2023'e kadar 60 milyar avro çevre yatırımı -İFO Fuarcılık Genel Müdür Yardımcısı Zekeriya…

  • Yazı boyutu
2023'e kadar 60 milyar avro çevre yatırımı
     -İFO Fuarcılık Genel Müdür Yardımcısı Zekeriya…

2023'e kadar 60 milyar avro çevre yatırımı -İFO Fuarcılık Genel Müdür Yardımcısı Zekeriya Aytemur: "geri dönüşüm, geri kazanım, atık yönetimi ve çevre teknolojileri sektörüne yönelik Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde Türkiye'de sanayiciler 15 milyar avro, yerel yönetimler ile merkezi hükümet de 45 milyar avro olmak üzere toplam 60 milyar avro yatırım yapılması gerek" -"Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki önümüzdeki dönem için Türkiye'de çevre teknolojileri, atık yönetimi ve geri kazanım sektörü ciddi oranda büyüyen bir sektör halini alacaktır"

Ahmet Hacıfazlıoğlu - İFO Fuarcılık Genel Müdür Yardımcısı Zekeriya Aytemur, geri dönüşüm, geri kazanım, atık yönetimi ve çevre teknolojileri sektörüne yönelik Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde Türkiye'deki sanayicilerin 15 milyar avro, yerel yönetimler ile merkezi hükümetin de 45 milyar avro olmak üzere toplamda 60 milyar avro düzeyinde yatırım yapılması gerektiğini belirtti.
     Zekeriya Aytemur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle belediyeler, sanayiciler ve KOBİ'ler için büyük önem taşıyan, hatta artık bir zorunluluk haline gelen geri dönüşüm, geri kazanım, atık yönetimi ve çevre teknolojileri sektörüne yönelik düzenledikleri 8. Geri Dönüşüm, Çevre Yöneticileri ve Atık Yönetimi Uluslararası Fuarı'nın (REW İstanbul) 7-10 Haziran tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenleneceğini belirterek, fuarda, çevre teknolojileri yatırımları için firmaların yapacakları yatırım konusunun da ele alınacağını kaydetti.
     Avrupa Birliği Uyum Yasaları çerçevesinde çıkartılan ve işletmelere "çevre lisansı" alma zorunluluğu getiren yönetmelik gereği çevreye kirletici etkisi yüksek düzeyde olan işletmeler ve çevreye kirletici etkisi olan işletmelerin hangi sektörde faaliyet gösteriyor olursa olsun başta büyük sanayi kuruluşları olmak üzere üretim yapan tüm küçük ve orta boy işletmelerin söz konusu çevre lisansını alma zorunluluğu bulunduğunu dile getiren Aytemur, bu işletmelerin büyük çoğunluğunun KOBİ olduğuna işaret etti.
     Özellikle üretim yapan KOBİ'lere değinen Aytemur, "Üretim yapan firmaların birçoğu belli Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) toplanmış durumda. Dolayısıyla aynı OSB içinde faaliyet gösteren KOBİ'ler bir araya gelip, ortak çözümler üretme şansına sahipler. Bu da ilgili yönetmelik gereği, çevre teknolojileri ve atık yönetimi ile ilgili yapacakları yatırımların maliyetinin sanayici başına aşağıya düşürülebilmesi anlamına geliyor" dedi.
     Çevre Lisansı alınmamasından dolayı cezai yaptırımlar hakkında ise Aytemur, "Şehircilik ve Çevre Bakanlığı'nın üretim tesislerine tanımış olduğu 2 yıllık uyum süresi 1 Nisan 2012 tarihi itibariyle sona erdi. Dolayısıyla artık bundan sonra, firmaların, kapılarına kilit vurulmasına ve faaliyetlerinin sonlandırılmasına kadar varan ceza yaptırımı ile karşı karşıya kalmamaları için bir an önce zorunlu oldukları çevre yatırımlarını yaparak lisanslarını almaları gerekiyor. Bununla birlikte sürenin sona ermesinden bugüne kadar geçen süre içinde herhangi bir firmaya ceza uygulanıp uygulanmadığı konusunda şu an için aldığımız bir bilgi bulunmuyor" dedi.
     KOBİ'lerin bu süreçte karşı karşıya kalabilecekleri tek yaptırımın Bakanlığın vereceği cezalar olmadığını dile getiren Aytemur, "Biliyorsunuz ki 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefleyen Türkiye'nin, ticari ilişkilerinin yoğun olduğu yerlerin başında AB ülkeleri geliyor. Eğer, firmalarımız, AB Uyum Süreci kapsamında zorunlu oldukları çevre yatırımlarını yapmazlar ise, AB ülkelerine ihracat yapmaları da imkansız hale gelecek" şeklinde konuştu.
     İşletmelerin yüzde 99'unu oluşturan KOBİ'lerin çevre yönetmeliğinin öngördüğü yükümlülükleri yerine getirebilmek için ortalama 2 milyon liralık yatırım yapmak durumunda olduğunu ifade eden Aytemur, şunları kaydetti:
     "AB'ye uyum yasaları kapsamında öngörülen program gereği önümüzdeki 10 yıllık süreçte 15 milyar avroluk bir çevre yatırım maliyeti çıkıyor ortaya. Bunun kısa vadede 3 milyar lira olarak gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Üretim yapan tesislerin büyüklükleri ve üretim alanları birbirinden farklı olduğu için çevre lisansı almak için yapmaları gereken teknoloji ve tesis yatırımları da birbirinden farklı olacaktır. Dolayısıyla söz konusu 2 milyon liralık yatırım maliyeti ortalama bir maliyettir. Bu açından ortada ciddi bir ekonomik önem söz konusu. Yani şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki önümüzdeki dönem için Türkiye'de çevre teknolojileri, atık yönetimi ve geri kazanım sektörü ciddi oranda büyüyen bir sektör halini alacaktır."
    
     -"Pazarın ulaşacağı hacim, varolan oyuncuların karşılayabileceğinin çok üzerinde"-
    
     Aytemur, geri dönüşüm, geri kazanım, atık yönetimi ve çevre teknolojileri alanında, hem yurt içi hem de yurt dışı kaynaklı finans kuruluşlarının bu tür projeler için özel finansman destekleri olduğunu, AB fonlarının da kısmı hibeleri bulunduğunu bildirdi. Aytemur, 7-10 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek REW İstanbul Fuarı'ndaki etkinliklerden birisinin de KOBİ'lerin çevre teknolojileri yatırımları için ihtiyaç duyacakları finans kaynaklarının ele alınacağını ifade etti.
     Yakın bir zamana kadar geri dönüşüm, çevre teknolojileri ve atık yönetimi konusunun, sadece yerel yönetimlerce yerine getirilmesi gereken çözümler alanı olarak görüldüğünü dile getiren Aytemur, "Dolayısıyla da bu konuda sınırlı sayıda firma teknoloji ve hizmet verir durumdaydı. Bunların da ağırlıklı bir bölümünü yurt dışı firmalar ya da onların temsilcilikleri oluşturuyordu. Gelinen durumda pazarın ulaşacağı hacim, sektör içerisinde varolan oyuncuların karşılayabileceğinin çok üzerinde. Bu beraberinde iki konuyu ortaya çıkartıyor. Ya yine bu ihtiyaç duyulan teknoloji ve hizmetler ithal edilecek ya da bir grup yerli girişimci bu alana yatırım yaparak üretici hale gelecek" diye konuştu.
     Aytemur, REW İstanbul fuarının katılımcıları arasında çok sayıda yurt dışı firmanın yer alıyor olması ve bu firmaların da önemli bir kısmının su ve atık su alanında faaliyet göstermesi ile daha önce katı atık ve geri dönüşüm konusunda faaliyet gösteren firmalar fuarda ağırlıktayken, son 3 senedir su ve atık su alanındaki firmaların fuara olan ilgisindeki artışın, yerli ve yabancı firmaların pazara bakışı hakkında önemli bir fikir verdiğini vurguladı.
     Su konusunun Avrupa'da çok önem verilen bir konu olduğunu dile getiren Aytemur, REW İstanbul fuarında Almanya'nın Bavyera ve Hessen eyaletleri ile Hollanda, İtalya ve Romanya'dan ulusal katılımcılar bulunduğunu ve özellikle Almanya ve Hollanda katılımcıları içerisinde su ve atık su alanında teknoloji ve hizmet veren firmaların ağırlıkta olduğunu bildirdi.
     Aytemur, çevre sorunlarıyla ilgili çözüm üretmenin sadece yerel yönetimlerin değil, aynı zamanda hem sanayicinin işi hem de bir sanayi olduğunun altını çizerek, "Bunun ortaya çıkması anlamında fuar önemli bir rol üstlendi. Sonuç olarak gerçekleştireceğimiz fuara baktığımızda 300'ü aşkın firmanın temsil ediliyor olması, geçen yılki rakamları göz önüne aldığımızda 12 bin civarında bir ziyaretçi bekliyor olmamız da sektörün ulaştığı sonuçlar anlamında gelinen noktayı rakamsal olarak ifade ediyor kanısındayım" dedi.
    
    

Bu haberi 110 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir