Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi -Başbakan Yardımcısı Ali Babacan: -"Emsali görülmemiş…

  • Yazı boyutu
Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi
  -Başbakan Yardımcısı Ali Babacan:
  -"Emsali görülmemiş…

Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi -Başbakan Yardımcısı Ali Babacan: -"Emsali görülmemiş bir dönemden geçiyoruz, bunun için emsali görülmemiş bir takım politikalar uygulamamız gerekiyor" -"Bunlar Avrupa ekonomisi için sıradan normal dönemler değil. Klasik yaklaşımların artık etkin olmadığını görüyoruz"

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, dünyanın emsali görülmemiş bir dönemden geçtiğini belirterek, "Bunun için emsali görülmemiş bir takım politikalar uygulamamız gerekiyor. Bunlar Avrupa ekonomisi için sıradan, normal dönemler değil. Klasik yaklaşımların artık etkin olmadığını görüyoruz" dedi.
     Babacan, "Avro Krizi ve Bunun Bölgesel ve Küresel Etkileri" konulu toplantıda dünyada yaşanan ekonomik krizin son derece maliyetli olduğunu, bir çok kişinin bu krizin maliyeti ile İkinci Dünya Savaşı'nın maliyetini karşılaştırdığını kaydetti.
     Özellikle Avro Bölgesi'nin bu krizin merkezi durumunda bulunduğunu, onun için bu bölgede olanların çok yakından takip edilmesi gerektiğine işaret eden Babacan, Türkiye'nin AB ile yoğun bir ticaret akışına sahip bulunduğunu anlattı.
     Babacan, AB'nin daha fazla bir mali birlik olmaya doğru kayacağını dile getirerek, AB'de ülkelerin ya daha sıkı bağlarla birbirine bağlanacaklarını ya da daha büyük bir sarsıntı yaşayacaklarını söyledi.
     Daha fazla uyumun ve daha fazla dayanışmanın AB ve Avro bölgesi için önemli olduğunu belirten Babacan, "Özellikle tek bir Avrupa Merkez Bankası bulunması 17 ülke için çok önemlidir. Bu banka ülkelere borç verecekse ve aynı zamanda finans sisteminin ihtiyaçlarını da karşılayacaksa o zaman daha güçlü bir mekanizma oluşturulması kaçınılmazdır. Bunun yavaş yavaş oluşmaya başladığını görüyoruz" diye konuştu.
     Başbakan Yardımcısı Babacan, Türkiye için şimdiye kadar farklı politika ve farklı yollar izlediklerini anlattı.
     Kriz öncesi ve kriz dönemlerinde Türkiye'nin uyguladığı ekonomik programları da anlatan Babacan, bu dönemde uyguladıkları ekonomik programların çok doğru sonuçlar verdiğini kaydetti.
     Babacan, Türkiye'nin AB üyesi ülkelerin yarısından fazlasından daha az riskli görüldüğünü ifade ederek, Türkiye'nin ticaret ilişkilerini çeşitlendirme açısından çaba gösterdiğini ve ihracat yaptığı ülkelerinin sayılarını artırdığını anlattı.
     Afrika'da 2008 yılında sadece 12 büyükelçilik varken bu sayının şimdi 33'e ulaştığını, THY'nin de Afrika'da 25'ten fazla noktaya uçtuğunu dile getirdi.
     Babacan, şu anda THY'nin 92 ülkeye uçtuğuna işaret ederek, bunun THY'yi dünyada bir numaralı havayolu haline getirdiğini, THY'den daha fazla destinasyona uçan havayolunun bulunmadığını ifade etti.
     Bu yıl Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 36-37'sini AB'nin oluşturacağını belirten Babacan, bu oranın bir kaç sene öncesine kadar yüzde 50 seviyesinde olduğunu, kriz sonrasında Türkiye'nin ihracat pazarlarını çeşitlendirdiğini söyledi.
     Babacan, Türkiye'nin bankacılık sektörüne çok büyük önem gösterdiğine değinerek, ilk zamanlarda denetim ve gözetim faaliyetlerini sıkılaştırdıklarını, daha zor zamanlarda gevşettiklerini anlattı.
    
     -"Türkiye'nin büyümesi sürdürülebilir..."-
    
     Başbakan Yardımcısı Babacan, şu anda bankaların kredi büyüme hızının hızının yüzde 14-15 civarında olduğunu kaydetti.
     Türkiye'nin şimdi daha düşük bir büyüme oranı bulunmasına karşın bu oranın daha sürdürülebilir olduğunu dile getiren Babacan, Türkiye ekonomisindeki bu dengelenme sayesinde faiz oranlarının düştüğünü belirtti.
     Babacan, Merkez Bankası'nın para politikasının çok özel ve yenilikçi bir yaklaşım yansıttığını ifade ederek, piyasaların buna ilk başta biraz şüphe ile yaklaştığını, ancak Merkez Bankası'nın para politikası araçları ve makro önlemleri bir arada uygulayarak etkin olabildiğini anlattı.
     Dünyanın emsali görülmemiş bir dönemden geçtiğini belirten Babacan, şunları kaydetti:
     "Bunun için emsali görülmemiş bir takım politikalar uygulamamız gerekiyor. Bunlar Avrupa ekonomisi için sıradan normal dönemler değil. Klasik yaklaşımların artık etkin olmadığını görüyoruz. 2009 yılında bir çok Avrupa ülkesi bir takım politikalar uyguladı ama bunlar geri tepmeye başladı.
     Merkez bankaları muazzam miktarda avro basıyor ama bu büyümeyi tetiklemiyor. Önemli olan güveni tesis etmektir. Tüketicilerin geleceğe güvenini oluşturma önemlidir. Finans sektörünün geleceğe inancını sağlama önemlidir. Böylece daha etkili olmak mümkündür.
     Başbakan Yardımcısı Babacan, Avrupa'da sadece merkez bankalarının önlemlerinin etkisiyle ilerlemenin bundan sonra mümkün olmayacağını kaydetti.
     Avrupa'da bir takım iyi kararların alındığını ancak, bunların uygulanıp uygulanmayacağının görülmesi gerektiğine işaret eden Babacan, Avro bölgesi için bu uygulamaların son derece hayati olduğunu söyledi.
     Babacan, "Krizden önce Avrupa ve krizden sonra Avrupa iki farklı resim olacak. Avrupa'nın ileriye gidebilmesi için daha kapsayıcı olması gerekiyor. Mesela Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) bakımından AB bir çok ülke ile bunları imzalıyor. Bunun son derece önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. AB'nin genişleme süreci devam ettiği müddetçe AB daha fazla güç kazanacaktır" diye konuştu.
     Türkiye'nin AB üyeliği sürecinin çeşitli siyasi yollarla engellendiğini dile getiren Babacan, bu durumun AB'nin yararına olmadığını, Türkiye'nin AB'ye yapacağı bir çok katkının olduğunu kaydetti.
    
    
    

Bu haberi 109 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir