Brookings Institution Başkan Yardımcısı Derviş: -"Mevcut hükümet çok çaba sarf etti. Özellikle…

  • Yazı boyutu
Brookings Institution Başkan Yardımcısı Derviş:
  -"Mevcut hükümet çok çaba sarf etti. Özellikle…

Brookings Institution Başkan Yardımcısı Derviş: -"Mevcut hükümet çok çaba sarf etti. Özellikle ekonomik, toplumsal ve demokratik alanda çok ciddi ilerlemeler kaydetti. Ama Avrupa bu ilerlemeye içten bir karşılık vermedi" -"Almanya'nın da hayati bir önemi var ama Avrupa'nın merkezinde Fransa'nın başarısı olmaksızın Avrupa, kuzey ve güney ekseninde ikiye bölünme riskini taşıyor"

Brookings Institution Başkan Yardımcısı, Paris Boğaziçi Enstitüsü Bilim Kurulu Eş Başkanı ve Sabancı Üniversitesi Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi Kemal Derviş, mevcut hükümetin Avrupa Birliği (AB) konusunda çok çaba sarf ettiğini, özellikle ekonomik, toplumsal ve demokratik alanda çok ciddi ilerlemeler kaydettiğini belirterek, "Ama maalesef Avrupa bu ilerlemeye içten bir karşılık vermedi" dedi.
     Paris Boğaziçi Enstitüsü'nün (Institut du Bosphore), İstanbul'da düzenlediği yıllık toplantısı "Krizdeki Avrupa: Fransa ve Türkiye için Etkiler, Sorunlar ve Fırsatlar" ana temasında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Kemal Derviş, Avrupa'daki krizin Avrupa Birliği (AB) projesi açısından çok ağır bir kriz olduğunu, ancak bunun aynı zamanda para birliği gibi bazı sorunları çözmek için bir fırsat olabileceğini ifade etti.
     Bugün Avrupa'da en eksik olan şeyin ekonomik çözümler değil bir siyasi tutarlılığın ve kararların hızla alınabildiği bir mekanizmanın yokluğu olduğunu belirten Derviş, "AB, Yunanlılarla işbirliği içinde 2-3 yıl içinde hızla kararlar alınmış olsaydı bu halde olmazdı. Onun için bence Avrupa'daki sorunun merkezinde hızla karar verme mekanizmalarının eksikliği yatıyor. Eğer para birliğinin çalışmasını istiyorsak o zaman karar mekanizmalarını da değiştirmek zorundayız" diye konuştu.
     Fransız ekonomisinin son 20-30 yıla bakıldığında performansının sağlam olduğunu dile getiren Derviş, "Fransa'nın büyüme oranı, Almanya ile kıyaslandığında oldukça yakın rakamlar. Son 2 yıl alırsak farklılaştı ama 20-30 yıllık bir perspektiften baktığımız zaman Fransa da sonuç olarak oldukça sağlam performans gösteren bir ülke. Fransa'nın önünde bugün birçok meydan okuma ve çözmesi gereken birçok sorun var. Mevcut hükümet bütçe ve vergi açısından çok zor bir durumu miras aldı. Bir de Avrupa'nın sorunları var, sadece Fransa'dan kaynaklanan sorunlar yaşanmıyor. Dolayısıyla çok ciddi reformlar gerektiği çok açık" ifadelerini kullandı.
     Fransa'nın Avrupa'nın geleceği açısından Almanya'dan daha önemli olduğunu dile getiren Derviş, şöyle devam etti:
     "Almanya'nın da hayati bir önemi var ama Avrupa'nın merkezinde Fransa'nın başarısı olmaksızın Avrupa, kuzey ve güney ekseninde ikiye bölünme riskini taşıyor. Fransa Avrupa'nın kuzeyi ile güneyi arasında bir bağlantı noktasıdır. Bunun için de Fransa'nın performansının sağlam olması ve diğer Avrupalı ülkelerle ortaklık içinde bu işlevini görebilmesi lazım. Ancak dünya kamuoyunda Fransa'nın oynaması gereken ve başka hiç kimsenin oynayamayacağı bu rol yeterince önemsenmiyor."
    
     -"Fransa ve Türkiye yeniden inşa edilmek zorundaki Avrupa'da nasıl işbirliği yapacağına bakmalı"-
    
     Kemal Derviş, Türkiye'nin AB ile ileri düzeyde bütünleşmesi projesinin 1963'ten kalma bir proje olmadığını belirterek, "Hatta Cumhuriyet'in kuruluşundan kalma bir proje dahi değil. Daha Genç Osmanlılar döneminden, 19. Yüzyılın sonundan itibaren reform hareketi tümüyle Avrupa'dan gelen düşüncelerden ilham almıştı" dedi.
     Türkiye'de hatalar yapılsa da çok ciddi ilerlemeler kaydedildiğini söyleyen Derviş, şöyle devam etti:
     "Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyesiyim yani sosyal demokratım ama iktidardaki mevcut hükümet de çok çaba sarf etti, özellikle ekonomik, toplumsal ve demokratik alanda uzun süre çok ciddi ilerlemeler kaydetti. Bunu da söylemem gerekir. Ama maalesef Avrupa bu ilerlemeye içten bir karşılık vermedi. Bazı Avrupalılar bunu yaptı ama Avrupa, Avrupa olarak bu çabayı sarf etmedi ve yazık oldu. Bu süreç her iki taraf için de iyi şeyleri taşıyan bir süreç.
     Cumhurbaşkanı Sarkozy dönemindeki Fransız politikası oldukça negatifti hatta yaralayıcı nitelikteydi. Bugün yeni bir hükümet var ve yeni bir başlangıç için çok büyük umutlar besliyoruz. Bu yeni başlangıç mutlaka yeni Avrupa'nın içinde yer almalı. Çünkü Avrupa değişiyor, Türkiye de değişiyor, bölge değişiyor. Dolaysıyla artık Fransa ve Türkiye olarak büyük Avrupa bölgesinde bu değişmekte olan ve kendini yeniden inşa etmek zorunda olan Avrupa'da nasıl işbirliği yapacağımıza bakmak lazım.'
     Dünyanın Çin ve Amerika'dan ibaret bir G2'ye doğru gitmesi istenmiyorsa ve daha dengeli bir dünya talep ediliyorsa Avrupa'nın ağırlık koyması gerektiğini ifade eden Derviş, Avrupa'ya sadece Türkiye ve Fransa'nın değil bütün dünyanın ihtiyacı olduğunu kaydetti.
     Kemal Derviş, Türkiye'nin Avrupa perspektifini yitirmesi halinde ülke olarak bundan zarar görüleceğini vurgulayarak, "Önümdeki 2 yıl boyunca yeniden Avrupa perspektifini inşa etmek çok önemli. Eğer Türkiye tümüyle güneye ve doğuya yönelmeye başlarsa o zaman hepimiz zarar görürüz. Türkiye 100 yıllık bir rüyayı kaybeder ama Avrupa da ona dünyada ağırlığını koymasına yardımcı olacak bir ortağını yitirmiş olur. Özellikle Akdeniz'e yönelik açılımını kaybetmiş olur. Fransa burada büyük bir rol oynayabilir. Umarım Türkiye ve Fransa bu fırsatı değerlendirir" diye konuştu.
    
    
    

Bu haberi 109 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir