ÇTSO'da "Yeni teşvik sistemi" tanıtım toplantısı -Ekonomi Bakanı Çağlayan: (2) -"Türkiye…

  • Yazı boyutu
ÇTSO'da "Yeni teşvik sistemi" tanıtım toplantısı 
  -Ekonomi Bakanı Çağlayan: (2) 
  -"Türkiye…

ÇTSO'da "Yeni teşvik sistemi" tanıtım toplantısı -Ekonomi Bakanı Çağlayan: (2) -"Türkiye gerçekten şu anda faizlerde ve enflasyonda Cumhuriyet tarihinde son derece önemli bir rakama gelmişken, ben faizlerin şu anda mutlak suretle düşmesi gerektiğini söylüyorum" -"Merkez Bankası, Türkiye ekonomisinden, büyümesinden bağımsız olma gibi lükse sahip değil. Türkiye maalesef son 3 yılda bilhassa geçtiğimiz son iki yılda faiz konusunda dünyanın yaptığının tersini yapmıştır" -"Bundan 10 yıl önce IMF'nin kapısından 1 milyar dolar borç almak için tek ayak üstünde bekletildiğimiz günleri hatırlıyorum" -"Bugün IMF'den hiçbir destek almaksızın böylesi küresel krizde, gerek finans sektörü gerekse ekonomi sektörü ile başarılı çıktı"

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, "Türkiye gerçekten şu anda faizlerde ve enflasyonda Cumhuriyet tarihinde son derece önemli bir rakama gelmişken, ben faizlerin şu anda mutlak suretle düşmesi gerektiğini söylüyorum" dedi.
     Çağlayan, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası'nda (ÇTSO) düzenlenen "yeni teşvik sistemi"nin tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'ye gelen son 9 yıldaki 120 milyar dolarlık doğrudan sermayenin yüzde 75'nin Avrupa'dan geldiğini söyledi.
     Türkiye'nin gerek Asya'da, gerek Avrupa'da, her iki kıtada, iki kıtayı birbirine bağlayan ülke olmakla beraber, Avrupa ekonomisinin adeta bir çıkış kapısı, temiz hava sahası ve bir oksijen deposu olduğunu belirten Çağlayan, Avrupa'da, ekonominin bugünkü şekli ile 17 Avro Bölgesi ülkesinden sadece 6'sının kriz öncesi dönemdeki ekonomik hayatını sürdürdüğünü dile getirdi.
     Avro bölgesinin 11 diğer ülkesinin ise 2008 küresel kriz öncesine gelmesi için en az 10 yıla ihtiyacı olduğunu vurgulayan Çağlayan, "Yunanistan'ın 2008 öncesi duruma gelmesi, yapılan tahminlere göre 2021 yılına kadar... Eğer yapısal reformları yaparlarsa eğer geçmişlerdeki hovardalıkları yapmayacakları tedbirleri alırlarsa ancak 2021'de sağlanır" diyen Çağlayan, İtalya, İspanya ve Portekiz'e bakıldığı zaman ise bu ülkelerin, 2018 ile 2019'dan evvel bu krizden çıkmalarının mümkün olmadığını vurguladı.
    
     -"Türkiye'yi bir yönetim üssü olarak da görüyorlar"-
    
     Avrupa'da adeta inatçı bir krizin devam ettiğini, burada yaş ortalamasının 45'e geldiğini bildiren Çağlayan, şöyle konuştu:
     "Avrupa Birliği Komisyonu raporu var ki gelecek 10 yılda Avrupa'da 1 milyon 600 bin şirketin kapanacağını ifade ediyor. Bu 1 milyon 600 bin şirketin kapanma sebebi de ekonomik sebepler değil. Tek ve en önemli sebep, nüfusun yaşlanması ve şu andaki iş sahiplerinin, işini devredeceği ikinci, üçüncü popülasyonda nüfusunun, geleceğinin, gençliğinin olmamasından kaynaklanıyor. Almanya, Japonya'dan sonra 65 yaş üstünde nüfusu ki genel nüfusa oranı yüzde 20'den fazla olan bir ülke. Dev bir ekonomi, büyük bir ekonomi ama çıkışları yok. Gerek çalışma saatlerinin kısıtlılığı, gerek iş gücü maliyetlerinin oldukça yüksekliği, gerekse çalıştırabilecekleri insan bulamayışlarından dolayı buradaki sermaye yatırımcıları da kendilerine güvenli bir liman arıyorlar. Kendilerine en yakın olarak da Türkiye'yi görüyorlar. Türkiye'ye gelen 120 milyar doların yüzde 75'inin Avrupa'dan gelmesinin temel sebebi bu. Hakkari'den, İngiltere'ye, Londra'ya 4 saatte istediğiniz malı gönderme imkanına sahipsiniz. Böylesine yakın bir coğrafya içinde ve en yakın üretim merkezi olarak görenler, artık Türkiye'yi sadece üretim merkezi olarak da görmüyorlar. Türkiye'yi bir yönetim üssü olarak da görüyorlar."
    
     -"Türkiye'nin de anlatılan ve anlatılacak bir başarı hikayesi var"-
    
     Zafer Çağlayan, Türkiye'nin, 29 yaş ortalamasına sahip bir nüfusu olduğunu, küresel bir krizden başarı ile çıkmış, test edilmiş, onaylanmış bir yapısının bulunduğunu söyledi.
     Türkiye'nin geçmişte ekonomik anlamda bir başarı hikayesinin, öyküsünün olmadığını belirten Çağlayan, şöyle konuştu:
     "Biz genelde Almanya'nın 1945'ten sonraki başarılarından, Güney Kore'nin 1950'den sonra Türkiye ile aynı noktada iken bugün gelmiş olduğu seviyesinden, ABD'nin çok uzun yıllar alan uzun süreli projeksiyonlarından, Japonların, Çinlilerin vesair başarılarından bahsederdik. Ama şükürler olsun, artık bu küresel krizle beraber Türkiye'nin de anlatılan ve anlatılacak bir başarı hikayesi var. Gerçekten önemli bir başarı hikayesine sahip olduk."
    
     -"Nereye gideceğimizi biliyoruz, işin, ekmeğin nerede olduğunu biliyoruz"-
    
     "Bundan 10 yıl önce IMF'nin kapısından 1 milyar dolar borç almak için tek ayak üstünde bekletildiğimiz günleri hatırlıyorum. Türkiye o 1 milyar dolar borcu almazsa memurunun maaşını dağıtamayacaktı" diyen Çağlayan, "Bugün IMF'den hiçbir destek almaksızın böylesi küresel krizde, gerek finans sektörü gerekse ekonomi sektörü ile başarılı çıktı" şeklinde konuştu.
     Zafer Çağlayan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     "Evet biz de bu krizden etkilendik, etkilenmemek mümkün değil. Dünyanın her yerine, her ülkesine ihracat yapan ülkeyiz. İhracatla büyüyen bir ülkeyiz. Bizim ihracatımız içinde Avrupa'nın payı bundan 10 yıl önce yüzde 58 idi. Şu anda Avrupa'nın ihracatı, bizim ihracattaki payı yüzde 38'lere kadar düşmüş vaziyette.
     Avrupa ekonomisi ciddi bir küçülme yaşıyor. İhracatımızın dörtte birini yapmış olduğumuz Kuzey Afrika ve Orta Doğu pazarlarında siyasi ve ekonomik sıkıntının getirmiş olduğu bizim açımızdan bir ihracat daralması var. İhracat yapmış olduğumuz pazarın yüzde 75'inde yaşanan gerek siyasi, gerek ekonomik daralma rakamlarını veriyorum. Geçen sene 135 milyar dolar ihracatımız şu anda 12 aylık rakam itibarıyla artık 145 milyar dolara dayanmış durumdadır. İhracatımızın geçen yıla göre artış oranı yüzde 10'ların üzerinde.
     İhracat yapmış pazarların yüzde 75'inde yaşanan daralmaya rağmen Türkiye bunu gerçekleştiriyor. Nasıl gerçekleştiriyoruz. Nereye gideceğimizi biliyoruz, işin, ekmeğin nerede olduğunu biliyoruz. Oturup haritadan tesadüfi gideceğimiz bölgeyi seçmiyoruz."
     "Geçmişte Çin'e, Japonya'ya Kore'ye oralara gidilir mi- 'Orada biz rekabet edemeyiz' diyenler, oralara gittik ve yüzde 48 artış yaptığımızı gördü" diyen Çağlayan, pazarı çeşitlendirerek ihracatı bu seviyeye getirdiklerini söyledi.
     Türkiye'nin bir önceki yıl yüzde 9,2, geçen yıl yüzde 8,5 büyüyen ülke olmakla beraber, bu yılın ilk 6 ayında ortalama yüzde 3,1 büyüdüğünü belirten Çağlayan, bunun, dünya ekonomilerine bakıldığı zaman son derece önemli bir rakam olduğunu söyledi.
     Türkiye'nin her yıl ortalama yüzde 5 ile yüzde 6 büyümek zorunda olduğunu vurgulayan Çağlayan, Türkiye'nin diğer ülkelerden önemli farklılıklarının olduğunu bildirdi.
     "Biz Avrupa'yı ekonomik büyüme olarak kendimize bugünün şartlarında örnek alırsak, orta gelir tuzağının içinden çıkamayız. Bugün Türkiye'nin şartlarını gelişmekte olan ülkeler kategorisine bakarak değerlendirmek lazım" diyen Çağlayan, bundan dolayı Türkiye'nin büyümek zorunda olduğunu, yatırımını, üretimini, ihracatını, istihdamını artırmak durumunun bulunduğunu söyledi.
     Bunlar yapıldığı zaman işsizlik rakamlarının yüzde 8'e düştüğünün görüldüğünü ifade eden Çağlayan, Türkiye'nin her yıl nüfusunun 1 milyon arttığını, her yıl iş gücüne 700 binden fazla insanın katıldığını vurguladı.
    
     -Merkez Bankası faizleri-
    
     Çağlayan, şöyle konuştu:
     "Türkiye gerçekten şu anda faizlerde ve enflasyonda Cumhuriyet tarihinde son derece önemli bir rakama gelmişken, ben faizlerin şu anda mutlak suretle düşmesi gerektiğini söylüyorum. Bunu söylerken zaman zaman beni eleştirenler oluyor, 'Merkez Bankası'na talimat veriyor' diye. Ben Bakanlar Kurulu'nun bir üyesiyim. Merkez Bankası'na talimat verilip, verilmeyeceğini her şeyi bilen biriyim. Merkez Bankası'nın bağımsızlığını da biliyorum. Ama Merkez Bankası, Türkiye ekonomisinden, büyümesinden bağımsız olma gibi lükse sahip değil. Türkiye maalesef son 3 yılda, bilhassa geçtiğimiz son iki yılda faiz konusunda dünyanın yaptığının tersini yapmıştır.
     Türkiye, yeni yatırımlar, yeni teşvik sisteminin dünyanın en cömert teşvik sisteminin açıklanmış olduğu bir ortamda, Türkiye'ye çok ciddi ve alakanın olduğu bir ortamda, ulusal ve uluslararası yatırımcılara sinyal vermek zorundadır."
    
     (Sürecek)
    
    
    

Bu haberi 198 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir