Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün: -"Olimpiyatlarda başarılı olanlara, halter kaldırıp altın…

  • Yazı boyutu
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün:
  -"Olimpiyatlarda başarılı olanlara, halter kaldırıp altın…

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün: -"Olimpiyatlarda başarılı olanlara, halter kaldırıp altın madalya kazananlara 2 bin Cumhuriyet Altını veriyoruz" -"Matematik, fizik olimpiyatlarında başarılı olanlara randevu bile vermiyoruz" -"Bu çocuklara daha çok ilgi göstermemiz lazım" -"Hastanelerin adı şifahaneydi ama sonra nedense hastane oldu. Bakalım, belki tekrar bu konu üzerinde düşünmek lazım ama adı ne olursa olsun insanların içinde şifa bulması lazım"

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, olimpiyatlarda başarılı olanlara, halter kaldırıp altın madalya kazananlara 2 bin Cumhuriyet Altını verildiğini ancak matematik, fizik olimpiyatlarında başarılı olanlara randevu bile verilmediğini belirterek, "Bu çocuklara daha çok ilgi göstermemiz lazım" dedi.
     Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Yüksekokullarının 2012-2013 Akademik Yılı Açılış Programı'na katılan Ergün, burada yaptığı konuşmada, tıp eğitimi bir bütün olarak ele alındığında, konusunun doğrudan insan olduğu bir eğitimden bahsedildiğini söyledi.
     Ergün, diğer eğitim alanlarının da insanla ilgili olduğunu ancak tıp eğitimi alan kişilerin insana doğrudan müdahale etme bilgisine ve yetkisine sahip olduğunu ifade etti.
     Allah'ın Hz. Adem'i yarattığında, meleklerin dahi insanın bilgisi karşısında saygı duyarak, eğildiklerini anlatan Ergün, "İnsanın neresine bakarsanız bakın, taşıdığı ihtişamı görmeniz mümkün. İşte tıp fakültesi öğrencileri olarak siz bu ihtişamı göreceksiniz" dedi.
     Fiziki tedavinin yanı sıra, tıp biliminde ruhsal tedavinin de önemini vurgulayan Ergün, bu açıdan bakıldığında insanların daha hastanelere girerken dahi kendisini iyi hissetmesi gerektiğini söyledi.
     Ergün, şunları kaydetti:
     "Çünkü etkisi olacak. 'Şifahane' demiş sayın bakanımız, eskiden öyleydi, hastanelerin adı şifahaneydi ama sonra nedense hastane oldu. Bakalım, belki tekrar bu konu üzerinde düşünmek lazım ama adı ne olursa olsun insanların içinde şifa bulması lazım. Daha bahçesinden girerken iyileşmeye başlasın insanlar. Biz buna çok dikkat ettik."
    
     -"Eğitim sistemleri artık multidisiplinel olarak çalışıyor"-
    
     Eğitim sistemlerinin artık multidisiplinel olarak çalıştığını vurgulayan Ergün, tıp biliminin mühendislikle, sosyal bilimlerle, kimya sektörüyle yakın çalışması gerektiğini, mühendislik ve kimya alanlarındaki gelişmelerin tıp bilimine önemli katkıları olacağını ifade etti.
     Ergün, Türkiye'de yeni bir dönemin başladığına işaret ederek, bilim, sanayi ve teknolojinin ilk kez bir bakanlık altında toplandığını, bunların daha yakın çalışacağı bir dönemin başladığını bildirdi.
     Türkiye'nin, genç ve dinamik bir nüfusa sahip olduğunu dile getiren Ergün, "Bizim en büyük zenginliğimiz bu. Bazı ülkeler var, çok zengin ama insan kaynakları, mühendisleri yok. Bütçelerinin hepsini Ar-Ge'ye ayırsalar karşılığı yok. Ar-Ge'yi yapacak mühendis, laboratuvar yok ama biz küçük bütçelerle dahi Ar-Ge yapabiliriz, yapacağız da. Çünkü genç ve dinamik, eğitimli bir nüfusumuz var" şeklinde konuştu.
    
     -"10 kilo altın verelim demiyorum ama daha çok ilgi göstermeliyiz"-
    
     Türkiye'de genellikle fiziki olaylara daha çok önem verildiğini belirten Ergün, olimpiyatların da bunun örneklerinden biri olduğunu söyledi.
     Ergün, şöyle devam etti:
     "Olimpiyatlarda başarılı olanlara, halter kaldırıp altın madalya kazananlara 2 bin Cumhuriyet Altını veriyoruz. 2 bin Cumhuriyet Altını 10 kilogram ediyor. Ev, araba verenler de onun arkasından geliyor. Güzel, helalühoş olsun ama bir de beyin gücünü zorlayanlar var. Fizik olimpiyatlarına, matematik olimpiyatlarına göndermişiz. Gelişmiş ülkelerin çocuklarını geçmişler. Akıllarını kullanarak başarılı olmuşlar. Ne yapıyoruz- Haberimiz bile olmuyor. 10 kilo altın vermeyi bırak, bazen randevu istiyor çocuklar, 'ya işimiz çok' diyerek randevu bile vermiyoruz. En babayiğidi bir dolma kalem veriyoruz. Hadi daha ileri gittik bir bilgisayar veriyoruz. Bu ilgi yetmez. Bu çocuklara daha çok ilgi göstermemiz lazım. Ben 10 kilo altın verelim demiyorum ama daha çok ilgi göstermeliyiz."
     Üniversiteleri, Ekim ayından itibaren girişimci ve yenilikçi olarak sıralayacaklarını anlatan Ergün, hangi üniversiteden daha çok buluş yapan öğrencinin çıktığını ortaya koyacaklarını bildirdi.
     Yeni kurulan üniversitelere haksızlık yapmamak adına, uzun yıllardır kurulmuş olan üniversiteleri sıralayacaklarını belirten Ergün, akademik yükselme kriterlerinde de değişiklik olacağını söyledi.
    
     -Üniversitelerin daha yenilikçi, daha girişimci olması lazım"-
    
     Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Oral da Fatih Üniversitesi'nin kurulduğu günden bu yana sadece öğretime değil, eğitime de büyük önem verdiğini ifade etti.
     Türkiye'de artık üniversite anlayışının değiştiğini dile getiren Oral, "Üniversitelerden beklentiler giderek değişiyor. Klasik üniversite anlayışı geride kalmak mecburiyetindedir. Üniversitelerin artık daha yenilikçi, daha girişimci olması lazım. Üniversiteler, faaliyet alanlarını toplumun beklentilerine göre tespit edebilen, topluma karşı kendisini sorumlu gören kurumlardır" diye konuştu.
    
     -"Hastanelerin adı şifahane olsun"-
    
     Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Yiğitoğlu ise bir öneri ortaya koydu.
     Yiğitoğlu, daha önceleri, eski bakanlardan Vehbi Dinçerler'in dile getirdiği "Hastanelerin adı şifahane olsun" önerisini yeniden gündeme taşımak gerektiğini söyledi ve bunu Bakan Ergün'e bir öneri olarak sundu.
    
    
    

Bu haberi 119 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir