Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği (BİTÜDER): -"Su yalıtımı olmayan binalarda 10 yıl sonra…

  • Yazı boyutu
Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği (BİTÜDER):
  -"Su yalıtımı olmayan binalarda 10 yıl sonra…

Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği (BİTÜDER): -"Su yalıtımı olmayan binalarda 10 yıl sonra betonun içindeki donatı başlangıçtaki taşıma kapasitesinin, belli koşullarda yaklaşık olarak yüzde 66'sını kaybediyor"

Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği (BİTÜDER), su yalıtımı olmayan binalarda 10 yıl sonra betonun içindeki donatının başlangıçtaki taşıma kapasitesinin, belli koşullarda yaklaşık olarak yüzde 66'sını kaybettiğini bildirdi.
     BİTÜDER'den yapılan açıklamada, yağmur, kar gibi herhangi bir yoldan yapılara sızan suyun, donarak veya kimyasal tepkimelere girerek, donatının özelliğini yitirmesine ve korozyona, yani betonun içindeki taşıyıcı özellikteki demirlerin paslanmasına neden olduğu belirtilerek, "Oluşan korozyon ise yapıların taşıyıcı sisteminin çürümesine ve zamanla zayıflamasına sebep oluyor. Su yalıtımı olmayan binalarda 10 yıl sonra betonun içindeki bu donatı başlangıçtaki taşıma kapasitesinin, belli koşullarda yaklaşık olarak yüzde 66'sını korozyon nedeniyle kaybediyor. Oysa su yalıtımı binaların taşıyıcı sistemlerini suyun zararlı etkilerinden ve korozyondan koruyarak güçlü olmasını sağlıyor" denildi.
     Açıklamada görüşlerine yer verilen BİTÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Karahan, yapıların suyun zararlı etkilerinden korunarak depreme karşı güvenli olmasının en önemli yolunun binalarda su yalıtımı olduğunu vurguladı.
     Su yalıtımının mutlaka yasal olarak zorunlu bir uygulama olması gerektiğinin altını çizen Karahan, "Türkiye gibi yüzölçümünün yüzde 92'si deprem kuşağında olan bir ülkede hayati önem taşıyan su yalıtımı uygulaması inşaat taşeronunun inisiyatifine bırakılırsa, maalesef daha çok canlar yanar" dedi.
     Marmara'da 1999 yılında yaşanan depremde birçok binanın yıkılma nedeninin korozyon, korozyonun sebebinin ise doğru su yalıtımı uygulamasının yapılmamış olması olduğunu dile getiren Karahan, şunları ifade etti:
     "17 Ağustos'ta yaşanan büyük depremin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından bir rapor hazırlandı. Hazırlanan rapora göre; 55 bin 651 konut ve işyerinde yapılan kontrollerde bu binaların yüzde 79'u hasarlı bulundu. İncelenen binaların yüzde 64'ünde nemin yol açtığı korozyon (paslanma), yüzde 41'inde malzeme eksikliği, yüzde 18'inde inşaat aşamasında betonun hatalı uygulaması, yüzde 11'inde eskime ve yıpranma, yüzde 3'ünde proje hatası hasarların nedeni olarak belirlendi. Rapordan da anlaşıldığı gibi binaların zarar görmesindeki en büyük etken korozyon... Ve Türkiye gibi deprem kuşağında yer alan bir ülkede su yalıtımının hayati önemi olduğu açıkça belli."
     Su yalıtımının inşaat aşamasındaki maliyetinin, toplam bina maliyetinin yaklaşık yüzde 3'ü kadar olduğunu dile getiren Karahan, yapı güvenliği söz konusu olduğu için bunun fazladan bir maliyet olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
    
    
    

Bu haberi 117 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir