Babacan, Şimşek ve Yılmaz soruları yanıtladı (1) -Başbakan Yardımcısı Babacan: -"Biz Suriye…

  • Yazı boyutu
Babacan, Şimşek ve Yılmaz soruları yanıtladı (1)
  -Başbakan Yardımcısı Babacan:
  -"Biz Suriye…

Babacan, Şimşek ve Yılmaz soruları yanıtladı (1) -Başbakan Yardımcısı Babacan: -"Biz Suriye konusunda öncelikle uluslararası hukuk karşısında çok sağlam bir zeminde yürüyoruz, yine uluslararası hukuk karşısında sağlam zeminde yürümeye de devam edeceğiz" -"Bu konunun bir Suriye-Türkiye ikili meselesi değil, bir insanlık meselesi, aynı zamanda bir güvenlik meselesi şeklinde ele alınması gerektiğini düşünüyoruz" -"2012 yılı 2011 yılından daha iyi bir yıl olacaktır, 2013 yılı da 2012 yılına göre daha iyi bir yıl olacak. Büyüme hızındaki düşüşü bir geriye gidiş olarak algılamamız gerekir" -"(IMF) Onlarla herhangi bir konuda mutabık kalma mecburiyetimiz yoK"

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'nin Suriye konusunda öncelikle uluslararası hukuk karşısında çok sağlam bir zeminde yürüdüğünü belirterek, "Yine uluslararası hukuk karşısında sağlam zeminde yürümeye de devam edeceğiz. Türkiye bu çerçevede hareket ettikten sonra bu konunun ekonomimize olası etkileri minimum düzeyde kalır" dedi.
     Babacan, "Bu konunun bir Suriye-Türkiye ikili meselesi değil, bir insanlık meselesi, aynı zamanda bir güvenlik meselesi şeklinde ele alınması gerektiğini düşünüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
     Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2013-2015 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program'ın (OVP) açıklandığı basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladılar.
     Suriye meselesinin ekonomiye etkisinin sorulması üzerine Babacan, Türkiye'nin Suriye konusunda öncelikle uluslararası hukuk karşısında çok sağlam bir zeminde yürüdüğünü, bundan sonra da uluslararası hukuk karşısında sağlam zeminde yürümeye devam edeceklerini belirterek, şunları söyledi:
     "Türkiye bu çerçevede hareket ettikten sonra bu konunun ekonomimize olası etkileri minimum düzeyde kalır. Ayrıca attığımız her adımın hukuki meşruyeti sorgulanmayacak şekilde çok sağlam yürüyeceğiz. Hangi adımı atarsak atalım hep dostlarımızla, müttefiklerimizle istişare halinde, onlarla mutabakat içinde olacak. Bu konunun bir Suriye-Türkiye ikili meselesi değil, bir insanlık meselesi, aynı zamanda bölgesel bir güvenlik meselesi şeklinde ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu Türkiye-Suriye ikili meselesi değildir, bu bölgesel meseledir. İşin içinde Arap Ligi vardır, işin içinde İslam Konferansı Örgütü vardır, NATO da bu için parçasıdır. Bütün bu uluslararası ve çok taraflı gruplar kuruluşlar da Türkiye'nin Suriye politikasına tam destek vermektedir. Uluslararası toplumlar önünde doğruları yaptıktan sonra hiç korkmamamız lazım."
     Türkiye'nin Suriye'ye ihracatının zaten sınırlı miktarda olduğunu kaydeden Babacan, dolayısıyla son olaylar nedeniyle Suriye'ye yapılan ihracattaki azalmanın ne genel ekonomik yapıyı etkileyeceğini ne de toplam ihracat üzerinde ciddi bir etkide bulunacağını ifade etti.
    
     -"Türkiye ekonomisi büyümeye devam edecek"-
    
     Ağustos ayı sanayi üretim verilerindeki gerileme hatırlatılarak, "Ekonomide yumuşak inişten sert inişe doğru bir geçiş mi söz konusu" şeklindeki soru üzerine Babacan, Türkiye ekonomisinin 2013 yılında da büyümeye devam edeceğini söyledi.
     "2012 yılı 2011 yılından daha iyi bir yıl olacaktır, 2013 yılı da 2012 yılına göre daha iyi bir yıl olacak" diyen Başbakan Yardımcısı, büyüme hızındaki düşüşün geriye gidiş olarak algılanmaması gerektiğini, Türkiye'nin zaten Avrupa ülkelerinin çok üzerinde bir büyüme performansı sergilediğini kaydetti.
     Bugün açıklanan sanayi üretim endeksi olsun, bu yıl sonuna doğru gelecek diğer rakamlar olsun, bunların hepsinin büyük çerçevede düşünülmesi gerektiğini ifade eden Babacan, "Kaldı ki trendlere göre, ekonomimizdeki gelişmelere göre, gevşetme-sıkılaştırma yönünde geniş bir alanımız var. Ancak bütün bunları bir bütün olarak düşünüp, Türkiye'de güven ve istikrar ortamını koruyacak bir ekonomik çizgi izlememiz gerekiyor. Dolayısıyla trendlere, gelişmelere biz sürekli bakacağız. Her hafta, her ay, her çeyrek bakacağız. Önümüzdeki dönemde de politikalardaki uyarlamaları yapma esnekliğimizi koruyacağız" dedi.
    
     -Merkez Bankası politikaları
    
     Bir basın mensubunun, "Merkez Bankası'nın faizleri aşağı çekeceği yönünde yorumlar var, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz-" şeklindeki sorusu üzerine Ali Babacan, Merkez Bankası'nın politikalarıyla ilgili fazla açıklama yapmayı tercih etmediklerini, 2002 yılından bu yana Merkez Bankası'nın bağımsız çalıştığını ve Para Politikası Kurulu'nun aldığı kararlar çerçevesinde çalışmalarını yürüttüğünü bildirdi.
     "Merkez Bankamız bütün verilere bakıyor, bütün göstergelere bakıyor, genel trendleri takip ediyor, fiyat istikrarına, finansal istikrara bakıyor, maliye politikası duruşuna bakıyor ve ona göre bir kompozisyon oluşturuyor" diyen Babacan, Merkez Bankası'nın uyguladığı politikası setinin şu anda dünyada başka bir örneğinin bulunmadığını kaydetti. Babacan, "Merkez Bankamız bağımsız bir şekilde Türkiye için en iyisi neyse onu yapmaya önümüzdeki dönemde de devam edecektir" ifadesini kullandı.
    
     -"IMF ile mutabık kalmak mecburiyetinde değiliz"-
    
     Tasarruf oranları konusundaki sorular üzerine OVP'de bu yıl için hesap ettikleri tasarruf oranlarının yüzde 14,3 olarak belirlendiğini kaydeden Babacan, bunun gelecek sene yüzde 15'e, 2015 yılında da yüzde 16,7'ye çıkmasını öngördüklerini söyledi.
     Türkiye'de tasarrufların atmasının beraberinde yatırımların artması için de bir alan açacağını anlatan Babacan, büyümenin sadece harcamayla olamayacağını, büyümenin pek çok bileşeni olduğunu ifade etti.
     "Faiz dışı fazla hedefleri IMF ile mutabık kalınmış rakamlar mı-" şeklindeki soru üzerine Babacan, faiz dışı fazla hedeflerinin IMF ile istişare edildiğini, fakat şu anda Türkiye'nin IMF ile bir stand-by düzenlemesi içinde bulunmadığını vurguladı. Babacan, "Onlarla herhangi bir konuda mutabık kalma mecburiyetimiz de yok, 2008 yılından beri bu böyle. IMF ile geçtiğimiz ay içerisinde istişare edildi, ama biz kendi hedeflerimizi kendimiz belirledik" dedi.
     Başbakan Yardımcısı Babacan, OVP'de 2013 yılı için özelleştirme geliri hedefinin 4 milyar lira olarak belirlendiğini sözlerine ekledi.
     (sürecek)
    
    
    

Bu haberi 113 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir