Başbakan Yardımcısı Babacan: (4) -"ABD ve AB ülkelerindeki işsizlik oranları bu ülkelerdeki iç…

  • Yazı boyutu
Başbakan Yardımcısı Babacan: (4)
  -"ABD ve AB ülkelerindeki işsizlik oranları 
  bu ülkelerdeki iç…

Başbakan Yardımcısı Babacan: (4) -"ABD ve AB ülkelerindeki işsizlik oranları bu ülkelerdeki iç pazarın daha uzun süre toparlanmakta güçlük çekeceğini gösteriyor" -"Gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme hızının düşmesinin en önemli sebebi ihracattaki zayıflıklar" -"Türkiye'nin sadece kendine yetecek kadar petrolü, sadece kendine yetecek kadar doğalgazı olsaydı Türkiye bugün cari fazla veren bir ülke olacaktı"

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ABD ve AB ülkelerindeki işsizlik oranlarının, bu ülkelerdeki iç pazarın daha uzun süre toparlanmakta güçlük çekeceğini gösterdiğini söyledi.
     Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) Genişletilmiş Başkanlar Toplantısı'nda konuşan Babacan, büyüme ile ilgili sorunların işsizliği artırdığını belirterek, başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere pek çok ülkede işsizlik oranlarının tarihi yüksek seviyelere çıktığını söyledi.
     Bu durumun bu ülkelerdeki iç pazarın uzun süre daha toparlanmakta güçlük çekeceğini gösterdiğini anlatan Babacan, Avro Bölgesi'nde genç işsizlik oranın yüzde 23,9 olduğunu dile getirdi.
     Babacan, Türkiye'nin aynı konudaki ortalamasının yüzde 15,2 olduğuna dikkati çekti.
    
     -"Güven olmayınca ekonominin toparlanması zor"-
    
     Güven endeksleri konusunda da değerlendirmelerde bulunan Babacan, dünyada krizden sonra sanayi ve tüketici güven endekslerinin bir süre toparlandığını, 2011 yılının başından itibaren ise yeniden düşüşe geçtiğini ifade etti.
     "Güven oluşmayınca ekonomide toparlanma çok çok zor" diyen Babacan, küresel büyüme tahminlerinin de son bir yılda aşağı yönlü revize edildiğini hatırlattı.
     Babacan, "Dünyanın genelinde büyüme rakamları aşağı yönlü revize edilmiş durumda" dedi.
     Büyüme beklentilerinin gelişmekte olan ülkeler de düştüğünü belirten Babacan, gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme hızının düşmesinin en önemli sebebinin ihracattaki zayıflıklar olduğuna işaret etti.
     Babacan, Türkiye'nin de son 6 aydaki ihracat artış hızının düşmesine karşın iyi bir durumda olduğunu kaydetti.
    
     -2030'da çalışan nüfus tehlikesi-
    
     Avrupa'nın en önemli sorununun nüfus olduğunu dile getiren Babacan, Avrupa'nın tümünde çalışan nüfusun kademeli olarak düşeceğini ifade etti.
     Türkiye açısından bakıldığında ise 2030-2035 yıllarına kadar çalışan nüfusun artacağına işaret eden Babacan, "Ama ondan sonra tehlike başlıyor. Zaten Sayın Başbakanımızın 'en az üç çocuk' demesinin arkasındaki bilimsel gerçek bu" diye konuştu.
    
     -"Krizin etkisini az hissettik"-
    
     Türkiye'nin, küresel krizin etkilerini oldukça az hissettiğine dikkati çeken Babacan, şunları söyledi:
     "Özellikle 2002 yılından bu yana Türkiye'de sağlamış olduğumuz siyasi istikrar, güçlü siyasi irade belki de bunun arkasındaki en önemli sebeplerden. Öte yandan 2008-2009 öncesinde uyguladığımız politikalar, Türkiye'deki mali disiplin, enflasyonu tek haneye indirmiş olmamız, kamu maliyesi, bankacılık, sosyal güvenlik, sağlık reformları. Bütün bunlar, bizim ekonomik büyümemizi güçlendirdi."
     Kriz yaşayan ülkelere bakıldığında sorunun temelinde bankacılık ve kamu maliyesi olduğunu belirten Babacan, Her iki alanda da Türkiye'nin kendisini güçlendirerek krizden az etkilendiğini vurguladı.
    
     -"2009'da bambaşka bir yol izledik"-
    
     Babacan, 2009 yılında Avrupa'nın pek çok ülkesinin liderlerinin krizden çıkış yolu olarak vergileri düşürme ve daha fazla kamu parası harcamayı gördüğüne işaret ederek, "Düz mantıkla baktığımızda doğru gibi görünüyor. İyi ama o devletin zaten borcu yüksekse, zaten kamu borcu, piyasalar için bir risk kaynağı olarak görülüyorsa, daha fazla para harcayarak borcu daha da artırıyorsanız güven unsurunu ihmal etmiş oluyorsunuz" ifadesini kullandı.
     Türkiye'nin tam o dönemde bambaşka bir yol izlediğini anlatan Babacan, 2012 yılının 2009 yılındaki Orta Vadeli Program'ın son yılı olduğunu hatırlatarak, koydukları hedeflerden daha iyi bir şekilde söz konusu dönemi kapattıklarını belirtti.
    
     -İşsizlik ve istihdam-
    
     İstihdam konusunda da konuşan Babacan, 2009 yılından bu yana 4 milyon kişilik ilave istihdam sağladıklarını söyledi.
     İstihdam artışı açısından da Türkiye'nin birçok ülkeden ileri olduğunu dile getiren Babacan, Türkiye'nin Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) üyesi ülkeler arasında işsizlik oranının en hızlı düştüğü ülke konumunda bulunduğuna dikkati çekti.
    
    
     -"Petrol ve doğalgazımız olsaydı..."
    
     Babacan, Türkiye ekonomisi açısından en önemli konulardan bir tanesinin cari açık olduğunu kaydederek, 2011 yılında cari açığın yüzde 10 gibi tarihi yüksek bir seviyeye ulaştığını dile getirdi.
     Bu oranın aynı zamanda dünya ülkeleri arasındaki en yüksek oran olduğuna işaret eden Babacan, 2010 ve 2011 yıllarındaki yüksek büyümeye karşın cari açığın da çok büyüdüğünü söyledi.
     Babacan, cari açığın en önemli nedeninin enerji ithalatı olduğuna vurgu yaparak, miktar olarak ihtiyacın arttığını ve petrolün varil fiyatının da 110-120 dolar seviyelerine yükseldiğini ifade etti.
     Türkiye'nin enerji dışı cari açık konusunda artıya geçtiğini hatırlatan Babacan, "Bu şu demek- Türkiye'nin sadece kendine yetecek kadar petrolü, sadece kendine yetecek kadar doğalgazı olsaydı, Türkiye bugün cari fazla veren bir ülke olacaktı" diye konuştu.
    
     (Sürecek)
    
    
    

Bu haberi 132 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir