Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve eski Merkez Bankası Başkanı Yılmaz: -"Mali disiplinden taviz…

  • Yazı boyutu
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve eski Merkez Bankası Başkanı Yılmaz:
  -"Mali disiplinden taviz…

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve eski Merkez Bankası Başkanı Yılmaz: -"Mali disiplinden taviz vermezsek yapısal sorunların da zaman içinde üstesinden geliriz. Önümüzdeki süreçte üç tane seçim var. Bu seçimlerde çok farklı bir şey olursa, aldığımız dersleri unutursak bedel öderiz" -"Merkez Bankası bence doğru yolda ilerlemeye devam ediyor" -"Gelinen nokta itibarıyla Merkez Bankası'nın gevşetici politikaya bağlı olarak ekonomide yüzde 4'e yakın bir büyüme gerçekleşecektir"

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, "Mali disiplinden taviz vermezsek yapısal sorunların da zaman içinde üstesinden geliriz. Önümüzdeki süreçte üç tane seçim var. Bu seçimlerde çok farklı bir şey olursa, aldığımız dersleri unutursak bedel öderiz" dedi.
     Yılmaz, Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) ve Batı Anadolu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) tarafından düzenlenen "Türkiye ve Dünya Ekonomisinde Güncel Değerlendirmeler: Neredeyiz, Nereye Gidebiliriz-" konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı.
     Dünya ekonomisinin görünümüne yönelik yorumlarda bulunan Yılmaz, global ölçekte istikrarın henüz tesis edilemediğini, Çin'de dış ticaret dengesizliğinin devam ettiğini, Avro Bölgesi'nde "herkesin ağzında çözüm lafı dolaşmasına rağmen" kimsenin bulunduğu pozisyondan geri adım atmak istemediğini ifade etti.
     Hindistan'ın enerji darboğazı yaşadığını, Brezilya'nın da gerileme trendine girdiğini anlatan Yılmaz, 2010 ve 2011'de gelişmiş ülkeler gerilerken gelişmekte olan ülkelerin büyüdüğünü, 2012'de ise tüm ülkelerin geriye gittiği bir tablonun ortaya çıktığını ifade etti.
     ABD ve Avro Bölgesi'nde batması gereken bankaların ayakta tutulmaya çalışılmasının sorun yarattığını, birçok bankanın halen "zombi kurumlar" olarak yaşadığını kaydeden Yılmaz, "Bankacılık sistemi sağlam olan 2-3 ülke var. Bunlardan biri Türkiye, Kanada ve Avustralya. Onun dışında tüm ülkelerin banka bilançoları çok kötü" dedi.
     Dünya ekonomisinde enflasyon riskinin bugün itibarıyla gözükmemesinin tek olumlu gelişme olduğunu belirten Yılmaz, "Bu da biraz fırtına öncesi sessizliğe benziyor. Likiditenin bu kadar arttığı bir ortamda enflasyon dalgasının olmaması son derece zayıf bir ihtimal" diye konuştu.
     Yılmaz, Türkiye ekonomisi için orta vadeli programda 2012 yılı için yüzde 4 büyüme öngörüldüğünü anlatarak, "Gelinen nokta itibarıyla Merkez Bankası'nın gevşetici politikaya bağlı olarak ekonomide yüzde 4'e yakın bir büyüme gerçekleşecektir" dedi.
     Türkiye'nin büyümesinin istihdam dostu olduğunu, 2009 Nisan ayından bu yana 4 milyonun üzerinde istihdam yaratıldığını ancak istihdam artışındaki hızın gelecek dönemde biraz azalabileceğini ifade eden Yılmaz, cari açığın ise bugün itibarıyla kontrol altına alındığını, yumuşak inişin sağlandığını kaydetti.
     Yılmaz, Türkiye'nin "faizden çektiği kadar hiçbir şeyden çekmediğini", 2002 yılında her 100 lira verginin 60 lirası faize giderken bugün bu rakamın 10-12 liraya düştüğünü, bu sayede bölünmüş yollar, köprüler ve büyük yatırımların hayata geçirildiğini belirterek, faizin düşmesi için enflasyonun kontrol altında tutulmasının şart olduğunu dile getirdi.
    
     -"Faiz ve enflasyon ilişkisi-
    
     "Faize düş deyince düşmüyor" ifadesini kullanan Yılmaz, "Enflasyon ayağında gitmemiz gereken epey yolumuz var. Gelişmekte olan ülkelerin ortalama enflasyonu 4,5-5, bizim 8. Neredeyse iki katı yüksek. Adam olacağız, ekonomimizi iyi yöneteceğiz, enflasyonu yöneteceğiz, düşük faiz kendiliğinden gelecek" dedi.
     Türkiye'nin yüzde 5'lik büyüme potansiyeline sahip olduğunu, bunun üzerinde büyümenin cari açık riskini doğurduğunu ifade eden Yılmaz, büyüme potansiyelinin artmasının verimliliğin artmasına bağlı olduğunu kaydetti.
     Yılmaz, şöyle konuştu:
     "Geçen 10 yılda birinci nesil reform hareketlerini tamamladık, ekonominin bozulan dengelerini onardık ve bunun sonuçlarını aldık. Burada da anahtar kelime mali disiplin. Bizim son 10 yılda en önemli başarımız mali disiplindir. Açıktan para basmadık, bütçeyi kontrol altına aldık ve kesinlikle popülist davranmadık. Bu süreçte önemli tecrübeler edindik. Önümüzdeki dönemde de bu birikimleri, dersi, tecrübeyi aynen devam ettirmemiz gerekir. Eğer mali disiplinden taviz vermezsek biz bu yapısal sorunun da zaman içinde üstesinden geliriz. Buradan önümüzdeki süreçte üç tane seçim var. Bu seçimlerde çok farklı bir şey olursa aldığımız dersleri unutursak bedel öderiz. Ama ben bu tecrübelerin toplum hafızasına, siyasetçinin zihnine yer ettiğini düşünüyorum."
    
     -İkinci reform hareketi-
    
     Yılmaz, Türkiye'nin bundan sonra artık ikinci reform hareketine geçmesi gerektiğini, verimliliğin artmasını amaçlayacak bu hareketin de en önemli unsurunun eğitimli iş gücünün artırılmasından geçeceğini sözlerine ekledi.
     Eski Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, bir katılımcının ekonomik rakamlar üzerinde oynama, makyajlama yaptığı yönünde şüphelerinin bulunduğunu söylemesi üzerine, "Rakamlarla oynarsak ne kendimize ne ülkemize iyilik yapmış oluruz. Yunanistan oynadı ve şu an başı belaya girdi. Bu rakamlar ülkenin namusu. Rakamlar 'yüzde 100 doğrudur' demiyorum, olmayabilir. Metodolojik bir sorun olabilir. Ama makyajlama, kasıt veya çarpıtma aramayalım" dedi.
     Son dönemde bazı bakanlarla Merkez Bankası arasında "gaza basma" polemiği yaşandığını belirten bir üyenin, Merkez Bankası'nın bağımsız olup olmadığını sorması üzerine Yılmaz, "Düşük faiz isteyen düşük enflasyonu sağlar. Merkez Bankası'nın bağımsızlığına gelince. Bağımsızlığın parlamento tarafından verilmesi yeterli değildir. Bu bağımsızlığın hak edilmesi, kazanılması gerekir. Eğer Merkez Bankası yönetimi kendisine verilen görevi hakkıyla yaparsa o zaman bağımsızlığı kazanılmış, hak edilmiş olur.
     Almanya'da Merkez Bankası Başkanı ile Maliye Bakanı bir konuda ihtilafa düşse sonunda bence Maliye Bakanı yerini kaybeder. Çünkü Alman Merkez Bankası Almanya'nın genlerine işleyen enflasyon korkusunu yenmiştir. Halk, Merkez Bankası'nın arkasında olacaktır. Bu kazanılmış bir bağımsızlıktır. Şu anda Merkez Bankası yönetimi yalnız elindeki verilere bakıyor, inceliyor, analiz ediyor. Bu analiz sonucuna göre bir karar alıyor. Alınan karar yanlış olabilir. Ama bu Merkez Bankası'nın yanlışı olur. Dolayısıyla bence Merkez Bankası doğru yolda ilerlemeye devam ediyor."
    
    
    

Bu haberi 138 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir