CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak: -"Cari açık Türk ekonomisinin en fazla kırılganlık…

  • Yazı boyutu
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak:
  -"Cari açık Türk ekonomisinin en fazla kırılganlık…

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak: -"Cari açık Türk ekonomisinin en fazla kırılganlık yaratan unsuru olmaya devam ediyor. Bol küresel likidite ve bu likiditenin artan risk iştahı, bizim gibi ülkelere gelen sıcak para miktarını artırmaktadır" -"Geçen yılın ilk dokuz ayına göre cari açıkta 21,2 milyar dolarlık bir düzelme var. Ancak altın hariç tutulduğunda aynı düzelme 12,7 milyar dolara iniyor"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, cari açığın, Türk ekonomisinin en fazla kırılganlık yaratan unsuru olmaya devam ettiğini belirterek, "Bol küresel likidite ve bu likiditenin artan risk iştahı, bizim gibi ülkelere gelen sıcak para miktarını artırmaktadır" dedi.
     CHP İstanbul İl Merkezi'nde ekonomi gündemine ilişkin düzenlediği basın toplantısında Öztrak, Samsun'da meydana gelen iş kazasına da değindi.
     Türkiye'nin, 10 yıllık AK Parti iktidarında gerçekleşen iş kazalarıyla ile Avrupa'da birinci, Dünya'da ise üçüncü sırada yer aldığını ifade ederek, resmi rakamlara göre son 10 yılda iş kazalarında yaşamını kaybeden işçilerin sayısının 11 bin olduğunu anlattı.
     Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's in 20 Kasım'da yaptığı açıklamaya da konuşmasında yer veren Öztrak, cari açığın Türk ekonomisinin en fazla kırılganlık yaratan unsuru olmaya devam ettiğini, bol küresel likidite ve bu likiditenin artan risk iştahının, Türkiye gibi ülkelere gelen sıcak para miktarını artırdığını dile getirdi.
     Eylül'de, tek bir ayda, yabancıların aldığı kamu borçlanma kağıdının 4,7 milyar dolar tutarında olduğunu, ilk 9 ayda ise ülkeye sadece bu şekilde gelen sıcak para miktarının 19,9 milyar dolara ulaştığına dikkati çeken Öztrak, "Bu kanaldan yılın ilk 9 ayında gelen sıcak paranın her 100 dolarının 24 doları, sadece Eylül ayında Türkiye'ye gelmiştir. Buna karşılık geçen yılın ilk dokuz ayında ülkeye gelen 9,8 milyar dolarlık net doğrudan yatırım, bu yılın aynı döneminde 6,9 milyar dolara düşmüştür. Cari açık altın ticareti sayesinde gerilerken, finansman kalitesi de giderek bozulmaktadır. Geçen yılın ilk dokuz ayına göre cari açıkta 21,2 milyar dolarlık bir düzelme var. Ancak altın hariç tutulduğunda aynı düzelme 12,7 milyar dolara iniyor" diye konuştu.
     Cari açıktaki düzelmenin 8,5 milyar dolarının altından geldiğini, cari açıktaki her 100 dolarlık düzelmenin 40 dolarının altın ticaretinden kaynaklandığını vurgulayan Öztrak, altın ayıklandığında cari açıktaki düzelmenin hızla yavaşladığının görüldüğünü anlattı.
     "Notumuzu artırması beklenen kredi derecelendirme kuruluşları da yaptıkları son açıklamalarda Türkiye'nin yatırım yapılabilir ülke statüsüne geçişi önündeki en önemli engelin dış dengedeki kırılganlık olduğunu ifade ediyorlar. Bunu sadece bu kuruluşlar söylemiyor. Türkiye'nin de üyesi ve sermayedarı olduğu IMF de söylüyor" diyen Öztrak, IMF'nin geçtiğimiz ay 2017'ye kadar tüm ekonomilere ilişkin tahminlerini yayımladığını anımsatarak, geçen yıl ABD'den sonra dünyanın en yüksek cari açığını veren Türkiye'nin 2017'de dünyada en yüksek cari açık sıralamasında 4. olacağının anlaşıldığını belirtti.
    
     -Kredi kartı
    
     Bu yılın ilk dokuz ayı itibariyle kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısının 482 bin 448 kişiye ulaştığını, bireysel banka borcunu ödeyemeyenlerle birlikte bu sayının 834 bin 538 kişiye çıktığını kaydeden Öztrak, 2011 genelinde kredi kartı ve kredi kartı ile birlikte bireysel kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısının sırasıyla 287 bin 984 kişi ve 497 bin 720 kişi olduğunu belirtti.
     2012'nin bitmesine üç ay kala bankalara borcunu ödeyemeyen vatandaşların sayısında yüzde 68 artış yaşandığını, karşılıksız çek sayısı ve protestolu senet tutarlarında da ciddi artış olduğunu dile getiren Öztrak, "Bankalarca bildirimi yapılan karşılıksız çek sayıları bu yılın ilk dokuz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 76 artarak 722 bin 193'e ulaştı. Protesto edilen senet tutarı ise bu yılın ilk on ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40 artarak 5,5 milyar liraya ulaştı" dedi.
    
     -Halkbank arzından sağlanan gelir-
    
     Öztrak, gelecek yılın Eylül ayına kadar Türkiye'nin ödemesi gereken dış borcun 142 milyar dolar olduğunu belirterek, "Bu borcun yüzde 50'si bankaların, yüzde 44'ü ise reel sektörün. Yine bu dış borç servisine bir de gelecek yılın cari açığını ekleyin, önümüzdeki yıl çarkların dönmesi için 202,5 milyar dolarlık paraya ihtiyaç var"dedi.
     Türkiye'de finansal sistemin küresel krizden nispeten az etkilenmesinin en önemli nedeninin 2001'de bankacılık sektöründe atılan adımlar ve alınan tedbirler olduğunu dikkati çeken Öztrak, "Bir diğer neden ise dışarıda batan bankaların Türkiye'deki faaliyetlerinin sınırlı olması ve bunun yaratacağı bulaşma etkisinin en aza inmesidir. Şu anda sektörde yabancı payının yüzde 16,7 olduğu, yine Borsadaki paylarla bunun yüzde 43'e yaklaştığı anlaşılmaktadır. Halkbank'ın sermaye piyasalarına arzından sağlanan gelirin ne kadarının bütçeye geleceği, ne kadarının bankada kalacağına dair bir açıklamayı da yetkililerden beklediğimizi ifade edeyim."
     Öztrak, mevcut politikalarla, Türkiye'nin gelecek 48 yılda dahi ilk 10 ekonomi arasına girmesinin hayal olduğunu ileri sürerek, Türkiye küresel yarışta gelişmiş ekonomiler ligine girmek istiyorsa önünde 18 yıllık bir fırsat penceresi vardır"dedi.
    
    
    

Bu haberi 127 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir