8. İsviçre Türkiye Ekonomik Forumu -İTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dursun Topçu: "Artık…

  • Yazı boyutu
8. İsviçre Türkiye Ekonomik Forumu
  -İTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dursun Topçu:
  "Artık…

8. İsviçre Türkiye Ekonomik Forumu -İTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dursun Topçu: "Artık fark oluşturup da rekabette bir adım öne çıkmanın yolu, Ar-Ge ve inovasyona dayalı yeni üretim ve hizmet şekillerinden geçiyor" -İsviçre'nin Ankara Büyükelçisi Raimund Kunz: "Yenilikçilik ve inovasyon açılımında iki ülkenin birbirini tamamlayacak birçok şeyi vardır"

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dursun Topçu, iletişimde ve bilişimde ortaya çıkan gelişmelerin üretim ve rekabetinde kurallarını da değiştirdiğini belirterek, "Zorlu süreçte var olmanın temel yolu çok açık bir fark oluşturmaktan geçiyor. Fark oluşturup da rekabette bir adım öne çıkmanın yolu ise Ar-Ge ve inovasyona dayalı yeni üretim ve hizmet şekillerinden geçmekte" dedi.
     "Kurumsal Ar-ge ve İnovasyon" konulu 8. İsviçre Türkiye Ekonomik Forumu'nun açılışında konuşan Topçu, kurumsal Ar-Ge ve inovasyonun artık küresel rekabette var olabilmek için mutlaka uyulması gereken 2 önemli unsur olarak karşılarına çıktığını söyledi.
     Topçu, ülkeler arasında sınırların kalktığı, nüfus, sermaye ve mal hareketlerinin serbestçe dolaştığı bir dünyanın söz konusu olduğunu dile getirerek, "Artık milyonlarca insan aynı anda sosyal paylaşım siteleri üzerinden iletişim kurabilmekte. Bulut iletişim olarak adlandırılan yeni veri depolama ve paylaşım sistemi sayesinde bilgi her yerde, her zaman elimizin altında. Dolaşımda, iletişimde ve bilişimde ortaya çıkan bu gelişmeler üretim ve rekabetinde kurallarını da değiştiriyor. Bu zorlu süreçte var olmanın temel yolu çok açık bir fark oluşturmaktan geçiyor. Fark oluşturup da rekabette bir adım öne çıkmanın yolu ise Ar-Ge ve inovasyona dayalı yeni üretim ve hizmet şekillerinden geçmekte" diye konuştu.
     Firmaların ayakta kalabilmesi için Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına önem vermelerinin elzem olduğunu vurgulayan Topçu, artık firmaların üretim ve hizmet yöntemlerini de sürekli yenileyip uygulamak zorunda olduklarını söyledi.
     Topçu, sözlerini söyle sürdürdü:
     "Kabul edelim bugün dünya ekonomisine yön veren ülke ve şirketler, yenilikler ve buluşlar gerçekleştirerek diğerlerinden farklı olmayı başarabilen ülke ve şirketlerdir. Artık hiçbir ülke ve şirket ilerleme göstermeden konumunu muhafaza edemez, edemiyor. Çünkü hızla ilerleyen dünyada geri kalmanın yolu yerinde saymak. Şunu da belirtmeliyim ki; inovasyon ve Ar-Ge'nin birden çok boyutu var. Çünkü bu ikiz kardeşler aynı zamanda istihdam artışını, sürdürülebilir büyümeyi, toplumsal refahı ve yaşamsal kalitenin artmasını da sağlar. OECD'nin altını çizdiği gibi bir ülkede refahın ve istihdamın artması o ülkenin inovasyon yapma ve yaptığı inovasyonu kendisine adapte edebilme kapasitesine bağlıdır. Memnuniyetle ifade ediyorum ki Türkiye'de son yıllarda kayda değer artış sağlanmıştır."
    
     -"2023'te Ar-Ge harcamasının GSYH'nın yüzde 3'üne ulaşmasını göreceğimize inanıyorum"-
    
     Topçu, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'nin gayri safi yurt içi Ar-Ge harcamasının 2011 yılında bir önceki yıla göre yüzde 20,4 artarak 11,1 milyar lira olduğunu hatırlattı.
     Türkiye'de Ar-Ge harcamasının gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payının binde 8,4 iken geçen yıl binde 8,6'ya yükseldiği söyleyen Topçu, şöyle devam etti:
     "Bu rakamlar 2023 için öngörülen 85 milyar liralık Ar-Ge yatırımına ulaşma konusunda bizleri umutlu kılmakta. Aynı şekilde bu hedefe ulaşırken özel sektörün çok bir yük yüklenerek bu harcamanın 57 milyarlık kısmını da gerçekleştirmesini ummaktayız. Bunun içinde şirketlere ve özel sektöre çok iş düşüyor. Ben Türk özel şirketlerimize güveniyorum. 2023 yılında Ar-Ge harcamasının GSYH'ya oranının yüzde 3'e ulaşmasını ve araştırmacı sayısının da 300 bine çıkacağını göreceğimize inanıyorum."
    
     -"İlacın Ar-Ge harcamasındaki oranı yüzde 1'lerde"-
    
     İsviçre'nin ilaç sektörü ile öne çıktığını kaydeden Topçu, "Yeni tedavilerin keşfi ve neticelenmesi için yeni ilaçların keşfi şarttır. Bunun içinde bir sürekli Ar-Ge çalışması içinde olunması gerekmekte. Bu nedenle Ar-Ge çalışmalarının hiç sekteye uğramadan sürekli gelişip devam ettiği sektörün başında ilaç sanayi gelmekte" dedi.
     Dünya ilaç pazarının 2002-2010 yılları aralığında yılda ortalama yüzde 7 oranında büyüdüğünü hatırlatan Topçu, konuşmasını şöyle tamamladı:
     "Bu büyüme 2010 yılları sonunda yaklaşık 890 milyar dolarlık bir pazar hacminde ulaştı. Bu büyümenin 2010-2015 aralığında da yılda ortalama yüzde 15 büyüceği tahmin edilmekte. İşte bu pazarda yer almak ilaç firmaları açısından ancak Ar-Ge ve inovasyonda belirli bir yetkinliğe ulaşmakla mümkündür. Bu yüzden dünya da en çok Ar-Ge yatırımı yapan ilk 50 firma arasında 15 adet ilaç firması vardır. Dünyada Ar-Ge yatırımı yapan ilk 50 firmanın Ar-Ge yatırımı 261,4 milyar dolar iken ilaç firmalarının Ar-Ge yatımlarının 84,2 milyar dolar ile ilk 50 firmanın yüzde 32'sini oluşturduğunu biliyoruz.
     Bu rakamlar ışığında ilaç sanayinin Ar-Ge'de diğer alanlar için önemli olduğunu ve çok önemli bir paya sahip olduğunu biliyoruz. Ancak ülkemizde ilacın toplam Ar-Ge harcamasındaki oranı sadece yüzde 1'ler seviyesinde. Bu nedenle sektörü daha ileri taşıyacak ortak bir vizyona ihtiyaç duymaktayız. belirlenecek bu ortak vizyon sektörün sahip olduğu potansiyeli kullanarak Ar-Ge ve küresel tedarikçi olarak tercih edilen bir ülke haline gelebilmemiz için izlenecek eylem planının bir yapı taşı olacaktır."
    
     -İsviçre Büyükelçisi Raimund Kunz-
    
     İsviçre'nin Ankara Büyükelçisi Raimund Kunz ise şunları kaydetti:
     "İsviçre dünyada inovasyonda birinci sıradadır. Aynı zamanda biliyoruz ki bu inovasyon yatırımlarının büyük bir çoğunluğu şirketlerin yaptığıdır. İsviçre şirketlerinin başka da çaresi yoktur. Çünkü ekonomik kaynaklarına bakıldığında şirketler hayatta kalmak için Ar-Ge yapmak durumdadır. Türkiye bu ipin diğer ucundadır. İsteklidir. Yola koyuldu, yetişmeye çalışmaktadır. Hedefleri var. Son derece çarpıcı bir teknoloji ihracatını hedeflemektedir. Dolayısıyla özellikle de yenilikçilik ve inovasyon açılımında iki ülkenin birbirini tamamlayacak birçok şeyi vardır. 4 yıldır Türkiye'deyim. Memnuniyetle söylüyorum ki büyükelçilik olarak bu potansiyeli değerlendirme açısından destek veriyoruz. Tabii ki temaslar devam ediyor. Bugün burada tartışma ortamının yaratılması konuyu daha ileriye taşıyacaktır. Başarılı ortaklıkları destekliyoruz. Bunun aynı zamanda Türkiye'nin iddialı 2023 amaçlarına da büyük ölçüde katkı sağlayacağını umuyoruz."
    
    
    

Bu haberi 94 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir