"BES'e katkı bütçeyi bozmayacak"

  • Yazı boyutu
"BES'e katkı bütçeyi bozmayacak"

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ABD'deki IMF ve G-20 toplantısı öncesinde önemli açıklamalar yaptı.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ABD'deki IMF ve G-20 toplantlarına gitmeden önce Atatürk Havaalanı'nda basın toplantısı düzenledi.

Babacan açıklamasında son oturumun konusunun AB güvenlik duvarı olacağını belirtti.
Dün akşam onaylanan 2B yasasıyla ilgili olarak Babacan "Herhangi bir gelir tahminimiz yok. 2B gelirleri borçların azaltılmasında kullanılacak" dedi.

"BES'E KATKI BÜTÇEYİ BOZMAYACAK"
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Bireysel Emeklilik Sistemine'ne (BES) devlet katkısına ilişkin rakamların, genel bütçe büyüklüğünün yanında, bütçe dengelerini bozacak, bütçenin genel yapısını bozacak büyüklükte rakamlar olmadığını bildirdi.

Babacan, ABD'de düzenlenen IMF, Dünya Bankası ve G20 toplantılarına katılmak üzere Washington'a gitmeden önce Atatürk Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi.

Burada soruları da yanıtlayan Babacan, Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) devlet katkısının ne olacağı sorusu üzerine, açıkladıkları paketin içinde teşvikler bulunduğunu, öte yandan da bütçe gelirini artıracak programlar olduğunu söyledi.

BES ile ilgili kaç vatandaşın sisteme gireceği, ne kadar para yatıracağının belli olmadığına işaret eden Babacan, vatandaşlar sisteme ne kadar katılırlarsa, yaptıkları katılım rakamının dörtte biri kadar, yani yüzde 25'i kadar alt hesapta o rakamları biriktireceklerini hatırlattı.

Emekliliğe kadar tutan veya daha erken kullanan vatandaşların olabileceğini ifade eden Babacan, ''Daha erken kullanmak isteyen vatandaşlarımız olduğu zaman, belki o yüzde 25'lik kısmın bir bölümü tekrar devlet bütçesine gelir olarak geri dönecek. Ama nereden bakarsak bakalım, bunun rakamları bizim genel bütçe büyüklüğümüzün yanında, bütçe dengelerini bozacak, bütçenin genel yapısını bozacak büyüklükte rakamlar değil'' şeklinde konuştu.

1 LİRALIK HARCAMAYLA 4 LİRALIK TASARRUF
Ali Babacan, bunun yavaş yavaş, yıllar boyunca biriktiğini, belki bütçeden bir miktar harcama olacağını, ancak Türkiye'nin toplam tasarruf oranını artıracaklarını kaydederek, ''Yani bir liralık devlet harcamasıyla, 4 liralık memlekette tasarruf sağlayacağız'' dedi.

Bütçe disiplininin olmasının nedenlerinden birinin cari açık olduğuna dikkati çeken Babacan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Cari açıkla mücadelenin bir yolu da bütçe disiplini... Öte yandan, bütçeden yaptığımız 1 liralık bir harcamayla toplam tasarruf oranını 4 liraya yükseltiyorsak, böylece Türkiye'nin cari açığını 4 lira azaltabiliyorsak bu demek ki toplam dengelerde zaten yapılması gereken bir iş. Maliyeti, bütçenin dengelerini bozacak, bütçeyi önemli ölçüde etkileyecek boyutlarda olmayacak diye bekliyoruz. Ama kuşkusuz bunun yasası tamamlansın, uygulama başlasın ki uygulama için 3 aylık bir süre verdik. Bununla ilgili bilgi işlem altyapısı kurulacak. Vatandaşlarımızın alt hesabında devlet katkısının takip edilmesi için bilgisayar programları yazılacak. 3 aydan sonra uygulama başlasın, görelim. Zaten yılın son 4 ayında muhtemelen uygulanacak. Bu senenin bütçesine çok cüzi birşey olacak. Genel bütçenin içinde bunlar rahatlıkla çözülebilecek rakamlar olacak diye düşünüyoruz.''

17 NİSAN KARARLARI, REFORMLARI
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, önceki gün açıkladıkları paketin ilerde ''17 Nisan kararları, 17 Nisan reformları'' diye kayda geçecek önemde kararlar olduğunu belirtti.
Babacan, önceki gün açıkladıkları paketin içinde gelir getirici kalemler de bir miktar harcama gerektiren kalemler de bulunduğunu hatırlattı.

Uzun vadeli mevduatta stopajın düşük, kısa vadeli mevduatta stopajın yüksek olmasını istediklerine değinen Babacan, dolayısıyla burada zaten kendi içinde bir denge oluşacağını, bir yerden gelir kaybı gibi görünürken, diğer taraftan gelirin artacağını, bunların hepsinin hesabının kitabının yapıldığını söyledi.

Açıkladıkları unsurların hiçbirinin bütçe için büyük maliyetler oluşturmadığını, hepsinin küçük unsurlar olduğunu ifade eden Babacan, ''Makro dengeler açısından bu paketin faydası çok büyük. Gerçekten bu adımlar herhalde ilerde '17 Nisan kararları, 17 Nisan reformları' diye kayda geçecek önemli kararlar diye düşünüyorum'' dedi.


"RANDEVU İSTEYEN AMA KARŞŞILAYAMADIĞIMIZ ÇOK SAYIDA BAKAN VAR"
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yarın katılacağı G20 toplantısında finansal sektörün düzenlenmesi ile ilgili konunun ele alınacağını belirterek, ''Biliyorsunuz Finansal İstikrar Kurulu G-20'nin ürettiği bir yapı ve bu yapı çerçevesinde Basel 2 ve Basel 3 ve bunun da ötesinde küresel bazı düzenlemeler yapılıyor. Türkiye de bu düzenlemelerin fiilen içinde'' dedi.

Babacan, toplantıların ardın Uluslararası Para ve Finans Komitesi'nin toplanacağını belirterek bu toplantının açık ve kapalı bölümlerine iştirak edeceklerini ve nihayetinde Dünya Bankası Kalkınma Komitesi'nin toplantılarıyla bahar toplantılarının sonuçlanmış olacağını kaydetti.

Bu toplantıların yanında ayrıca ''Deauville Ortaklığı Toplantısı''na da katılacağını vurgulayan Babacan, IMF ve Dünya Bankası başkanları başta olmak üzere birçok ülkenin bakanlarıyla ikili görüşmelerde bulunacağını, bunların içinde ABD Hazine Bakanı ve İran Maliye Bakanı'nın bulunduğunu ifade etti.

Babacan, ''Randevu isteyen ama maalesef karşılayamadığımız çok sayıda bakan var. Fakat mümkün olduğunca o randevu taleplerine karşılık vermeye çalışacağız'' dedi.

IMF'NİN İLAVE KAYNAĞA İHTİYACI VAR
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, IMF'nin ihtiyacı olan ülkelere verebileceği rakamın 400 milyar dolar civarında olduğunu, ancak ileriye doğru problem yaşayan ve yaşayacak ülkelerin ne kadar ihtiyacı olabileceğine bakıldığında bu rakamın 800-900 milyar dolar olduğunu, bu nedenle IMF'nin 400-500 milyar dolar daha ilave kaynağa ihtiyacı var gibi göründüğünü kaydetti. Babacan "IMF'ye yaptığımız ödemeler zaten bir kaynak niteliğinde" dedi.

Başbakan Yardımcısı Babacan'ın konuşmasında diğer önemli başlıklar şöyle:

* Artık daha çok ülkeye ihracat yapıyoruz, AB'ye bağımlılık azaldı. Bizim ihracatımız hızla coğrafya olarak genişliyor. AB'ye olan bağımlılığımız nispeten daha azalmış durumda. Ama yüzde 45 büyük bir oran... Dolayısıyla bizim yapmamız gereken, hızla pazar çeşitlemesine gitmek. Bir yandan da AB'nin bu döneminde ihtiyaçları değişecek. Dolayısıyla oralarda Türkiye için fırsatlar olabilir.

* 22 Arap ülkesinin çoğunda sorun yaşanmıyor. Mısır'daki firmalarımızın çoğu gelişmelerden etkilenmedi. Suriye ile ticari ilişkilerimiz ihmal edilebilir boyutta

* Likidite önlemleri AB'de sorunları çözmüyor, bankalar sermaye artırmalı.

 

 

Kaynak: HABERTÜRK


Bu haberi 324 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir