Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik:(3) -"(Gazetecilerin yıpranma hakkı) Önümüzdeki…

  • Yazı boyutu
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik:(3)
  -"(Gazetecilerin yıpranma hakkı) Önümüzdeki…

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik:(3) -"(Gazetecilerin yıpranma hakkı) Önümüzdeki yasama yılında bu konu bir netliğe kavuşacak. 'Olacak' veya 'olmayacak' noktasında net bir şey söyleriz. O alanın genişleyip genişlemeyeceğini göreceğiz" -"2013'te ağız-diş sağlığıyla ilgili süreci başlatıyoruz"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, gazetecilerin yıpranma hakkı konusunun gelecek yasama yılında netliğe kavuşacağını belirterek, "Olacak' veya 'olmayacak' noktasında net bir şey söyleriz. O alanın genişleyip genişlemeyeceğini göreceğiz" dedi.
     Faruk Çelik, ekonomi gazetecileriyle bir araya geldiği toplantıda soruları yanıtlarken, "çalışanların tümünün amele" olduğunu kaydederek, Çalışma Bakanlığının da bir anlamda "Amele Bakanlığı" olduğunu söyledi.
     Sağlıkta imkanlara erişim rahat olduğunda suistimallerin beraberinde geldiğini dile getiren Çelik, "Bunu ilaçta da gördük, tedavi hizmetlerinde de gördük. Bundan dolayı bazı tedbirler alıyoruz. Biri, avuç içi damar izi... Kimlikle gidip tedavi olma imkanı var. Bu bir kolaylıktı ama istismarı da beraberinde getirdi. Özel hastanelerde şu anda deneme süreci cereyan ediyor, avuç içi görüntülemesi olacak. Orada da suistimal yine çıkabilir ama hiç olmazsa hastaneye geliş zorunluluğu doğmuş olacak" diye konuştu.
     Çelik, işsizlik maaşı konusuna değinerek, sosyal devlet olmanın gereklilikleri yerine getirilirken, başka sorunların da beraberinde geldiğini kaydederek, 6-8-10 aylık işsizlik ödeneği verdiklerini, bunun süresinin ve meblağlarının artırılmasıyla, "çalışmama" ve "sistemde kalma"nın daha çok tercih edilebileceği endişesi taşıdığını ifade etti.
     Diş sağlığıyla ilgili çalışmalar bulunduğuna değinen Çelik, "2013'te ağız-diş sağlığıyla ilgili süreci başlatıyoruz. Sağlıklı başlatmayı istiyoruz çünkü bazı alanlarda çok sağlıklı başlayamadık, suistimalleri de beraberinde getirdi" dedi.
    
     -Yıpranma hakkı-
    
     Çelik, gazetecilerin yıpranma hakkına ilişkin bir soru üzerine, şunları söyledi:
     "Bir ülke düşünün ki 40-45 yaşında insanları emekli ediyorsunuz. Yetmedi bir de yaygın bir şekilde hak edenden ziyade, yıpranma payı adı altında milletvekilleri de dahil herkese yıpranma payını yaymışsınız. Sanki 60-65 yaşında emeklilik var da... '65'ine kadar nasıl çalışsın bu insan- Bunun 3-4 yıl erken emekli olması gerekir, çalışma koşuları bunu gerektirir' gibi bir durum varmış gibi. Oysa 38 yaşında emeklilik var, 42 yaşında emekliliğin olduğu yerde ambalajla çalışan da fabrikada yıpranma payından yararlanıyor, ateşin karşısında çalışan da yıpranma payından yararlanıyor. Diyelim ki işletmeler veya iş alanları komple yıpranma payına alınmış, binlerce, yüz binlerce insan yıpranma payından yararlanır noktaya gelmiş. Sosyal güvenlik reformunu yaparken bu konu ana başlıklardan bir tanesi. Biz işin içinden doğrusu çıkamadık. Neden- Siyasi, sosyal, sivil örgütlerden yoğun bir baskı geliyor, kazanılmış hak diye olaya bakılıyor. Oysa bir reform yapıyorsunuz, önünüzdeki 100 yılı aydınlatan. Yani Türkiye ekonomisini dışarıdan izleyenler, 'Ne yapmak istiyor bu ülke sosyal güvenlik reformuyla- 10 yılını, 20 yılını, 50 yılını görebiliyor mu-' perspektifiyle sorumluluk yüklüyor. Biz, bunun altından kalkmak için hangi alanların yıpranma payı bünyesinde değerlendirileceği konusunu Bilim Kuruluna havale ettik. Heyet, işlerin risk durumunu dikkate alarak, en riskli, en tehlikeli işlerden başlayarak, sınıflandırmalar yaparak önümüze bir tablo getirdi. Siyasetçi olarak Bilim Heyeti'nin vermiş olduğu raporun dışında bizim bir şey yapma şansımız yok. Bunun kapısını araladığımız zaman, tekrar eski duruma geleceksiniz. Biraz bu konuda torunlarımızı ve çocuklarımızı düşünerek olaya bakmak gerek."
     İlgili medya derneklerinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bu konuda bir dosya ilettiğini aktaran Çelik, "Sayın Başbakanımız bana havale etti. Ben de bunu Bilim Heyeti'ne gönderdim. Bize herhalde bir netice belirler. Önümüzdeki yasama yılında bu konu bir netliğe kavuşacak. 'Olacak' veya 'olmayacak' noktasında net bir şey söyleriz, o alanın genişleyip genişlemeyeceğini göreceğiz" dedi.
    
     -Kıdem tazminatı-
    
     Çelik, Bakanlığın üzerinde çalıştığı konulardan birinin kıdem tazminatı olduğunu belirterek, şu görüşleri paylaştı:
     "Çalışan herkes çalıştığı süre kadar tazminattan pay alsın istiyoruz. 12 ay çalışma zorunluluğu yüzde 10'luk bir çalışanı ilgilendiriyor. Ama 1 aylık çalışan milyonlar var bu ülkede, 2 ay çalışan, 11 ay çalışan milyonlar var. Bunlar da bundan yararlansın. Bu işverenin işine geliyor mu- Hiç gelmiyor. Sistemi öğrenince işverenlerin de bu işe tepki göstereceklerini hissediyorum. Neden- Yüzde 90'ı ödemiyor ki. Ödenmezken, şimdi ödenir noktaya getirecek, bu iş dünyasında tartışma konusu olacak. Peki işçimiz ne diyor- 'Kazanılmış hak'... Ama yüzde 10 için kazanılmış bir hak, uygulamada baktığınız zaman. Burada nasıl ısrarcı olacaksınız- Hem 'emeği savunuyorum' hem de 'yüzde 10'u iyi ama yüzde 90'ı aynı kalsın'. Esas soru o, oran ne olacak- Şu anda yüzde 8,5 düzeyindeki oran ne olacak- Hatta şu anda yüzde 10'un içinde kıdem tazminatı alamayanlar da var, yüzde 10'u hak etmiş. Bireysel hesabına kendi adına yatan hesapta bu nemalanacak. İşte bu nemalanma süresi ve varacağı meblağ hesaplanıyor ve burada bir mağduriyetin oluşmaması, hak kaybı oluşmaması gayreti içerisindeyiz, çalışmamız o."
     (Son)
    
    
    

Bu haberi 118 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir