Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün: -"Türkiye, terörle ya da terörsüz bölünebilecek bir ülke…

  • Yazı boyutu
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün: 
  -"Türkiye, terörle ya da terörsüz bölünebilecek bir ülke…

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün: -"Türkiye, terörle ya da terörsüz bölünebilecek bir ülke değil" -"Türkiye bölünemez. Silahla da bölünemez, anlaşarak da bölünemez. Tarih buna imkan vermiyor, coğrafya buna imkan vermiyor" -"Biz silahla Türkiye'yi bölebiliriz veya siyaset yoluyla bölebiliriz umutları taşıyanların da umutları boş umutlardır" -"Çok sabırlı, çok dirayetli ve herkesin yardımcı olacağı bir süreç olması gerektiğini görmemiz lazım" -"Silahların konuşmadığı, insanların konuştuğu bir ortam oluşturalım"

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'nin, terörle ya da terörsüz bölünebilecek bir ülke olmadığını belirterek, "Türkiye bölünemez. Silahla da bölünemez, anlaşarak da bölünemez. Tarih buna imkan vermiyor, coğrafya buna imkan vermiyor. Biz silahla Türkiye'yi bölebiliriz veya siyaset yoluyla bölebiliriz umutları taşıyanların da umutları boş umutlardır" dedi.
     Bakan Ergün, Kanaltürk'te "Ankara'nın Nabzı" programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
     "İmralı görüşmelerine" ilişkin Ergün, Türkiye'nin yoluna daha hızlı bir şekilde devam etmesinin herkesin, tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının menfaatine olduğunu söyledi.
     Ülkenin ayağındaki en önemli pranganın terör meselesi olduğunu vurgulayan Ergün, Türkiye'nin terör meselesini çözüme kavuşturduğu an hızına hız katacağını vurguladı.
     Ergün, şunları kaydetti:
     "İktidarı, muhalefeti, sivil toplum örgütleri, hatta terör örgütünün içinde bulunanlar, terör örgütünün yöneticileri, terör örgütüne sempatiyle bakanlar... Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları içerisinde herkes şunu görmeli ki bununla bir yere varılmıyor. Bu hiçbir derde deva değildir, boşa bir çabadır. Bir sürü zaman harcanmaktadır, bir sürü insan harcanmaktadır. Polisimizi, askerimizi şehit veriyoruz. Gencecik çocuklar dağa çıkıyor bir şekilde, daha 20'li yaşlarına gelmeden veya bu yaşlarda hayatlarını kaybediyorlar. Şimdi bu boşa çabanın bir an evvel sona ermesi lazım. 30 yıldır bu devam ediyor. 30 yıl sonra gelinen noktada ne oldu- Yani, Türkiye terörle bölünebilecek bir ülke mi- Terör Türkiye'yi bölebilir mi- Bölemeyeceğini anlamış olması lazım. Türkiye terörle ya da terörsüz bölünebilecek bir ülke değil."
    
     -"Dirayetli ve sabırlı olmalıyız"-
    
     Yaşanan "etnik kimlik problemlerinin" terörle çözülemeyeceğini, bunların hukuk ve demokrasi içerisinde çözüme kavuşturulacağını anlatan Ergün, terörün, bunları çözmeyi kolaylaştıran değil, bilakis zorlaştıran bir unsur olduğunu bildirdi.
     Bunun terör örgütü ve onun yöneticileri tarafından görüldüğünü belirten Bakan Ergün, şöyle devam etti:
     "Bugün geldiğimiz noktada başta İmralı olmak üzere, Abdullah Öcalan olmak üzere muhtemelen Avrupa'daki örgüt yöneticileri, Kandil'deki örgüt yöneticileri, herkes, uluslar arası konjonktürü de dikkate alarak Türkiye'nin demokratikleşme yolunda atmış olduğu adımları, Türkiye'nin her vatandaşının etnik kimlik veya dini kimlik problemlerinin çözümü yolundaki güçlü iradeyi görmesi ve terör yolundan vazgeçmesi lazım. Bu vazgeçme tabii ki bir süreçtir, silahsızlanma bir süreçtir. Bu süreç dünyanın değişik ülkelerinde değişik yöntemlerle uygulanmıştır. Bizim ülkemizin de kendine uygun benzer yöntemleri bulması gayet tabidir. Bunlar denenmektedir. Bugün geldiğimiz aşamada örgütün üzerinde hala en etkili şahıslardan bir tanesinin İmralı olduğu görülmektedir. Ama tek etkili olan şahsın da o olmadığı, yani Kandil'de de Avrupa'da da ya da örgütün artık uluslararası farklı bağlantılara, uluslar arası etkilere de açık bir örgüt haline geldiğini düşünürsek, çözülebilir ama karmaşık bir süreç olduğunu çok sabırlı, çok dirayetli, herkesin yardımcı olacağı bir süreç olması gerektiğini görmemiz lazım."
    
     -"Silahların konuşmadığı bir ortam oluşturalım"-
    
     "Oslo görüşmelerinin" de meselenin çözülmesi için yapıldığına işaret eden Ergün, terör meselesinden bu ülke vatandaşlarının hiçbir menfaatinin olmadığını, menfaati olanların başkaları olduğunu ifade etti.
     "Türkiye'nin üzerindeki bu yükü atalım" diyen Ergün, bundan herkesin kazanmasını istedi. Silahların değil, insanların konuştuğu bir ortam oluşturma isteğini dile getiren Ergün, "İnsanlar konuşursa anlaşırlar. Ben demokraside her şeyin konuşulmasından yanayım mesela. Her şeyin konuşulması çok önemli bir şey. Ben inanmadığım fikirlerin, karşı olduğum fikirlerin de bu masada konuşulmasından yanayım" dedi.
    
     -"Provokasyona açık süreçlerde dikkatli olmak icap eder"-
    
     Bakan Nihat Ergün, Türkiye'nin kendine özgü çözümler oluşturması gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi:
     "Ama örgütün önce eylemleri bırakması, arkasından silahları bırakması ve Türkiye'nin her şeyi konuşabileceğimiz bir iklime sahip olması gerekir. Şimdi bakın biz demokratikleşme diyoruz, Anayasa değişikliği diyoruz. Anayasadaki vatandaşlık tanımını da değiştirebiliriz. Anayasada bütün vatandaşlarımızı, 'evet bu benim Anayasam, evet bu benim ülkem, evet ben bu ülke için her şeyi yapmaya hazırım' diyebileceği huzur içerisinde Anayasayı kabul edebileceği ortak metinler oluşturmak mümkün, bunu yapabiliriz. Zaten Anayasa doğru olsaydı tartışıyor olmazdık bugün. Ama öyle adımlar atmamız icap ediyor ki tam atacağımız gün bir terör eylemi oluyor. Ne konuşacaksınız o gün- Yani, en ileri demokratik adımı atmak istiyorsunuz, o adımı atacağınız gün bir terör eylemi olursa, 10 tane asker şehit olursa, Türkiye'de herkes büyük bir sıkıntı içerisinde olursa ne konuşabilirsiniz- Bu süreçler provokasyona açık süreçlerdir, provokasyonlara herkesin dikkat etmesi icap eder. Tabii ki provokasyon olacak diye doğru adımları atmaktan da vazgeçmeyiz. Ama provokasyonlar doğru adımların atılmasını geciktirir."
    
     -"Memleket bölünür korkusu batıl inanç"-
    
     "Günün birinde Öcalan'ın Meclis'e girmesi mümkün mü sizce Türkiye'de-" şeklindeki bir soru üzerine de Ergün, "Görmüyorum öyle bir opsiyon" cevabını verdi. Ergün, "Memleket bölünür" korkusunun, üretilmiş bir korku olduğuna işaret ederek, "Türkiye bölünemez. Silahla da bölünemez, anlaşarak da bölünemez. Tarih buna imkan vermiyor, coğrafya buna imkan vermiyor, sosyal şartlar buna imkan vermiyor, formül bulamayız. Bütün üniversiteleri görevlendirsek, bir bölünme formülü bulun, biz bölünmek istiyoruz desek bölünemeyiz. Biz silahla Türkiye'yi bölebiliriz veya siyaset yoluyla bölebiliriz umutları taşıyanların da umutları boş umutlardır" diye konuştu.
    
     -"Allah'ın yarattığı farklılığı nasıl görmezden gelebiliriz-"-
    
     Nihat Ergün, farklılıkların görmezden gelinemeyeceğini belirterek, Allah'ın yarattığı farklılıkları ortadan kaldırma, yok sayma, görmeme cüreti gösteremeyeceğini, öyle bir hakkının olmadığını söyledi.
     O zaman adeta ilahi nizama kafa tutmuş olunacağını vurgulayan Ergün, bir Müslüman olarak böyle bir şey yapamayacaklarını ifade etti.
     Allah'ın yarattığı farklılığı yok sayamayacaklarının ve onu yok etmeyi göze alamayacaklarının altını çizen Ergün, olaylara bu zaviyeden baktıklarını kaydetti.
    
     -"Darbenin tetikçisi ile patates soyanını mahkeme birbirinden ayıracak"-
    
     Bakan Ergün, bir soru üzerine, 28 Şubat soruşturması kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen ve adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılan eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'nın ifadelerini de değerlendirdi.
     Sürecin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Ergün, şöyle konuştu:
     "28 Şubat süreci bir bütün, Karadayı neresinde- 'Ben darbe tarafında yokum' diyor. Ne tarafındasın- Mesela darbe tarafında olanlarla, bunun için çalışanlarla, darbe tarafında olmayanları ben ayıramam, bunu mahkeme ayıracak. Mahkeme diyecek ki 'Tamam, bu işin darbe tarafında olan var.' Darbe tarafında olanın tetikçisi var mesela, bir de patates soyanı var. Şimdi mahkeme darbe işindeki patates soyanla tetikçiyi herhalde birbirinden ayıracaktır. Bizim ayırmamız mümkün değil bunları, mahkeme bunu ayıracak. Kim 28 Şubat sürecinin neresinde, iş dünyasından adamlar var mı bunun içinde, medyadan adamlar neresinde, askerler neresinde, askerlerin hangisi, ne kadarı ne kadar eylemin içinde bulundu- Bizim bunları ayırma şansımız yok."
    
     -"Üniversiteler fizikçi yetiştirmesin, pastacı yetiştirsin, demedim"-
    
     Ergün, piyasaya duyarlı bir eğitim sistemi oluşturulması gerektiği yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine de, şunları ifade etti:
     "Ben üniversiteler fizikçi yetiştirmesin, pastacı yetiştirsin demedim. Ben pasta örneğini konuşmanın bir başka yerinde mesleksizliğe örnek vermek için kullandım, bu bölüm kapandı. Pastacı örneği başka bir bölümde konuşuldu. Hiçbir yerinde üniversiteler fizikçi yetiştirmesin, pastacı yetiştirsin kelimesi yok. Mesela üniversite kelimesi var benim konuşmamın içinde, fen edebiyat fakültesi kelimesi de var, fizik ve fizikçi kelimesi de var, başka bir yerinde konuşmanın pasta kelimesi, pastacı kelimesi de var, fakat bunlar hiçbir yerinde yan yana değiller konuşmanın içinde."
    
     -"EKK'da yeni YÖK Kanunu'nu değerlendireceğiz"-
    
     Diğer bir soru üzerine Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda (EKK) yeni YÖK Kanunu'nu değerlendireceklerini belirten Ergün, YÖK ve üniversitelerin piyasayla örtüşen bir eğitim modeli olup olmadığını ele alacaklarını kaydetti.
     Ergün, sözlerini şöyle tamamladı:
     "Bir kısmının piyasayla örtüşmesi gerekmiyor, piyasa dışındaki işleri de var üniversitelerin, bilimsel araştırmalar mesela piyasayla bağlantılı değil bunlar. Yani piyasa bağlantılı olan bölümleri var, tamamen akademik, tamamen bilimsel bağlantılı olan bölümleri var. Üniversitelerde piyasa arasındaki örtüşme amacıyla da fen edebiyat fakültelerinde veya başka fakültelerde aşırı derecede fakülte açmanın orada büyük bir birikime yol açtığını, bu çocukların piyasada iş bulamadıklarını, karşılık bulamadıklarını söyledim. Halbuki yeni işler var mesela; ne var- Yazılımcılık var değil mi- Bilgi ve iletişim teknolojileri çok gelişiyor, üniversiteler yazılım konusuna çok önemi vermeleri lazım. Türkiye'nin teknolojik ilerlemesi açısından bilgi ve iletişim teknolojilerine yönelmesi lazım. Bu gibi alanlara piyasada, dünya piyasalarında ve Türkiye piyasalarında karşılığı olan alanlara yönelmeleri lazım."
    
    
    

Bu haberi 122 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir