7. Uluslararası e-APP Forumu

  • Yazı boyutu
7. Uluslararası e-APP Forumu

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım:"Bilgi toplumuna geçiş için altyapı, eğitim, yasal altyapı önemli ama her şeyden önce zihinsel dönüşüm önemli"

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binalı Yıldırım, bilgi toplumuna geçiş için zihinsel dönüşümünün altyapı, eğitim ve yasal altyapı unsurlarından daha önemli olduğunu söyledi.
     Bakan Yıldırım, Yaşar Üniversitesi'nde düzenlenen 7. Uluslararası e-APP Forumu'nda yaptığı konuşmada, İzmir'in uluslararası, ulusal düzeyde birçok etkinliğe ev sahipliği yaptığını, bunun kentin geçmişine, tarihine uygun bir gelişme olduğunu belirtti.
     Bir süreden beri içine kapanık olan kentin nihayet bu süreci değiştirmeye başladığını anlatan Yıldırım, "Bu kentte yaşayan 4 milyon hemşehrimiz, üniversitelerimiz, STK'larımız, kamu kuruluşlarımız, hepsi artık İzmir'in çok daha fazlasını hak ettiğini düşünmeye başladı, gelecekle ilgili projelere kilitlendi" dedi.
     böylesine önemli toplantının İzmir'de gerçekleştirilmesinin çok önemli bir gelişme olduğunu dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti:
     "Burada 40'a yakın ülkeden temsilciler, ülkemizin diğer yerlerinden gelen konuklar var. 'Böyle şeylere ne gerek var- Ne güzel yaşayıp gidiyorduk, ekip biçiyorduk, kredi kartı derdi, başka dertler yoktu...' Ama dünya o kadar değişti ki. Artık en basit işlerimizi yapmak için elimizdeki imkanlar yetersiz kaldı. Küreselleşme ve bilişim altyapısı sayesinde uzaklıklar ortadan kalktı.
     Bilgi toplumuna doğru hızla ilerlerken, bir yandan da off-line ülkelere yardım etmemiz, sayısal uçurumu ortadan kaldırmamız lazım ki, dünya vatandaşlığı olgusunu amacına ulaştırmış olalım.
     Bütün dünya ülkeleri gibi Türkiye'nin de bilgi toplumu olma yönünde önemli hedefleri var. Bilgi iletişim teknolojilerindeki gelişme o kadar hızlı ki, bu hedefleri 1, 5, 10 yıllık yaptığınızda anlam ifade etmiyor. bazen günlük, saatlik, saniyelik bile değişimler yaşıyoruz. Bilgi toplumuna geçiş için altyapı, eğitim, yasal altyapı önemli ama her şeyden önce zihinsel dönüşüm önemli."
     Bakan Yıldırım, Türkiye'de internet kullanıcısı sayısı 50 milyona ulaşırken, e-devlet kullananların sayısının 13 milyon olduğunu, bu rakamın en az 30 milyona çıkması gerektiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     "Biz e-devlet uygulamalarını başlattığımızda bürokraside işlerin hemen tuşa dönüşeceğini düşündük. Yani bürokrasi e-devlete boyun eğecek diye düşündük. Bu, sadece Türkiye'de değil, dünyada da öyle. Çünkü bürokrasinin en önemli gücü imza, oturduğu masa, mühürdür. e-devlette mühür, imza, el pençe divan yok. Bu da zor oldu tabii. Ama bunu aşmak mecburiyetindeyiz. Aksi halde vatandaşın taleplerini geciktirmiş oluruz.
     Bir kısmı mevzuatı bahane ediyor, bir kısmı içerik hazır değil, bir kısmı, 'bunlar kamu hizmeti evraksız olmaz' diyor ve mükerrer işler yapılıyor. 'Elektronik ortamda yapacağım' diye ilan ediyor, ne olur ne olmaz diye 'kağıtla yap işini' diyor, bu da ciddi kaynak ve zaman israfını beraberinde getiriyor.
     İnsanın mutluluğu, yaşam kalitesini artırmak, yaşamını kolaylaştırmak için planlar yapmamız lazım. Vatandaşın beklentisi budur. Vatandaş, 'sizin işiniz bizim ihtiyaçlarımızı en iyi şekilde karşılamak, güvenliğimizi sağlamak, özgürlüğümüzü sağlamak, özgürlükle güvenlik arasında sıkıştırmamak' diyor."
    
     -"Küresel yatırım hacmi arttı"-

    
     Eskiden eleştirilerin yoğun olduğunu, her şeyin eleştirildiğini anlatan Bakan Yıldırım, şunları söyledi:
     "Şimdi eleştirmeyi bırakalım, 'e-eleştiri' yapalım. E-eleştirirsek, zaman ekonomisini, üretim artışını, verimliliği, hizmet kalitesini geliştiririz. E-apostil dediğimiz şey de, uluslararası ilişkilerin çok daha artmasına bağlı. 2000'li yıllarda küresel yatırımcının Türkiye'ye yaptığı en fazla 1 milyar dolar seviyesindeyken, bu rakam bugün 20 milyarlar seviyesine çıktı. Dolayısıyla uluslararası ilişkiler çok daha yoğunlaştı.
     Bu da apostil gibi uygulamaların keyfiyet değil, zaruri hale geldiğini gösteriyor. Altyapı sorunumuz yok, çünkü bu konudaki kanunu AB ülkelerinden bile önce çıkardık. Kullanıcı çok değil, 500-600 kullanıcı var ama altyapı hazır."
     Binali Yıldırım uygulamanın kullanılmasının son derece basit olduğunu, PTT'nin bu konuda rahatlıkla öncü rol oynayabileceğini dile getirerek, şöyle konuştu:
     "Çünkü çok yaygın hizmet alanı var. PTT üzerine aldığında 4 bin 200 noktada işlem yapma imkanı doğacak. Bunu birçok alanda yapıyor zaten. Dolayısıyla bu apostil işi elektronik ortama taşındığında birçok olumsuzluk da ortadan kalkacak. Mesela sahte işlemler oluyor. Sizin teyit etmeniz, doğru mu yanlış mı anlamanız zaman alıyor. Elektronik işlemde bu mahsur da ortadan kalkmış oluyor.
     Hatırlıyorum, geçmiş yıllarda bir apostil için bir hafta uğraşmıştım. Bir hafta boyunca kağıdın arkasına diyecek ki 'bu kağıt doğrudur.' Neredeyse bir adli tıpa göndermediği kaldı. Şimdi bununla nasıl ticaret yapacaksın, nasıl küresel, büyük düşüneceksin- Burada uluslararası işbirliği önemli. Sizde var, diğerinde yoksa yine olmaz. Bu yüzden sayısal uçurumun ortadan kaldırılması önemli."
    
     -"Zaman bizi haklı çıkardı"-

    
     Türkiye hızla bilgi toplumuna giderken, bununla yetinmeyip mevzuat gibi çok önemli çalışmalar yaptıklarını, çocukları internet ortamında işlenebilecek suçlara karşı korumak için yasal düzenleme yapan ilk ülkelerden biri olduklarını vurgulayan Bakan Yıldırım şunları ifade etti:
     "Bazı çevreler bunun bir internet yasağı olduğunu söyledi ama zaman bizi haklı çıkardı. Bugün birçok ülke bizim bu uygulamamızı örnek gösteriyor. Bunlar iyi gelişmeler. Zaten bilgi toplumu demek, daha fazla küreselleşme demek, daha fazla uluslararası küresel düşünmek demek.
     Eskiden dedem bankaya para koymazdı, güç bela razı ettik, yatırdı. 3 günde bir gidip bakıyordu, para duruyor mu- Banka müdürü artık illallah etmiş. Fiziki para hareketi gittikçe azalıyor, herşey kaydi. Milyon, trilyon dolarlardan bahsediyoruz, bunlar fiziken yok, hepsi kaydi. Şimdi o bakımdan bu apostil uygulaması ülkemizin e-dönüşüm hedeflerine de uygun düşen bir girişimdir. Açıkçası biz Türkiye olarak bu projenin yaygınlaşmasını canı gönülden destekliyoruz. Belki buna noterlerimiz çok sıcak bakmayabilir ama bu geçici bir şey. Başlangıçta muhtarlarımız da e-devlete sıcak bakmıyordu ama o süreç geride kaldı."
    
     -"Değişime direnemezsiniz"-
    
     Yıldırım, değişime direnmenin mümkün olmadığını dile getirerek, şöyle devam etti:
     "Değişimin öncüsü olursanız kahraman olursunuz, değişime direnirseniz geride kalırsınız. Örneğin PTT. Telekom özelleşince elinde bir şey kalmadı. Bir tek mektup kaldı. Ve zarar eden PTT bugün banka, posta, lojistik yatırımlarıyla yarım milyon kara geçti, hem de personeli azalarak. En büyük bankadan daha fazla para gelip geçiyor PTT'den. Para tutup nemalanmıyor, finansal işlem yapıyor. Bankalardan çok daha uygun şartlarda ve çok noktada yapıyor. Ve şimdi inşallah apostilde de öncü bir rol oynayarak uygulamanın yayılması için ciddi bir adım atmış olur."
     E-devlet kapısının geliştiğini, süratle kurumlar içinde yer almaya başladığını anlatan Yıldırım, "Daha da hızla gelişecek, çünkü gördüler. 2 yıl içinde sayının iki katını aşmış olacağını tahmin ediyorum. Burada bilgi güvenliği, siber güvenlik daha çok gündemimize oturmaya başladı" dedi.
    
     -"Senin site Çamlıca sitesi mi..."
    
     Bakan Yıldırım, siber güvenlik konusunun, internet yaygınlaşırken, "ülkelerin başının belası" haline geldiğine dikkat çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     "Eskiden topla tüfekle savaşılırdı, şimdi tek bir tuşla diz çöktürmek mümkün. Bankalar işlem yapılamaz hale gelse, ticaret olur mu- Yerine göre ekmek bile alamazsınız. Bu kadar büyük bir tehlike var. Bu yüzden tedbirlerin gecikmeden alınması lazım. Bu alanda BTK çalışıyor, tatbikatlar da yapılıyor. Efendim tatbikat yapıldı iki kurumun sitesi çökertildi. Bunu yapmadan nasıl anlayacaksınız, nasıl göreceksiniz. Bu kimsenin işi değil. 'Bizim siteyi korusunlar...' Senin site Çamlıca sitesi mi, bunun güvenliğini, tedbirini herkes kendisi alacak. Ama buna koordinasyon lazım. Bunu biz yapacağız. Bakanlar Kuruluna teklif ettik."
     Kurumlardaki bütün bilgi güvenliğinden sorumlu elemanların aynı düzeyde eğitilmesi, yetiştirilmesine yönelik uygulamalar yapacaklarını bildiren Yıldırım, konuşmasını şöyle tamamladı:
     "Siber güvenlikte bir harmonizasyonu sağlayacağız, koruyucu önlemler için gerekli tedbirler alıp uygulamalar yapacağız. Bütün bunları Türksat, BTK ve Bakanlık birlikte koordine edecekler. Bu öyle sabah 8, akşam 5 memur mesaisiyle olmuyor. 7 gün 24 saat görev yapılıyor. Ve dünyanın her tarafıyla sürekli irtibat halinde olmak suretiyle kötü niyetli faaliyetlerden önce korumak. Korumada güvenlik açığı varsa hangi işlemlerin yapılacağına dair ellerinde yol haritaları olacak ve bir noktadan idare edilecek, her kafadan bir ses çıkmayacak. Çünkü krizde tek noktadan müdahale etmek gerek."
    
     -Diğer konuşmalar-
    
     Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, "apostil"in uluslararası ticaret, ulaşım, uluslararası yatırımların artırılması gibi olumlu katkılarının bulunduğunu, ancak en önemli sürecin ABD'de e-apostil'in pilot uygulamasının başlaması olduğunu bildirdi.
     2012'de apostilin başındaki pilot kelimesinin kalkarak, "e-aposti" haline geldiğini dile getiren Acarer, Türkiye'de son dönemlerde e-imza, e-ticaret ve e-devlet uygulamalarının hızla artmasının, e-apostilin gelişmesi için önemli gelişmeler olduğunu dile getirdi.
     Acarer, Türkiye'deki e-ticaret hacminin bu yıl yüzde 50 artacağını öngördüklerini, e-devletin çok hızlı geliştiğini, e-devlet kullanımının dünyadaki en yüksek kullanım olduğunu, önümüzdeki yılın yarısına kadar Türkiye'de yaşayan herkesin olduğu yerde mobil iletişimin tamamlanmış olacağını anlattı.
     Siber güvenliğin önemini vurgulayan Acarer, bu konuda herkesin gerekli duyarlılığı göstermesi gerektiğini, sözlerine ekledi.
     Türksat Genel Müdürü Özkan Dalbay da Türkiye'de 2012 yılı itibariyle kurum ve işletmelerin internet erişimi oranları yüzde 91'i bulduğunu, aylık ortalama 5 milyon giriş, 30 milyon işlem sayısı ve anlık 6 bin kullanıcı rakamının "e-devlet kapısı"nın fonksiyonunu ve gelişimini gözler önüne serdiğini söyledi.
    
     -Apostil nedir--
    
     Apostil, bir belgenin gerçekliğinin tasdik edilerek başka bir ülkede yasal olarak kullanılmasını sağlayan bir belge onay sistemi. Apostil'in kuralları 6 Ekim 1961 tarihli Lahey Konvansiyonuyla tespit edildi. Bu belge onay sistemiyle ilgili üye veya taraf devlet tarafından saptanan yerel bir merci, bakanlık, vb. bir kuruluş, belgenin gerçek olduğunu onaylayarak, başka bir üye veya taraf ülkede 6 Ekim 1961 tarihli Lahey Konvansiyonunda belirlenen kurallar çerçevesinde kullanılması için yasal hale getirir. Apostil tasdiği gerçekleştirilen belge, Lahey Konferansının tüm üye ve taraf devletlerinde geçerli bir belge olarak kabul edilir.
 


Bu haberi 317 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir