"Avrupa Birliği Çevre Ödülleri" sahiplerini buldu -Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Bağış:…

  • Yazı boyutu
"Avrupa Birliği Çevre Ödülleri" sahiplerini buldu 
  -Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Bağış:…

"Avrupa Birliği Çevre Ödülleri" sahiplerini buldu -Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Bağış: -"Çevre faslı açıldığında, Türkiye'ye maliyetinin çok fazla olduğu gibi şikayetler ve eleştiriler oldu. AB Çevre Mevzuatına Uyumun Maliyeti yaklaşık 70 Milyar Avro olarak tahmin ediliyor. Yeni yol, okul ve havaalanı yapmak da maliyetlidir. Peki maliyeti var diye yapmayacak mıyız- Bu maliyet konusuna takılmamak lazım. Bunlar Türkiye'ye değer katar"

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, cevre faslı açıldığında, Türkiye'ye maliyetinin çok fazla olduğu gibi şikayetler olduğunu ve eleştiriler yapıldığını hatırlatarak, "AB Çevre Mevzuatına Uyumun Maliyeti yaklaşık 70 Milyar Avro olarak tahmin ediliyor. Yeni yol, okul ve havaalanı yapmak da maliyetlidir. Peki maliyeti var diye yapmayacak mıyız- Bu maliyet konusuna takılmamak lazım. Bunlar Türkiye'ye değer katar" dedi.
     Bağış, TÜSİAD ve Bölgesel Çevre Merkezi (REC) tarafından İstanbul Grand Hyatt Oteli'nde düzenlenen "Avrupa Birliği Çevre Ödülleri Türkiye Programı"törenine katıldı.
     Törende konuşan Bağış, Türkiye'de yükselen tüketici bilinci sayesinde halkın temiz teknolojiler kullanılarak üretilen ürünleri tercih etmeye başladığını belirterek, çevreye zarar veren firmaların ve ürünlerin tercih edilmediği bir Türkiye'de yaşandığını söyledi.
     Bağış, bu bilincin oturmasının her şeyden daha önemli olduğunu vurgulayarak, "Bugün burada bu bilince sahip firmaların ödüllendiriliyor olması da bu bilince destek açısından büyük önem taşıyor" dedi.
     Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerini yürüten bir ülke olduğunu hatırlatan Bağış, şöyle konuştu:
     "Çevre konusunda AB üyesi bazı ülkelerin çok önünde gittiğimiz çok net söyleyebilirim. Türkiye bir çok konuda olduğu gibi çevre konusunda da kararlığını ortaya koydu. Türkiye çevre konusunda AB ile uyumlu bir şekilde çalışmalarını yönetiyor. Bilgi ve inovasyona dayalı, çevreci, rekabetçi yüksek istihdam sağlayan bir süreci yaşıyoruz. Bildiğiniz üzere Çevre Faslı 21 Aralık 2009 tarihinde gerçekleştirilen Hükümetlerarası Konferans ile müzakerelere açılmıştır. Çevre faslı açıldığında, Türkiye'ye maliyetinin çok fazla olduğu gibi şikayetler ve eleştiriler oldu. AB Çevre Mevzuatına Uyumun Maliyeti yaklaşık 70 Milyar Avro olarak tahmin ediliyor. Yeni yol, okul ve havaalanı yapmak da maliyetlidir. Peki maliyeti var diye yapmayacak mıyız- Bu maliyeti konusuna takılmamak lazım. Bunlar Türkiye'ye değer katar."
    
     -"Son 10 yılda en büyük yatırımı demokrasiye yaptık"-
    
     Bakan Bağış, Türkiye'nin son 10 yılda en büyük yatırımı demokrasiye yaptıklarını vurgulayarak, "Halkın hassasiyetine önem verirseniz yatırımı savunmaya değil, sağlığa ve çevreye yaparsınız. Demokrasi güçlendikçe çevre konusundaki hassasiyet de artıyor. Biz 230 milyar dolardan aldığımız milli gelirimizi 742 milyar dolara yükselttik. 26'ıncı sırada aldığımız Türkiye'yi dünyanın en büyük 17'inci ekonomisi haline getirdik ve inşallah 2023 için dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı yine bu hassasiyetle hedefliyoruz" diye konuştu.
     Bağış, çevre faslını açarken İstanbul'daki belediye otobüslerinin çevreci bir yakıt kullanmalarını sağladıklarını belirterek, "İşte bireyi önemsemek böyle bir şey. Avrupa'daki insanlar hangi standartlarda yaşıyorsa benim vatandaşım da aynı standartta yaşamalıdır. Türkiye'nin bu konulardaki hassasiyetini analayan bir AB ülkeler grubu var. Hatta geçenlerde 16 ülkenin Dış İşleri Bakanları ortak bir makale yayınladılar. 'Türkiye neden AB üyesi olmalıdır-' başlığında. Onun için Türkiye'nin üyeliği zaman meselesidir. Bu standartları yakaladığımız zaman biz da Türkiye olarak hak ettiğimiz yerde olacağız" şeklinde konuştu.
     Çevrenin herkesin ortak mirası olduğunu anlatan Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Binlerce, belki milyonlarca yıldır üzerinde insan yaşayan bu toprakları biz, bizden öncekilerden emanet aldık. Şimdi, bu emaneti bozmadan, tahrip etmeden gelecek nesillere aktarmak gibi bir mesuliyet taşıyoruz. Tabiata zarar vermenin kınandığı, kişisel ve çevresel temizliğin övüldüğü, israfın şiddetle dışlandığı, ağaç dikmenin her şart altında tavsiye edildiği bir kültürden geliyoruz. 'Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur' atasözümüz emekle, sevgiyle yaşanılan yerin bir cennet köşesine çevrilebileceğini en iyi şekilde anlatır."
    
     -Plastik bir şişe, 4 asır boyunca çürümeden tabiatta kalabiliyor"-
    
     Bağış, dünyanın, sanayi devriminden itibaren teknoloji alanındaki keşiflerle beraber ekonomik anlamda hızlı bir ilerleme kaydettiğine dikkati çekerek, " Buna bağlı olarak üretim şeklimizde, tüketim alışkanlıklarımızda, yaşama biçimlerimizde ciddi dönüşümler, ciddi kırılmalar yaşandı. Sanayileşmedeki bu ani gelişme, beklenmedik olumsuzlukları beraberinde getirdi, özellikle çevre konusunda önemli sorunlara sebep oldu. Sanayi atıkları, spreyler, yakıtlarla ortaya çıkan gazlar, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler ve çöpler dünyamızı çok hızlı bir şekilde kirletiyor. Sorumsuzca atılan plastik bir şişenin 400 yıl, yani tam 4 asır boyunca çürümeden tabiatta kalabildiğini düşününce, tehlikenin boyutlarını anlamak sanırım biraz daha kolaylaşıyor" diye konuştu.
    
     -"Çevreye zarar veren bir kalkınma modelini kabul etmiyoruz"-
    
     Bağış, " Son ağaç kesildiğinde, son nehir kirlendiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman paranın yenmediğini anlayacaksınız" şeklindeki Kızılderililere ait bir sözü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da sıkça kullandığını hatırlatarak, "Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed de 'kıyamet kopmaya yakınken elinizde bir ağaç fidanı varsa ve onu dikmeye vakit bulabilirseniz onu dikin' der. Gördüğünüz gibi kıyamet anında bile fidan dikmenin tavsiye edildiği bir inancımız, bunun üzerine kurulu bir medeniyetimiz var. Hükümet olarak biz bu anlayışa sahibiz ve çevreye zarar veren bir kalkınma modelini asla kabul etmiyoruz" dedi.
     Türkiye'nin güneşini rüzgarını, çöp gazını dahi elektrik enerjisi haline getirdiğini, konutların ve sanayinin kullanımına sunduğunu anlatan Bağış, 2023 hedeflerinin 5 ana başlığından birinin de "Yaşanabilir Çevre ve Marka Şehirler" olduğunu söyledi.
    
    
    

Bu haberi 119 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir