.
     Varantların işlem hacminin 700-800 milyon lira, bunun günlük prim karşılığının ise 50-100 milyon lira civarında olduğunu vurgulayan Krespin, bunun VOB'un yarısına ulaştığını ifade etti.
     Türkiye'deki varant piyasasını başka ülkelerle kıyaslayan Krespin, "Mesela Hong Kong, Güney Afrika, yani ilk olarak girdiğimiz pazarlara göre gelişim bazı açılardan daha hızlı, bazı açılardan daha yavaş. Ürün çeşitliliği, yani varant dışındaki sertifika, senet gibi ürünler daha hızlı gelebilirdi. Orada sadece Türkiye'nin şartları rol oynamıyor" dedi.
     Türkiye'deki varant piyasasına yeni ihraç girişinin kendisinin beklediğinden daha yavaş olduğuna dikkati çeken Krespin, yine de Türkiye'de yeni ürün çıkarmanın zahmetli bir iş olduğunu söyledi.
    
     -"2 ihraççı ile şu anda vardığımız nokta yeterince iyi"-
    
     Almanya'da varant, sertifika ve senet bazında yüz binlerce ürün olduğunu anımsatan Krespin, Hong Kong'da 5-10 bin arasında ürün olduğu bilgisini verdi.
     Türkiye'de ise yaklaşık 200 ürün olduğunu kaydeden Krespin, 5 ihraççı daha olsaydı bu rakamın bin civarında olacağını ifade ederek, "2 ihraççı ile şu anda vardığımız nokta yeterince iyi" ifadelerini kullandı.
     Bunun daha fazlasının yapılabileceğin belirten Krepsin, piyasadan gelen tepkilerin de önemli olduğunu ve özellikle çok varant olduğu için bunların karıştırıldığı yönünde söylemlerin bulunduğunu dile getirdi.
     Önümüzdeki yıllarda hem bağımsız fon yönetici sayısının, hem de hisse senedi piyasasına ilginin artacağını aktaran Krespin, Türkiye'deki yerli yatırımcının ortalama 3 hafta hisse tuttuğunu, yabancı yatırımcının ise 6 ay tuttuğunu söyledi.
     Genelde yatırımcıların yüzde 2-3 değer gördüğü zaman satışa geçtiğini belirten Krespin, hisse senedinin daha uzun vadeli bir yatırım aracı olduğunu anlattı.
    
     -"İMKB'de 250 milyar doları bulan toplam piyasa değerinin sadece 50 milyar doları yabancıların elinde"-
    
     Krespin, İMKB'de halka arz olan şirketlerin değerinin yaklaşık 250 milyar dolar olduğunu belirterek, bunun 80 milyar dolarının halka açık olduğunu söyledi.
     Geri kalan 170 milyar doların hakim ortakların olduğunu ve bunlarda da ağırlığın Türk şirketler olduğunu aktaran Krespin, sözlerine şöyle devam etti:
     "Yani Türk yatırımcıların ve ortakların elinde. Bu gerçeği bir yere koyalım. Geri kalan 80 milyar doların da yani halka açık kısmın da 50 milyar doları yabancıların, 30 milyar doları yerlilerin elinde. O 50 milyar doları elinde tutan yabancının elinde tutma süresi ortalama 6 ay, yerlininki 3 hafta. Dolayısıyla işlem hacminde yerlinin payı yüzde 85, yabancının ki yüzde 15. Her 100 liralık hisse senedinin 20 lirası yabancıda, 80 lirası yerlide. Hadi yerli ortakların yabancı ortakları da var onları katın, 75'e 25 bu oran. O yüzden piyasadaki olası fiyat artış ve düşüşünden en çok zarar gören ya da faydalanan aslında yerli hakim ortaklar. Siz bana öyle bir şirket söyleyin ki yüzde 100'ü halka açık olsun ve ben size diyeyim ki 'Speküle ediyorlar'.
     Umarım halka açık oranlarının düşük olması en kısa zamanda değişir. Çünkü bu Türkiye'nin eksiği. Halka açıklığın yüksek olması kurumsallığı da artırır. Dengeleri daha eş hale getirir. Yani o şirkette hisse senedi tutan yatırımcıların temsiliyetini artırır. Yabancı yatırımcı uzun vadeli yatırıma geldiği için, aslında Türk hisse senedindeki kararlılığı sağlayan yatırımcıdır zannedilenin aksine... Yabancı yatırımcı da Allah muhafaza 3 haftada o 50 milyar doları çeviriyor olsa, bizim piyasa 3 haftada bir yüzde 50 düşer, yüzde 50 yükselirdi. Aslında yabancı yatırımcı piyasayı stabilize eden yatırımcıdır. Piyasadaki değerlemeler düştüğünde yabancı yatırımcı yerliden daha fazla yüzdelik alıyor çünkü, elindeki hisse senetleri o kadar hızlı alıp satamıyor. Ama pozisyon azaltıp arttırabiliyor.
     Yabancı sahipliğinin çok büyük kısmının İMKB 30 hisselerinde olduğunu söyleyen Krespin, "Burada dengeli olmak lazım. Yabancı yatırımcının bir kısmı elbette ki çok hızlı alıp satabiliyordur yerli yatırımcıda olduğu gibi... Ama genel olarak bakıldığında günahı yabancı yatırımcıya yıkmak, bizi o sorunun gerçek cevabından uzaklaştırıyor" değerlendirmesini yaptı.
     Asıl sorunun yatırımcı sayısının azlığından kaynaklandığını anlatan Krespin, "Piyasa yeterince derin değil ve halka açıklık oranları düşük. Sonuçta bir manipülasyon ve spekülasyondan bahsediyorsak, 'Manipülasyon pahalı olursa caydırıcıdır'. Yerli yabancı fark etmez, her yatırımcı burada kar peşinde koşuyor. İşler sarpa sardığında yatırımcının satmaya hakkı var. 'Bu gelip aldı, sattı, değeri düşürdü' deniliyor ama satmak için aldı zaten. Satmak yasak değil ki, bu sermaye kontrolü koymak gibi bir şey. O zamanda ülkeye döviz girmez. Türkiye'nin 1970'lerdeki hali gibi" görüşünü dile getirdi.
    
    

Bu haberi 106 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir