"Altınsız finans sektörü olamaz" -İAR Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Halaç: -"Altınsız bir finans…

  • Yazı boyutu
"Altınsız finans sektörü olamaz"
  -İAR Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Halaç:
  -"Altınsız bir finans…

"Altınsız finans sektörü olamaz" -İAR Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Halaç: -"Altınsız bir finans sektörü olamayacağını düşünüyorum. Altın şu an öyle bir noktaya geldi ki artık bir kuyumculuk emtiası olmaktan çıktı. Altının bir bankacılık aracı olduğunun da kabul edilmesinin ve bunun değerlendirilmesinin zamanı geldi" -"Merkez Bankası'ndan dileğimiz şudur; burada amaç yastık altındaki altını ekonomiye kazandırmak. Zamanı gelince, munzam karşılığı olarak sadece fiziki gelen altınların kabul edilmesi gerekiyor" -"(İAB ve İMKB'nin birleşmesi) İAB aracı kuruluşlarının kazanılmış haklarının kaybedilmemesi ve haklarının daha da iyileştirilebilir bir konuma gelmesini temenni ediyoruz"

İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Halaç, altınsız bir finans sektörü olamayacağını düşündüğünü belirterek, "Altın şu an öyle bir noktaya geldi ki artık bir kuyumculuk emtiası olmaktan çıktı. Altının bir bankacılık aracı olduğunun da kabul edilmesinin ve bunun değerlendirilmesinin zamanı geldi" dedi.
     Halaç, Anadolu Ajansı İstanbul Bölge Müdürü Mustafa Ekici'yi ziyaret etti. Burada sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulunan Halaç, İAR'nin İstanbul Altın Borsası ve 2 bankanın ortakları arasında bulunduğu bir şirket yapısına sahip olduğunu ve İAR'yi farklı kılan en önemli özelliklerden birinin, üretmiş olduğu altınların yurt içi ve yurt dışında hiçbir engelleme ya da kontrol ile karşı karşıya kalmaksızın kabul edilebildiğini anlattı.
     Türkiye'nin uzun yıllar boyunca sürekli altın ithal ettiğini ifade eden Halaç, "Bizim madencilik geçmişimiz 7-8 senedir. Şu anda üretim 25-30 ton civarındadır. Oysa yurt dışından yıllar boyunca ithal edilen 5 bin tondan fazla altın söz konusudur. İthal edilen bu altınların yastık altında kalan kısmı 5 bin ton civarındadır. Bunun karşılığı da 280 milyar dolardır. Yani çok ciddi miktarlara altının varlığından söz ediyoruz" diye konuştu.
     Halaç, altın fiyatı yüksekken bunun nasıl değerlendirilebileceğinin önemli olduğunu aktararak, şunları söyledi:
     "Bu konuda İAR 7 senedir yaptığı çalışmalar neticesinde, gram altının bankalarda mevduat olarak kabul edilmesini sağladı. Bu şu anlama geliyor; vatandaş nasıl ki elindeki dolar veya avroyu bankaya yatırıp mevduat olarak getiri elde ediyorsa, biz dünyada ilk defa halk için bunu Türkiye'de gerçekleştirdik. Vatandaş elindeki gram altını bankaya götürerek mevduattan getiri elde etmeye başladı. Yastık altı altın bu şekilde ekonomiye kazandırılıyor. Bu noktada bankaların mevduat hacimlerinin genişlemesinden dış ticaret açığına pozitif etkiye kadar pek çok artı ortaya çıkıyor."
    
     -"Biz kuyumcu firması değil, rafineyiz"-
    
     İAR, geliştirdiği proje ile yastık altı altınların ekonomiye kazandırılmasının öncüsü olduğunu anlatan Halaç, sözlerini şöyle sürdürdü:
     "Projenin başlangıcından bu yana İAR ile çalışmalar yapan Kuveyt Türk Bankası bu projenin yaratıcı mimarlarındandır. Ve şu anda da Kuveyt Türk, Bank Asya, Denizbank, Akbank ve İşbankası ile aktif olarak çalışmalar yapılmaktadır. Vatandaşların altın yatırımlarından getiri elde etmek amacıyla olsun, güvenliğini sağlamak amacıyla olsun, altını bankaya yatırma ihtiyacı var. Biz bu noktada bankalar ile vatandaş arasında teknik uzmanlık hizmeti veriyoruz. Biz kuyumcu firması değiliz. Biz rafineriyiz. Rafineri olarak zaten bu altınları en iyi değeri veren biziz. Çünkü bu altınların en son geldiği nokta rafineridir. Biz de vatandaşların mağdur olmaması adına, banka şubelerinde bilirkişilik yaparak, bu altınları en yüksek değerle tekrar saflaştırma çabasındayız. Burada vatandaşın kazancını maksimumda tutuyoruz. Özellikle belirtmek isterim ki bankalarla birlikte yapılan bu çalışma yastık altında duran ve ekonomiye katkısı olmayan altınlar içindir. Zira vatandaş zaten satacağı hurda altını kuyumcuya götürmektedir. Bu bağlamda kuyumculuk sektörüyle rekabet edildiğini hiçbir şekilde kabul etmemekteyim."
     Halaç, Merkez Bankası en önemi adımlardan birini atıp, altının munzam karşılığı olarak kabul edilebilmesinin yolunu açtığını aktararak, şunları dile getirdi:
     "Bu gerçekten yalnızca Türkiye'de değil, dünyada çok önemli bir olay. Bankalar munzam olarak TL yerine altın bıraktıkları zaman hali ile bankaların da geliri artmakta, bankalar TL'yi kullanabilmektedir. Ayrıca bankalar ellerindeki altın mevduat hesaplarının artmasına paralel olarak özellikle kuyumculuk ve mücevherat sektöründeki firmalarımıza daha uygun finansman imkanları ile kredi kullandırabilmektedirler. Bizim bu noktada Merkez Bankası'ndan dileğimiz şudur; burada amaç yastık altındaki altını ekonomiye kazandırmak. Zamanı gelince, munzam karşılığı olarak sadece fiziki gelen altınların kabul edilmesi gerekiyor. Mesela vatandaşın bankada TL ya da dolar hesabı var. Bunu bankada kaydi olarak altına çevirmiş olmasının, bizim yastık altındaki altını çıkartma projemize hiçbir katkısı yok. Ama bankaları bu konuda cesaretlendirerek, teşvik ederek bu munzam karşılığı altınların en azından belli bir oranının fiziki altından olması şartı aranırsa, bankalar yastık altındaki altınları çıkartmaya daha fazla yoğunlaşacaklardır. Bu durumda vatandaşın da kazancı daha çok olacaktır. Kuyumcular için de bir kazanç doğmuştur. Şöyle ki yaklaşık yüzde onlar ve daha fazla olan altın kredi faizleri yüzde dörtler civarına düşmüştür ve kuyumcular artık daha az maliyetle borçlanabilmektedirler."
    
     -"Altınsız finans sektörü olmaz"-
    
     Halaç, kendilerinin geliştirdiği bu projeden sonra başka firmaların da benzer faaliyetlerde bulunma çabalarının ne kadar başarılı ve doğru yolda olduklarını gösterdiğini belirterek, şunları kaydetti:
     "Kanun açık bir şekilde mevduatın ancak bankalar tarafından toplanabileceğini belirtiyor. Eğer bu durumda kuyumcu dükkanlarında altın toplama faaliyeti mevduat toplama faaliyeti ise bunun engellenmesi gerekir. Eğer değilse burada şöyle bir durum ile karşılaşabiliriz. Ana sözleşmesinde kuyumculuk faaliyeti yazan herhangi bir inşaat firması ya da emlakçı rahatlıkla bulundukları yerde altını bankalara mevduat olarak toplayabilir. Burada ilerde başımıza daha çok büyük sıkıntılar açabilecek bir durum ile karşılaşabiliriz. Bu şu anda sağlıklı bir şekilde işleyen sistemin yoldan çıkmasına sebep olabilir. Bunun BDDK tarafından incelenip en kısa zamanda standardının belirlenmesinde fayda görüyoruz. Bu pazar gerçekten büyük, başka firmaların da bu pazarda yer alması önemlidir. Ancak burada şu noktaya dikkat etmek gerekiyor. Her şey hukuka ve sisteme uygun olmalı. BDDK'ya göre altının ancak banka şubelerinden toplanması gerekirken, kuyumcularda toplanması durumunda mevduat toplama tanımına girebilecek bir durum söz konusu."
     Altınsız bir finans sektörü olamayacağını düşündüğünü belirten Halaç, "Altın şu an öyle bir noktaya geldi ki artık bir kuyumculuk emtiası olmaktan çıktı. Altının bir bankacılık aracı olduğunun da kabul edilmesinin ve bunun değerlendirilmesinin zamanı geldi. Biz bunu değerlendirme peşindeyiz. Yeni bir fikir ve proje olarak altının bankalar arası ve sermaye piyasalarında da teminat olarak kullanılmasının önünün açılması ve gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini söylemek isterim. Dünyada bu konuda yavaş yavaş çalışmalar baslamış durumda bulunuyor. Takas bankaları teminat olarak altını kabul etmeye basladı. Bizde de eğer gerekli birimler SPK ve BDDK gerekli düzenlemeleri yaparlarsa bankalar arası piyasada tahvil, senet ve bono piyasalarında altın teminat olarak kullanılabilir buda maliyetleri düşürür ve hacmi büyütür" şeklinde konuştu.
     Halaç, İAB ile İMKB'nin birleşmesinin olumlu bir gelişme olduğunu belirterek, "Bu şekilde daha güçlü bir oluşum yaratılacaktır, ancak bu sırada İAB aracı kuruluşlarının kazanılmış haklarının kaybedilmemesi ve haklarının daha da iyileştirilebilir bir konuma gelmesini temenni ediyoruz. Çünkü altın piyasası hızla gelişiyor ve önemi sürekli artıyor. Aracı kuruluşların bu konuda çok büyük faydası var. Bu kurumlar altın piyasalarının gelişimi açısından son derece yüksek öneme sahipler. Devletin bu aracı kurumlara destek olması gerekiyor" diye konuştu.
    
    
    

Bu haberi 178 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir