Bakan Ergün, terör eylemlerini değerlendirdi -Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün:…

  • Yazı boyutu
Bakan Ergün, terör eylemlerini değerlendirdi
  -Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün:…

Bakan Ergün, terör eylemlerini değerlendirdi -Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün: -"Türkiye'yi bölmek amacını gerçekleştiremeyeceklerini terör örgütünün tepesindekiler veya arka planındakiler biliyor. Amacın ülkeyi değilse bile toplumu bölmek olduğu çok açık. Tuzağa düşmemeliyiz" -"Militanlar bölünebileceğini zannedebilirler. Türkiye'yi böleceklerine inanıp eylem yapabilirler, onlar kurban olur giderler. Ama tepedekiler ülkenin istikrarsızlaşma oyununda bir araç bir taşeronluk hizmeti görmektedirler" -"Türkiye terör eylemleriyle bölünemez. Hatta Türkiye, gönüllü olarak istesek bile bölünemeyeceğimiz kadar yüzyıllar içinde birbiriyle kaynaşmış bir ülke, istesek de bölünemeyiz"

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'yi bölmek amacını gerçekleştiremeyeceklerini terör örgütünün tepesindekilerin veya arka planındakilerin de çok iyi bildiğini belirterek, "Amacın ülkeyi değilse bile toplumu bölmek olduğu çok açık. Tuzağa düşmemeliyiz" dedi
     Bir televizyon kanalında soruları yanıtlayan Ergün, terör olaylarında şehit olanlara rahmet ve Türk milletine başsağlığı diledi.
     Ergün, böyle zamanlarda ekonomi konularını konuşmanın fevkalade güç olduğunu ancak bu terör olaylarını gerçekleştirenlerin amaçlarını çok iyi bildiklerini dile getirerek, "Türkiye'nin normal istikametinde ilerlemesinin de devam etmesi lazım. Bir taraftan da Türkiye'yi kalkındırmak, Türkiye'yi güçlendirmek konusundaki çalışmalarımıza ara vermeden, terör olaylarından, eylemlerinden yılmadan devam etmemiz lazım. Zaten terörün amaçlarından bir tanesi de, bu tür alanlarda da yılgınlığa sebebiyet vermek, asla böyle bir yılgınlığa düşemeyiz, o nedenle hepimiz işimizi en doğru şekilde, en güzel şekilde yapmaya da devam edeceğiz" dedi.
     Terör eylemlerinin Türkiye'de hak ve özgürlük mücadelesinin bir aracı olmadığına işaret eden Ergün, Türkiye'nin geldiği demokratik seviyenin, Türkiye'nin hukuk devleti alanında atmış olduğu adımların, Türkiye'deki etnik veya dini hangi nedenle olursa olsun problem yaşayan vatandaşların problemlerini çözmeye uygun bir düzeye geldiğini kaydetti.
     Ergün, her konuda karar alabilen, uygulayabilen, gereken yasal, anayasal değişiklikleri yapabilen bir Türkiye olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
     "Dolayısıyla, hak ve özgürlük mücadelesi için terör eylemi yapmaya gerek yoktur, zaten de bunun için yapılmıyor. Bunun için yapıldığını söyleyenler var. Bir terör eylemini yapan taraftan bazıları, 'biz bunu hak ve özgürlük mücadelesi için yapıyoruz, biz terör yapmazsak Türkiye'de hak ve özgürlükler alanı genişlemez' diyenler var. Hayır, Türkiye'de hak ve özgürlüklerin alanı genişliyorsa teröre rağmen genişliyor, terör olduğu için değil. Terör var ne yapalım- 'O zaman biraz hak ve özgürlük alanını genişletelim, belki terör azalır.' Hayır, böyle değil. Türkiye'de hak ve özgürlükler alanı teröre rağmen genişlemektedir. Terör olmasa daha da genişleyecektir hak ve özgürlükler alanı. Çünkü, bazı şeylerin konuşulmasını engelleyen bir yönü var terör eylemlerinin, yapmak istediği şeylerden bir tanesi.
     Bir yanılgı daha var, hak ve özgürlükler alanı fazla genişledi, terör eylemleri de ondan dolayı arttı. Yani biraz böyle bir etkisi de oluyor; bu da büyük bir yanılgı. Hak ve özgürlük alanı genişledi diye terör eylemleri artmaz. Genişlemesinden rahatsızlık duyanlar, bunun daralmasını isteyenler, hak ve özgürlük alanı fazla genişledi, bizim istismar alanlarımız kurutuluyor hak ve özgürlük alanı genişleyince. O zaman hükümetleri yanlışa sevk edelim, terör eylemleriyle hak ve özgürlük alanı genişletme konusundaki tutum ve davranışlarını kontrol altına alalım, baskı altına alalım gibi düşüncelerle terör eylemleri yapılabilir. Yoksa, doğrudan doğruya özgürlük alanının genişlemesi, terör eylemlerine neden olmaz. Dolayısıyla, böyle bir çıkmazın içine düşmeye gerek yok."
    
     -"Türkiye'de terör bölücülüğün bir aracı olamaz"-
    
     Bakan Ergün, Türkiye'de terörün bölücülüğün bir aracı olamayacağını, Türkiye'nin terörle bölünemeyeceğini ifade ederek, "Peki, teröristler bölebileceklerini zannediyorlar mı- Eylem yapanlar zannediyorlar olabilir, yani diyelim Beytüşşebap eylemini yapanlar veya Şemdinli eylemini yapanlar veya Gaziantep eylemini yapanlar, yaptıkları bu eylemin en etkili eylem olacağını ve artık bundan sonra Türkiye'nin bu eylemden sonra bölüneceğine inanarak yapmış olabilirler militan düzeyinde. Ama yöneticiler düzeyinde bunun böyle olmayacağını biliyorlar. Bu çocukları da buna inandırarak belki eyleme sevk ediyorlar. Ama Türkiye terör eylemleriyle de bölünemez. Hatta Türkiye gönüllü olarak da istesek bile bölünemeyeceğimiz kadar birbirine yüzyıllar içinde, bin yıl içerisinde birbiriyle kaynaşmış bir ülke, istesek de bölünemeyiz. O zaman terörün amaçlarından birisi Türkiye'yi bölmek de olamaz. Ama istikrarsızlaştırmaktır. Yönetilemez hale getirmektir" diye konuştu.
     Ergün, Türkiye'nin mücadelesinde, görünürde bir PKK terör örgütü olduğunu belirterek, "Ama terör örgütünün arka planında, Türkiye'yi istikrarsızlaştırma faaliyetlerinin arka planında uluslar arası ve bölgesel güç odaklarıyla istihbarat örgütlerinin de var olduğunu, hele Afrika'daki ve Ortadoğu'daki bu gelişmeler ve bu karışıklık sırasında bunların daha da elinin güçlendiğini görürsek, o zaman bugün olan terör olaylarının arka planında neler olduğunu çok daha net bir şekilde görebiliriz. Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak, ilham kaynağı olmasının önüne geçecek bir atmosfer oluşturmak, Türkiye'yi yolundan alıkoymak, Türkiye'yi terörle terbiye etmek" dedi.
    
     -"Ülkeleri istikrarsızlaştırmanın iki önemli argümanı var"-
    
     Ülkeleri istikrarsızlaştırmakta iki tane önemli argümanın bulunduğunu, bunların ekonomik krizler ile terör olayları olduğunu dile getiren Ergün, Türkiye'de bazen ikisinin birden kullanılmaya çalışıldığını anlattı.
     Nihat Ergün, terör ve ekonomik krizlerin üst üste getirilebilirse istikrarsızlaştırma odakları açısından bulunmaz bir nimet olduğunu kaydederek, şunları ifade etti:
     "Türkiye çok şükür öbür konuda çok sağlam adımlar attı ve istikrarsızlaştırma unsuru olmaktan ekonomik krizleri çıkardı, çünkü makro ekonomik dengeleri çok iyi kurdu. Aslında şimdi siyasi, hukuki ve demokratik dengelerini de çok iyi kurma yolunda ilerliyor Türkiye'de. Bunları da kurduğunda terör yoluyla Türkiye'nin istikrarsızlaştırılma çabaları da boşa çıkmış olacaktır. O nedenle bu eylemlerin arkasında bunu görmeleri lazım. Türkiye'yi bölmek, ülkeyi bölmek amacını gerçekleştiremeyeceğini terör eylemlerinin tepesindekiler veya arka planındakiler bunu biliyorlar.
     Ama ülkeyi bölmek değilse bile amacın halkı bölmek, toplumu bölmek olduğu çok açık bir şekilde. Burada toplumumuz, halkımız, milletimiz bu bin yıllık büyük beraberliğin içerisinde bu eylemlerin arka planında toplumu bölmek, toplumu parçalamak, toplumda kaotik bir iklim meydana getirmek olduğunu görmeli ve ona göre sağduyulu bir şekilde davranmalı, aslında davranıyor da. Gerçekten milletimiz bütün bu büyük acılar karşısında, büyük sıkıntılar karşısında son derece metanetli, son derece sabırlı bir davranış içerisinde. Çünkü, milletin büyük bir bölümü perde arkasını görüyor. Bu oyuna gelmemek lazım."
    
     -"Türkiye'ye parçalamak mümkün değil"-
    
     Türkiye'yi parçalamanın mümkün olmadığını vurgulayan Ergün, Kurtuluş mücadelesinin 1918-1923 yılları arasında hep birlikte verildiğine dikkat çekti.
     Ergün, 1908 ile 1918 arasında Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı boyunca topraklarımızın çok büyük bir bölümünün kaybedildiğini belirterek, şunları kaydetti:
     "Kaldı ki bizim mücadelemiz, yani terör örgütünün iddia ettiği gibi şöyle bir şey olsa: Türkiye sanki bir bölgeyi işgal etmiş de orada bir direniş örgütü Türkiye'nin işgaline karşı direniyor, böyle bir şey yok ki, biz kimsenin ülkesini işgal etmedik. Hep birlikte bu kadarını kurtarabildik. Yoksa hiçbirimiz kimsenin toprağını işgal etmiş değiliz. Kurtuluş mücadelesini hep birlikte verdik. Niye o zaman Diyarbakırlı Mehmet'le Edirneli Mehmet niye Çanakkale'de beraber yatıyor- Galiçya'da niye Şırnaklı Hasan'la Erzurumlu Hasan beraber yatıyorlar değil mi- Dünyanın her yerine gidiyoruz şehitliklerde. Biz birlikte kaybeden, birlikte kazanan bir milletiz, bir topluluğuz.
     Etnik farklılıklarımız olabilir, dini farklılıklarımız olabilir, bunlar demokrasi içinde, hukuk içinde sonuna kadar hep birlikte özgür bir şekilde yaşayacağız, tadına varacağız bu farklılıkların ama eğer bunlar teröre dönüştüyse o zaman amacının ne olduğunu da iyi tespit etmemiz lazım. Amacı hak ve özgürlük mücadelesi değil. Amacı aslında ülkenin bölünmesi de değil. Militanlar bölünebileceğini zannedebilirler. Türkiye'yi böleceklerine inanıp eylem yapabilirler. Ama terör örgütü içindeki militan düzeyinde bunlar bilinmez, onlar kurban olur giderler. Ama tepedekiler ülkenin istikrarsızlaşma oyununda bir araç bir taşeronluk hizmeti görmektedirler. Yani bunun militanlar tarafından da Güneydoğu'daki bu işe şu veya bu şekilde destek veren vatandaşlarımız tarafından da Türkiye'nin tamamı tarafından da çok iyi görünmesi lazım."
    
    
    

Bu haberi 78 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir