Bankacılık sektörü Basel II İlerleme Raporu: "Türk bankacılık sektörü toplam aktif büyüklüğünün…

  • Yazı boyutu
Bankacılık sektörü Basel II İlerleme Raporu:
  "Türk bankacılık sektörü toplam aktif 
  büyüklüğünün…

Bankacılık sektörü Basel II İlerleme Raporu: "Türk bankacılık sektörü toplam aktif büyüklüğünün yüzde 48,6'sını oluşturan bankaların bireysel bazda, yüzde 28,4'ünü oluşturan bankaların ise konsolide bazda CRD/Basel II'ye geçişe ilişkin strateji ve politikalarını yönetim kurullarının onayına sunmuş oldukları veya söz konusu strateji ve politikaları yönetim kurullarına onaylatarak uygulamaya koydukları görülüyor" -"CRD/Basel II ile ilgili karşılaşılan sorunlara ve kısıtlara bakıldığında bankaların öncelikli engelinin veri eksikliği olduğu görülmektedir"

Bankacılık Sektörü Basel II İlerleme Raporu'nda, Türk bankacılık sektörünün, aktif büyüklüğünün yüzde 48,6'sını oluşturan bankaların bireysel bazda, yüzde 28,4'ünü oluşturan bankaların ise konsolide bazda CRD/Basel II'ye geçişe ilişkin strateji ve politikalarını yönetim kurullarının onayına sunmuş oldukları veya söz konusu strateji ve politikaları yönetim kurullarına onaylatarak uygulamaya koydukları bildirildi.
     Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) internet sitesinde yer alan Bankacılık sektörü Basel II İlerleme Raporu'na göre, bankaların CRD/Basel II'ye uyum konusunda yürüttükleri çalışmaların yakından takip edilmesi amacıyla bankalardan altışar aylık dönemlerde talep edilen "Bankaların CRD/Basel II'ye Geçişine İlişkin İlerleme Anketi"nde 2011 yılından geçerli olmak üzere değişikliğe gidildi.
     Anketin yeni hali ile mevcut uygulama dışında kalan, ileri yöntemlerle yapılacak uygulamalar için bankaların durumları ve hazırlıklarına ilişkin kendi değerlendirmeleri alınıyor ve ankete verilen cevaplar değerlendirilerek büyük bir kısmı kamuoyu ile paylaşılıyor.
     Haziran 2012 dönemine ilişkin cevaplara bakıldığında, Türk bankacılık sektörü aktif büyüklüğünün yüzde 48,6'sını oluşturan bankaların bireysel bazda, yüzde 28,4'ünü oluşturan bankaların ise konsolide bazda CRD/Basel II'ye geçişe ilişkin strateji ve politikalarını yönetim kurullarının onayına sunmuş oldukları veya söz konusu strateji ve politikaları yönetim kurullarına onaylatarak uygulamaya koydukları görülüyor.
     Bankacılık sektörünün yüzde 99'u CRD/Basel II çalışmalarını yürütecek üst yönetimini ve birimlerini oluşturdu, yüzde 78'i sorumlu personelini, yüzde 81'i ise komitelerini belirledi.
     Bankaların CRD/Basel II'ye uyum durumu anketler üzerinden incelendiğinde kredi riskinde bankaların yüzde 64'ü temel içsel derecelendirmeye dayalı yaklaşıma ve yüzde 47'si ileri içsel derecelendirmeye dayalı yaklaşıma yüzde 50 ile yüzde 100 arasında uyum sağlarken, bankaların hemen hemen tamamı menkul kıymetleştirmede yüzde 50'den düşük uyum sağladı.
     Piyasa riskinde içsel ölçüm yöntemlerinde büyük ölçüde uyumlu olan bankaların oranının yüzde 90 olduğu görüldü.
     Operasyonel riskte standart yaklaşımda yüzde 75 ile yüzde 100 arasında uyum sağlayan bankaların oranı yüzde 59'da kaldı.
    
     -Öncelikli engeli veri eksikliği-
    
     CRD/Basel II ile ilgili karşılaşılan sorunlara ve kısıtlara bakıldığında bankaların öncelikli engelinin veri eksikliği olduğu görüldü.
     Bu kısıtı, mevzuattaki belirsizlikler ve teknolojide karşılaşılan sorunlar takip etti.
     CRD/Basel II uygulamasına ilişkin olarak son altı aydaki gelişmelerin nasıl değerlendirildiğine bakıldığında, en olumlu olarak değerlendirilen gelişme Basel II'nin yürürlüğe girmesiyken, en olumsuz olarak değerlendirilen gelişme ise Basel II ileri yöntemlere ilişkin belirsizlikler oldu.
     Kredi riskinin hesaplanmasında, bankaların büyük bir kısmı uygulamanın başlamasını takip eden 2 yıl içerisinde farklı portföyler bazında ileri yöntemlere geçmeyi planlıyor, bu çalışmalar kapsamında veri biriktiriyor, yine büyük kısmı stres testleri uyguluyor ve bankaların tamamına yakını kredi riski analiz sonuçlarını karar alma süreçlerinde kullanıyor.
     Operasyonel risk hesaplamasında bankaların büyük çoğunluğu nihai olarak ileri ölçüm yaklaşımını hedefliyor ve bu kapsamda veri biriktiriyor.
     Piyasa risklerinin ölçümünde bankaların tamamına yakını içsel modeller kullanıyor, stres testleri uyguluyor, analiz sonuçlarını karar alma süreçlerinde kullanıyor e-sektörün yüzde 83'ü yasal sermaye hesaplamalarında içsel model kullanımını planlıyor.
     CRD/Basel II ile ilgili olarak, bankacılık sektörü toplam aktif büyüklüğünün yüzde 1,4'ünü oluşturan bankalar ekonomik sermaye tahsisi uygulamasına gerek görmezken, yüzde 8,5'i ekonomik sermaye tahsisini uyguluyor, kalan kısım ise konuya ilişkin çalışmalarını sürdürüyor.
     Bankaların ikinci yapısal blok kapsamında ele alınan yapısal faiz oranı riski, likidite riski ve yoğunlaşma risklerini çoğunlukla tanımlamış oldukları, karşı taraf kredi riski ve spesifik riske ilişkin çalışmalarına devam ettikleri görülüyor.
    
    
    

Bu haberi 192 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir