Başbakan Yardımcısı Babacan: (2) -"(Vergi ve fiyat ayarlamaları) Bu sene atacağımız başka bir…

  • Yazı boyutu
Başbakan Yardımcısı Babacan: (2)
  -"(Vergi ve fiyat ayarlamaları) Bu sene 
  atacağımız başka bir…

Başbakan Yardımcısı Babacan: (2) -"(Vergi ve fiyat ayarlamaları) Bu sene atacağımız başka bir adım yok. Gelecek sene farklı konularda küçük küçük birkaç adım daha olabilir" -"Toplamda dönen çeklere baktığımızda ilk 9 ayda yüzde 4,36. Hapis cezası kalkmasına rağmen 4,36 büyük bir başarıdır" -"(Asgari ücretliden vergi alınmaması) Bütçe tarafına da bakmak lazım. Mali yüküne de bakmak lazım. Anayasa çalışmalarının tümü bitip paket halinde önümüze gelmeden yorum yapmak çok doğru değil"

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, olası vergi ve fiyat ayarlamaları ile ilgili, "Bu sene atacağımız başka bir adım yok. Gelecek sene farklı konularda küçük küçük birkaç adım daha olabilir" dedi.
     CNBC-e'de soruları yanıtlayan Babacan, karşılıksız çek konusu ile ilgili de değerlendirmelerde bulundu.
     Karşılıksız çek, protesto edilmiş senet, bankalara geri ödemelerde yaşanan problemler gibi konuları yakından takip ettiklerini belirten Babacan, çeklerle ilgili düzenlemenin dünyadaki uygulamalarla paralel olma mecburiyetinden kaynaklandığını söyledi.
     Geçmiş dönemde dünyada çeki ödemeyene hapis cezası uygulayan tek ülkenin Türkiye olduğuna dikkati çeken Babacan, "Bu, Orta Çağ'dan kalan bir ceza metoduydu. Mode hukukta böyle bir şey yok" diye konuştu..
     Hapishanelerdeki toplam hükümlü ve tutuklu sayısının bugün itibarıyla 140 bin kişi olduğunu dile getiren Babacan, çekteki hapis cezası kaldırılmasa, hapse gireceklerin sayısının 220 bine ulaşacağını belirtti.
     Ekonomik açıdan bakıldığında da çekte hapis cezasının kaldırılmasının genel ekonomi ve piyasa üzerindeki etkisinin sınırlı olacağını ifade eden Babacan, şunları söyledi:
     "Kriz öncesi yıllarda dönen çeklerimizin oranı yüzde 5,31. 2009 yılında kriz döneminde bu yüzde 6,83'e çıkıyor. Daha sonra 2010 ve 2011 yıllarında yüzde 3,46 ve yüzde 2,91 rakamlarını görüyoruz. Bunlar (2010 ve 2011) istisnai düşük rakamlar. Çok yüksek büyüme ile beraber bir bakıma piyasadaki çok yüksek likidite ile beraber görülmüş rakamlar. 'Peki bu yıl nerede-' diye baktığımızda ilk 9 ayın ortalaması yüzde 4,36."
     Çek kullanım miktarının da bu yıl geçen yıla göre daha yüksek seyrettiğini anlatan Babacan, çekte hapis cezasının Şubat ayında kaldırıldığını, geçen yıl mart ayında 21,6 milyar lira olan takasa giren çek tutarının bu yılın mart ayında 23 milyar liraya ulaştığını kaydetti.
     Aynı tutarın geçen yılın nisan ayında 18 milyar lira iken bu yılın aynı ayında 29 milyar liraya yükseldiğini dile getiren Babacan, "Temmuz ayındaki çeklerin çoğu hapis cezası kalktıktan sonra yazılan ve işlem gören çeklerdir. Geçen sene Temmuzda işlem gören çek tutarı 21 milyar 646 milyon lira. Bu sene Temmuz'da 35 milyar 899 milyon lira. Sadece şuna bakılmamalı. 'Dönen çek miktarı artmış.' Artmış ama kullanılan çek de artmış. Toplamda dönen çeklere baktığımızda ilk 9 ayda yüzde 4,36. Hapis cezası kalkmasına rağmen 4,36 büyük bir başarıdır" dedi.
     Çeklerin de dahil olduğu bütün ödeme ve kredi kayıtlarının tek bir merkezden görülebileceği bir sicil sistemi kurduklarını hatırlatan Babacan, bunun güvenli bir şekilde daha geniş kitlelere ulaşması için çalıştıklarını söyledi.
    
     -Asgari ücretliden alınan vergi-
    
     Asgari ücretin vergi dışı bırakılması tartışmalarına ilişkin görüşlerini de paylaşan Babacan, evli ve üç çocuklu aileden hemen hemen hiç vergi alınmadığını ifade etti.
     Babacan, "Bütçe tarafına da bakmak lazım. Mali yüküne de bakmak lazım. Anayasa çalışmalarının tümü bitip paket halinde önümüze gelmeden yorum yapmak çok doğru değil" dedi.
     Orta Vadeli Program'da (OVP) kamu ve özel sektörde tasarrufların artırılması gibi bir temel amaç ortaya konulduğunun hatırlatılarak bu konuda yeni bazı adımların atılıp atılmayacağına ilişkin bir soru üzerine Babacan, özellikle şirketlerde sermayeyi teşvik eden bazı adımlar attıklarını dile getirdi.
     Gelecek birkaç yıl içinde sermayeyi dağıtmayıp şirkette tutma ile ilgili bazı adımlar atacaklarını belirten Babacan, "Vergi uygulamalarıyla ilgili 'Ben karımı dağıtayım mı yoksa şirkette mi tutayım-' kararını verirken şirkette tutmalarını destekleyecek bazı adımlarımız söz konusu olacak" diye konuştu.
     Deprem sigortası yasasının yenilenmesinin ardından deprem sigortası yaptıranların oranının hızlı bir şekilde arttığına dikkati çeken Babacan, bu durumun da Türkiye için önemli bir tasarruf anlamına geldiğini söyledi.
     Sigortacılığın da tasarruf oranlarının artması açısından gelecek dönemde çok önemli olduğuna dikkati çeken Babacan, "Sigortacılık sektörü ile ilgili çok enteresan bazı hazırlıklarımız var. Bunların sonucunda da biz OVP'de 2012'de tasarruf oranımızın yüzde 14,3 olması, 2013'te yüzde 15, 2015'te yüzde 16,7 olmasını bekliyoruz" ifadesini kullandı.
     Söz konusu rakamların gelişmekte olan ülkelerin ortalaması olan yüzde 30'un çok altında bulunduğunu anlatan Babacan, oranların hızlı bir şekilde artmasının kolay olmadığını kaydetti.
    
     -Fiyat ayarlamaları-
    
     2013 yılında yeni zamların gündeme gelip gelmeyeceğine ve OVP için olası risklere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Babacan, 2013-2015 arası dönem için OVP'de oldukça ihtiyatlı bir çerçeve çizdiklerini belitti.
     Enflasyon, ihracat rakamları gibi konularda söz konusu ihtiyatlı duruşu sergilediklerine işaret eden Babacan, "Yüzde 7,4 yazdık enflasyona. Yeni gelen verilerle baktığımızda muhtemelen onun da biraz altında kalabilir. Büyümeye gelecek yıl yüzde 4 dedik. Bu da ihtiyatlı bir rakam. Bu sene ihracatımız 150 milyar doları geçecek ama biz 149 küsur yazdık" dedi.
     Türkiye'yi olası risklerden azami bir şekilde koruyacak bir program ortaya koyduklarını ifade eden Babacan, programı açıkladıktan hemen sonra çok olumlu tepkiler aldıklarını söyledi.
     OVP döneminde büyük sapmalar beklemediklerini vurgulayan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Tabii ki eğer AB'de şu ana kadar olanlardan çok daha kötü, komple bir çöküş senaryosu meydana gelirse o bambaşka bir konu. Bizim AB ile ilgili varsayımımız şu: Avrupa'da işler 3 yıl boyunca pek toparlanamayacak. 3 yıl boyunca yerlerinde sayacaklar ama bir çöküş de olmayacak. Ama Yunanistan, İtalya, İspanya kaynaklı komple sistemin bir çöküşü söz konusu olursa program parametrelerimizi etkiler."
     Sigara ve tütün ürünleri ile ilgili ertelenmiş zamlarla ilgili de görüşlerini paylaşan Babacan, geçen yıl çıkan bir kararname gereği 1 Ocak 2013'ten geçerli olmak üzere sigaraya bir vergi ayarlaması geldiğini kaydetti.
     Söz konusu zamların 2013 enflasyon görünümü bozmayacak şekilde daha önceden yapılıp yapılamayacağına ilişkin Babacan, bu unsurları dikkate aldıklarını dile getirdi.
     Bu vergi ve fiyat ayarlamaları konusunda bir yandan bütçe dengelerini diğer yandan enflasyonu gözettiklerini belirten Babacan, "Dolayısıyla hangi ayarlamaları hangi yılın hangi ayında yapalım ki hem bütçe hedeflerimize ulaşalım hem de bunun enflasyon üzerindeki etkileri minimum olsun. Bunları hep çalıştık. Niye sigara şimdi değil de sonra ya da niye benzin gelecek sene değil de bu sene- Bunların hepsinin detaylı analizi yapıldı. Hepsinin bir sebebi var. Bu sene atacağımız başka bir adım yok. Gelecek sene farklı konularda küçük küçük birkaç adım daha olabilir" dedi.
     Oransal vergi ile maktu vergi arasında bir denge kurulabileceğini bildiren Babacan, bunun dışında söz konusu adımların ne olabileceğinin günü geldiğinde kararnamelerle açıklanacağını belirtti.
     (Sürecek)
    
    
    

Bu haberi 76 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir