Bakan Yıldırım'a onursal doktora unvanı -Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım: (2)…

  • Yazı boyutu
Bakan Yıldırım'a onursal doktora unvanı
  -Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım: (2)…

Bakan Yıldırım'a onursal doktora unvanı -Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım: (2) "Uluslararası tahminler Türkiye'nin sivil havacılık projeksiyonunu 2015 yılı için toplam 55 milyon yolcu olarak öngörüyordu" -"Ancak şimdiden ulaşılan 131 milyon yolcu ile bu tahmin geçildi"

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, uluslararası tahminlerin Türkiye'nin sivil havacılıktaki projeksiyonunu 2015 yılı için iç ve dış hat toplamında 55 milyon yolcu olarak öngördüğünü, ancak şimdiden 131 milyon yolcuya ulaşıldığını kaydetti.
     Bakan Yıldırım, Okan Üniversitesi'nde düzenlenen ve kendisine onursal doktora unvanının sunulduğu "Lojistik Sektörünün Türkiye Ekonomisindeki Yeri ve Önemi" konulu panelin açılışında, Türkiye'de uzun yıllar istikrar, güven ve uzun ömürlü siyasi iktidarlar olmaması sebebiyle hizmet yapılamadığını ifade etti.
     Ulaştırma bakanlarının 1930'dan 2000 yılına kadarki dönemde ortalama görevde kalma süresinin 8,5 ay olduğunu anımsatan Yıldırım, "Bir ulaştırma bakanı 8,5 ayda ne yapabilir- Tebrikleri kabul eder, brifingleri alır, sonra da valizini toplar. Bu sürede proje gerçekleştirme şansınız yok" diye konuştu.
     Güven ve istikrarın olmadığı dönemlerin Türkiye'nin kayıp yılları olduğunu, son 10 yılın ise ülke için altın değerinde bulunduğunu, bununda rakamlarda görüldüğünü dile getiren Yıldırım, milli gelirin sabit fiyatlarla 1992-2002 arasında yüzde 32 artarken 2002-2012 arasında yüzde 70 arttığını, ihracattaki artışın ise 1992-2002 arasında yüzde 45,6 iken, 2002-2012 arasında yüzde 322 olduğunu kaydetti.
     Havacılıkta 10 yıl önce tek şirket, faal 25 havalimanı, cironun 2 milyar doların altında bulunduğunu, 2012 yılı sonunda ise 5 şirketin olduğu sektörün cirosunun 17 milyar dolara, çalışan sayısının 48 binden 165 bine, açık havalimanı sayısının 51'e, iç hatlar yolcu sayısının 8,5 milyondan 65 milyona çıktığını ifade etti.
     Bu gelişmelerin serbestleşme ve rekabet sayesinde gerçekleştiğini vurgulayan Yıldırım, "Artık havacılık imtiyaz olmaktan çıkmış, ihtiyaca dönüşmüş. Biz bunun adına 'Havayolu, halkın yolu' dedik ve 10 yılın sonunda havayolu, halkın yolu oldu. Her kesimden uçağa bineni görüyoruz. Aslında havacılık ülkenin, milletin kaynaşmasını, kardeşliğini de artırıyor diyebiliriz" ifadelerini kullandı.
     Uluslararası tahminlere göre Türkiye'nin sivil havacılıktaki projeksiyonun 2015 yılı için iç ve dış hat toplamında 55 milyon yolcu olarak öngörüldüğünü, ancak şimdiden ulaşılan 131 milyon yolcu ile bunun geçildiğini aktaran Yıldırım, dünya havacılığından alınan payı 10 yıl içinde 3 kat artırdıklarını, geniş bakış açısıyla özelde İstanbul, genelde ise tüm Türkiye'nin bir transfer ve lojistik merkezi olduğunu kaydetti.
    
     -"10 yılda demiryollarına harcadığımız para 26 milyar lira"-
    
     Yıldırım, demiryollarının da yeniden devlet politikası olarak belirlediklerini, 10 yılda demiryollarına harcadıkları paranın 26 milyar lira olduğunu ve gelecek 10 yıl için planladıkları ve fiilen başladıkları yatırımların da 45 milyar lira olduğunu söyledi.
     Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "1.100 kilometre hattı tamamen bitirdik. 3 bin kilometre hat üzerinde halen çalışıyoruz. Mevcut hatların yüzde 70'ini yeniledik. 7 bin 500 kilometre hattı tamamen elden geçirdik. Geri kalanı da bir program dahilinde devam ediyor. Bütün bunlar yapılırken bir şeyi çok önemsedik. 'Sadece yüksek hızlı tren yapmayalım, sadece hatları yenilemeyelim, bunu bir fırsat bilelim, Türkiye'de yerli demiryolu sanayisini geliştirelim' dedik. Şimdi lokomotif, yüksek hızlı tren rayını, makaslarını, bağlantı elemanlarını da kendimiz yapıyoruz. Demiryolu yan sanayi diye bir şey yoktu. Şu anda 500'ün üzerinde firma demiryollarına imalat yapıyor. Üniversitelerle özgün bir sinyal sistemi geliştirmek için proje başlattık ve ilk uygulaması başarıyla sonuçlandı. Sinyal işi de bir tekel. Bunu da kırmayı kendi sistemimizi oluşturmayı hedefliyoruz."
     Türkiye'nin artık teknoloji yoğun, üstülüğe sahip ürünlere yönelmek zorunda olduğuna işaret eden Yıldırım, buralarda da üniversitelere çok büyük görevler düştüğünü, son yıllarda Ar-Ge'ye ayrılan kaynaklarda ciddi bir artış olduğunu belirtti.
     Bakanlık olarak bilişim, uzay ve havacılık projelerine ayrıca destek verdiklerini anlatan Yıldırım, yılda 300 milyon lira kaynakları bulunduğunu ve değerlendirmeyi geçen her projeye 10 milyona kadar destek verdiklerini söyledi.
    
     -"Yollar çift gidiş, çift geliş olmasaydı, hareket bile edemeyecektik"-
    
     Yıldırım, 10 yılda karayollarında gerçekleştirdikleri çalışmalara ilişkin de şunları kaydetti: "Bölünmüş yol projesi son 10 yılda en fazla göze çarpan projedir. 6 bin 100 kilometre ile devraldık. Bunun üzerine 16 bin 500 kilometre yol koyduk. Bölünmüş yollar olmasaydı Türkiye bugün İstanbul şehir için trafiğinden daha beter hale gelecekti. Çünkü 8 milyon araçla devraldık, bugün 17 milyon 100 bin aracımız var yollarda. Bu yollar çift gidiş, çift geliş olmasaydı, hareket bile edemeyecektik. Allah'a şükür şimdi atar damarlar, toplar damarlar açık. Türkiye'nin her tarafında bölünmüş yollar var.
     Bölünmüş yollar dolayısıyla havaya salınan egzoz gazı miktarında 3 milyon ton azalma oldu. Bölünmüş yollara harcadığımız para miktarı da 75 milyar lira. 4-5 sene içerisinde bölünmüş yollar kendini ödüyor. Ölümlü kazalardaki azalma miktarı da yüzde 41. Bir insanı bile kurtarmaya bu yıllar vesile olduysa bunu bedeli parayla pulla ölçülmez"
     Denizcilik ve haberleşmede de önemli çalışmalar yaptıklarını anlatan Yıldırım, bütün bunları yaparken entegrasyon ve lojistiğin önem kazandığını, Türkiye'nin rekabet gücünü artıracak en önemli alanlardan birinin lojistik olduğunu kaydetti.
     Denizyolu-havayolu entegrasyonunun sağlanması ve lojistiğin başarılı olması için ulaşım ağının gelişmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, bunun için özel sektörün de, kamunun da çalışmaları olduğunu ifade etti.
     Bakan Yıldırım'ın konuşmasının ardından, Okan Üniversitesi Uluslararası Lojistik Bölümü Başkanı Yard. Doç. Dr. Avni Zafer Acar moderatörlüğünde gerçekleşen "Lojistik Sektörünün Türkiye Ekonomisindeki Yeri ve Önemi" panelinde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ulaştırma ve Lojistik Sektör Meclis Başkanı Çetin Nuhoğlu, TCDD Yük Daire Başkanı İbrahim Çelik, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mahmut Gürses birer konuşma yaptı.
    
     (bitti)
    
    
    

Bu haberi 94 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir