"Çin'i Anlamak & Çin ile İş Yapmak" konferansı -TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner: -"İş…

  • Yazı boyutu
"Çin'i Anlamak & Çin ile İş Yapmak" konferansı
  -TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner:
  -"İş…

"Çin'i Anlamak & Çin ile İş Yapmak" konferansı -TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner: -"İş dünyamızın makul süreler içerisinde ve uzun dönemli çok girişli Çin ticari vizesi alamaması, iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin önünde ciddi bir engel oluşturmakta" -"Türkiye ve Çin arasındaki işbirliğinin daha üst seviyeye ulaşması, ikili ticaret ve yatırım ilişkilerinin ivme kazanması açısından uzun dönemli çok girişli ticari vizelerin önemli bir katalizör görevi göreceğini düşünmekteyiz" -"Çin'in yabancı yatırımlara daha çok açıldığı bu dönemde Türk firmalarının Çin'de daha fazla iş ve yatırım yapması için önemli fırsatların mevcut olduğuna inanıyorum"

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, iş dünyasının makul süreler içerisinde ve uzun dönemli-çok girişli Çin ticari vizesi alamamasının, iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin önünde ciddi bir engel oluşturduğunu, vizelerin ilişkilerin ivme kazanması açısından önemli bir katalizör görevi göreceğini kaydetti.
     TÜSİAD International ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde faaliyet gösteren Türk-Çin İş Konseyi tarafından "Çin'i Anlamak & Çin ile İş Yapmak" başlıklı bir konferans düzenlendi.
     Boyner, konferansta yaptığı konuşmada, Çin'in "ekonomik kriz" kelimesinin son karakterini kullanarak "fırsat" kelimesini türeten bir mantığa sahip olduğunu vurgulayarak, "Çinli ünlü filozof Xun Zi'nin de dediği gibi (Dağın zirvesine çıkmadan gökyüzünün ne kadar yüksek olduğunu anlayamazsınız, nehrin dibine dalmadan ne kadar derin olduğunu anlayamazsınız)" dedi.
     Çin'in dünya ekonomisine gitgide daha fazla entegre olduğu, ağırlığını daha derinden hissettirdiği ve yürürlüğe koyduğu 12. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nın da etkisiyle yabancı yatırımlara daha çok açıldığı bu dönemde Türk firmalarının Çin'de daha fazla iş ve yatırım yapması için önemli fırsatların mevcut olduğuna inandığını dile getiren Boyner, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     "Çin ile iktisadi ilişkilerimizin önemi aşikar. Ancak iş dünyamızın makul süreler içerisinde ve uzun dönemli-çok girişli Çin ticari vizesi alamaması iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin önünde ciddi bir engel oluşturmakta, Çin ile mevcut iş ilişkilerini geliştirmek ya da yeni iş ilişkileri kurmayı planlayan iş insanlarımızı oldukça olumsuz etkilemektedir.
     Bu sorunları çözmek amacıyla, Türk ve Çin hükümet yetkilileri arasında 2009 yılında kurulmuş olan Ortak Vize Çalışma Grubu'nun faaliyetlerini memnuniyetle karşılamakta olduğumuzu da belirtmek isteriz. Türkiye ve Çin arasındaki işbirliğinin daha üst seviyeye ulaşması, ikili ticaret ve yatırım ilişkilerinin ivme kazanması açısından uzun dönemli-çok girişli ticari vizelerin önemli bir katalizör görevi göreceğini düşünmekteyiz. İki ülke arasındaki etkileşimin önündeki en önemli engellerinden biri olan bu soruna daha yapısal ve sürdürülebilir bir çözüm bulmak amacıyla gerek Türk makamlarına gerekse sayın Büyükelçi Gong Xiaosheng de dahil olmak üzere Çin makamlarına bu konudaki düşüncelerimizi mektup kanalıyla ilettik. Bu aşamada, TÜSİAD olarak her türlü işbirliğine hazır olduğumuzu ve elimizden gelen desteği vermekten memnuniyet duyacağımızı belirtmek isteriz."
    
     -Aralık'ta Çin ziyareti planlanıyor-
    
     Ümit Boyner, dünya ekonomisinde ağırlığı her geçen gün giderek artan Çin'in TÜSİAD'ın ve stratejik iş geliştirme birimi olarak 2001 yılında kurulan TÜSİAD International'ın öncelik verdiği ülkelerden biri olduğunun altını çizerek, Türkiye ve Çin arasında ikili ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla Çin Avrupa Birliği Ticaret Odası, Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi, Çin Sanayi ve Ticaret Federasyonu ile birlikte ortak faaliyetler yürütüldüğünü anlattı.
     Boyner, TÜSİAD'ın, ticaret ve yatırım ilişkilerini daha da güçlendirmek amacıyla Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi ve Çin Sanayi ve Ticaret Federasyonu ile 2007 yılında mutabakat zaptları imzaladığını hatırlattı.
     Pekin'de 2007 yılında Avrupa Birliği Çin Ticaret Odası bünyesinde açılan temsilcilik ofisi kanalıyla TÜSİAD'ın ayrıca Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik ve siyasi gelişmeleri yakından takip ettiğini vurgulayan Boyner, Çin iş dünyasını Türkiye'deki iş ortamı hakkında bilgilendirdiğini, Çinli muadil kuruluşlarla birlikte Türk iş dünyasına yönelik ihracatı, yatırımları ve ortaklıkları artırmak amacıyla iş geliştirme faaliyetleri yürüttüğünü, bu kapsamda Çin'e ziyaretler düzenlendiğini belirtti.
     Ümit Boyner, TÜSİAD International tarafından TÜSİAD Yönetim Kurulu'nun da katılımıyla bu yılın Aralık ayında Pekin-Şangay ve Sichuan'ı kapsayan bir Çin ziyareti planlandığını bildirdi.
    
     -"İç tüketimi hedefleyen modele geçiş yapmakta"-
    
     Günümüz küresel ekonomide Çin'in 1,5 milyara yakın ve giderek zenginleşen nüfusu ile önemini giderek artırdığını, dünya ülkeleri üzerindeki etkinlik alanını genişlettiğini vurgulayan Boyner, 1980'lerden günümüze ortalama yüzde 10,2'lik büyüme oranı kaydeden Çin'in 3,2 trilyon dolar ile "en büyük" döviz rezervine sahip ülke konumunda olduğunu, ancak küresel krizin ardından ihracata dayalı gelişim modelinden daha dengeli ve iç tüketimi artırmayı hedefleyen bir ekonomik modele geçiş yapıldığını söyledi.
     Mart 2011'de hükümetin açıkladığı 12. Beş Yıllık Kalkınma Planı çerçevesinde sürdürülebilir büyüme, enerji verimliliği, bilimsel-teknolojik gelişme, çevrenin korunması, bölgelerarası farklılıkların azaltılması, hayat standardının yükseltilmesi gibi temaların ön plana çıktığını ifade eden Boyner, bu kapsamda öncelikli stratejik sektörler tespit edilerek bu alanların gelişiminin desteklendiğini, böylece yabancı yatırımcılar için daha cazip bir yatırım ortamı yaratıldığını belirtti.
    
     -"Ülkemizde enerji, otomotiv, turizme yatırım yapabilirler"-
    
     Türkiye'nin ise Avrupa standartları ile Asya dinamizmini birleştiren bir ülke olarak sadece coğrafi anlamda değil, aynı zamanda girişimcilik, yaratıcılık, pragmatizm ve kültürel açıklık anlamında da bugün Çin'e en yakın Avrupa ülkesi konumunda bulunduğunu dile getiren Boyner, şöyle devam etti:
     "Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilere baktığımızda ise 2011 yılında 24 milyar doları aşan ticaret hacmiyle Çin'in ülkemizin en önemli ticaret ortaklarından biri haline geldiğini görmekteyiz. Buna karşın, ticari ilişkilerimizdeki 1'e 8'e varan dengesizlik ve Türkiye aleyhine gelişen dış ticaret açığı Çin ile olan ilişkilerde temel sorunu teşkil etmektedir. Bu sorunu ortadan kaldırmak için Çinli firmaların ülkemizde enerji, otomotiv, turizm, madencilik, makine, IT gibi sektörlerde doğrudan yatırım yapmalarını arzu etmekte, böylece dengesizliğin her iki taraf açısından yarar sağlayacak şekilde düzeltilebileceğine inanmaktayız. Türk ve Çinli şirketler arasında kurulacak ortaklıkların da bu gelişime ivme kazandıracağını düşünüyoruz.
     Nitekim Çinli yatırımcıların yurt dışında yatırım yapmalarını teşvik eden 'Going Out' projesi kapsamında, son birkaç yıldır Türkiye'de yatırım yapan Çinli şirketlerin sayısında gözle görülür bir artış yaşanmaktadır. Aynı şekilde Türk firmalar da Çin'e ve Çinli yatırımcılara daha fazla ilgi göstermeye, ortaklıklar tesis etmeye başlamışlardır."
    
    
    

Bu haberi 111 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir