Başbakan Yardımcısı Ali Babacan:(3) -"Yüzde 35'lik dilime girmesi gerekenlerde ciddi vergi kaçağı…

  • Yazı boyutu
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan:(3)
  -"Yüzde 35'lik dilime girmesi gerekenlerde ciddi vergi kaçağı…

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan:(3) -"Yüzde 35'lik dilime girmesi gerekenlerde ciddi vergi kaçağı olduğunu görüyoruz" -"Bizim seçim döneminde en çok dikkat etmemiz gereken konu istikrarı korumaktır. Yani sağa sola fazla para harcayıp da, orada belli kesimlerin oyunu almaya çalışmaktansa genel istikrarı koruyup, makro ekonomik istikrarın sağlam olduğu bir tablo ile seçimlere girmek bizim için asıl önceliktir" -"Krizden sonra kredi derecelendirme kuruluşları not artırma konusunda biraz daha muhafazakar tutuma girdi" -"Amerikan Hazinesi 2013'ün başında borçlanma tavanına çarpıyor" -"Amerikan şirketlerinin elinde şu an 3 trilyon dolar nakit var. Yatırım yapmıyorlar. Çünkü şirketler önlerini göremiyor"

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan vergi dilimlerine ilişkin, "Yüzde 35'lik dilime girmesi gerekenlerde ciddi vergi kaçağı olduğunu görüyoruz" dedi.
     Babacan, CNBC-e'de katıldığı programda soruları yanıtladı. Vergi ayarlamalarında yeni bir adım olup olmayacağı konusundaki bir soru üzerine Babacan, lüks tüketimle ilgili, çok kazanıp, çok harcayan kesimle ilgili tüketim vergilerinde ayarlamalar yaptıklarını hatırlattı.
     Gelir vergisi skalasında en yüksek dilimin yüzde 35 olduğunu ifade eden Babacan "Maaş alanlarımızın tam rakamlar önümde değil ama kabaca yarısı asgari ücret kazanıyormuş gibi görünüyor kağıt üzerinde, Halbuki biz biliyoruz ki TÜİK'in yaptığı gelir anketlerinden bu böyle değil. TÜİK'in fiilen ailelerle evde yaptığı anketteki tablolarla insanların beyan ettiği ve bordroda görünen gelir arasında büyük farklılık var. Hele hele yüzde 35'lik dilime girmesi gerekenlerde ciddi vergi kaçağı olduğunu görüyoruz" diye konuştu.
     Babacan, serbest meslek diye tabir edilen, kendi hesabına çalışanlar gruplara ayrıldığında, bu grupların çoğunun asgari ücretin altında gelir beyan ettiğini belirterek, bundan sonra denetimlerin artacağını, kişinin yaptığı işle ve yaşam tarzıyla orantılı bir gelir beyanının olup olmadığının araştırılacağını söyledi.
    
     -"Seçimde önemli olan istikrar"-
    
     Ali Babacan, "3 yıl arka arkaya 3 seçim olmasının ekonomiye yansıması nasıl olur. Seçim ruh halinin ekonomiyi olumsuz etkilemesi için ilave bir tedbir planlıyor musunuz" sorusunu da şöyle yanıtladı:
     "2003-2011 dönemine bakacak olursanız, 8 yıllık dönemde 2 tane genel seçim, 2 tane yerel seçim, çok sayıda referandum geçirdik. O dönemlerde ne yapıp yapmadığımız da test edildi. Seçim geliyor diye seçime özel bir ekonomi politikası bugüne kadar uygulamadık. Orta Vadeli programda da seçim yıllarımızda ne yapıp yapmayacağımızı ortaya koyduk. Bizim seçim döneminde en çok dikkat etmemiz gereken konu istikrarı korumaktır. Yani sağa sola fazla para harcayıp da, orada belli kesimlerin oyunu almaya çalışmaktansa genel istikrarı koruyup, makro ekonomik istikrarın sağlam olduğu bir tablo ile seçimlere girmek bizim için asıl önceliktir. Bugüne keder de bunu yaptık. Mali disiplinin özünden asla ayrılmadık.
     Türkiye'nin bugüne kadar kazandığı bu kredibilite, bu itibar bu güven, bu istikrar ortamına zarar verici bir şeyi asla yapmayız. Bu kendi kendimizi vurmak olur. Sayın Başbakanımız bunu seçim meydanlarında defalarca söyledi. 'Asla seçim ekonomisi yok, asla popülizm olmayacak, asla bütçe disiplininden, mali disiplinden taviz vermeyeceğiz' diye defalarca söyledi. Bunu da yapıyoruz. Düşünün son 3 yıl kriz dönemi değil mi- Biz 2009'da yerel seçim gördük. 2010'da Anaya referandumu, bu çok önemlidir, tarihi bir referandumdur. 2011'de genel seçim yaşadık. Geçtiğimiz 3 yılda Türkiye'nin kamu borcu milli gelire oranla 10 puan düştü. 2009'un sonunda yüzde 46 idi bizim kamu borcumuzun milli gelire oranı, bu sene yüzde 36 ile bitireceğiz."
    
     -"Not düşürmede hızlılar, ama not artırmada korkak ve ürkek"-
    
     Babacan, kredi derecelendirme kuruluşlarından not artışı bekleyip beklemediklerinin sorulması üzerine de, krizden sonra kredi derecelendirme kuruluşlarının not artırma konusunda biraz daha muhafazakar tutuma girdiklerini söyledi.
     Bu kuruluşların çok hata yaptıklarını ifade eden Babacan, "Not düşürmede daha hızlılar, ama not artırmada korkak ve ürkek davranıyorlar" dedi.
     Babacan, kendileri için yatırımcıların Türkiye'ye verdiği notun daha önemli olduğunu belirterek, "Yatırımcıların gözünde Türkiye artık güveni kazanmış, yatırım yapılabilir bir ülkedir. Önemli olan budur. Bizim bütün risk göstergelerimiz de buna işaret ediyor. Yatırımcılar çoktan Türkiye'ye notunu vermiş, fiilen de parasını koymuş" diye konuştu.
    
     -"2013'ün başında borçlanma tavanına çarpıyor Amerikan Hazinesi"-
    
     Ali Babacan, "Seçimler sonrasında Amerikan ekonomisi için 2013 beklentileriniz nedir" sorusunu da yanıtladı.
     Amerikan ekonomisi için yaptıkları bütün uyarıların IMF'in son dünya ekonomik görünüm raporunda yer aldığını ifade eden Babacan, ABD'de seçim sebebiyle hiçbir şey yapılmadığını, 2013 ile ilgili nasıl bir ekonomik program uygulanacağı konusunda hiç bir çalışmanın olmadığını kaydetti.
     Babacan şöyle konuştu:
     "Bu yılın sonunda Bush yönetimi döneminde süreli olarak alınan bazı kararların süreleri doluyor. Bu kararların süresinin dolmasının bütçenin üzerindeki etkisi yaklaşık yüzde 5. Yani Amerika'da hiç dokunmasalar, hiç bir karar almasalar milli gelirin yüzde 5'i kadar bütçe dengesinde değişim olacak. Seçimler 6 Kasım'da... 6 Kasım ile 31 Aralık arasındaki dönemde kongre yönetiminin oturup hızlı bir şekilde bunun müzakeresini yapıp 2013 ile ilgili hedefler tespit etmesi gerek. 2013'ün başında borçlanma tavanına çarpıyor Amerikan Hazinesi.
     Geçen yıl yaşadığımız sendrom yine Ocak ayında geliyor. Borçlanma tavanına çarpınca ne yapacaklar, o borçları nasıl ödeyecekler, ne kadar geciktirecekler- Bunların hepsi çok ciddi soru işaretleri. Bizim beklediğimiz bu yılın sonu itibariyle 2013, 2014, 2015 üç yıllık bir Orta Vadeli Program. Biz Amerika'dan bunu bekliyoruz. Dünyanın en büyük ekonomisi, gelecek sene ne yapacağını ortaya koymamış olmaları dünya ekonomisi için ciddi bir belirsizlik. Amerikan şirketlerinin elinde şu an 3 trilyon dolar nakit var. Yatırım yapmıyorlar. Çünkü şirketler önlerini göremiyor."
    
     -Özelleştirme hedefleri-
    
     Özelleştirme ile ilgili bir soru üzerine de Babacan, Vakıfbank'ın özelleştirilmesi konusunun hassas bir konu olduğunu, Halkbank'ın ikincil halka arzı tamamlanmadan, Vakıfbank'ın ikincil halka arzını düşünmediklerini söyledi.
     Babacan, elektrik dağıtım işinin özelleşmesinin çok önemli olduğunu vurgulayarak, bu konuda fiili uygulamada çok geride kalındığını, dağıtımın ve üretimin özelleşmesine hızla devam edilmesi gerektiğini belirtti.
     Ali Babacan, "Türkiye'nin 2014 itibariyle IMF'de icra direktörü olacağı ve burada Türkiye'yi kimin temsil edeceği" konusunda bir soru üzerine de, IMF'nin yapısını bilen, global ekonomiyi okuyabilen, orada Türkiye'yi her açıdan temsil edilebilecek birinin olması gerektiğini söyledi.
     Ali Babacan, "3 döneminiz doluyor. Özel sektöre döneceğinizi söylediniz ama, sayın Başbakan sizi Uluslararası bir kuruluşta görebileceğimiz mesajını verdi. Böyle bir görev için size iletilen bir teklif var mı" sorusuna ilişkin, gündemlerinde böyle bir şey olmadığını söyledi.
     Çok ileride Türkiye'ye hizmet etmelerine vesile olacak başka bir tablo ortaya çıkarsa onu da değerlendirebileceğini ifade eden Babacan, şu an için programının özel sektöre dönmek olduğunu ifade etti.
     (Bitti)
    
    
    

Bu haberi 92 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir