2. Türk-Arap Bankacılık ve Finans Forumu -Başbakan Yardımcısı Ali Babacan: (3) -"Bugünler sakin…

  • Yazı boyutu
2. Türk-Arap Bankacılık ve Finans Forumu
  -Başbakan Yardımcısı Ali Babacan: (3)
  -"Bugünler sakin…

2. Türk-Arap Bankacılık ve Finans Forumu -Başbakan Yardımcısı Ali Babacan: (3) -"Bugünler sakin olsa da bunun kalıcı bir sükunet olduğunu düşünmemek gerekiyor. Köklü tedbirler alınmazsa küresel ekonomilerle ilgili sıkıntılar tekrar su üstüne çıkabilir" -"İşgücü piyasaları ile ilgili ciddi sorunlar var. Gelişmiş ekonomiler bunu çözemezse, krizin masadan kalkması mümkün olamayacak" -"(Bankacılık lisansı) kriterler yerine getirildiği sürece yeni katılımlara açığız"

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, piyasalar, ekonomilerdeki sakinliğin kalıcı bir sükunet olduğunu düşünmemek gerektiğini belirterek, "Köklü tedbirler alınmazsa küresel ekonomilerle ilgili sıkıntılar tekrar su üstüne çıkabilir" dedi.
     Babacan, 2. Türk-Arap Bankacılık ve Finans Forumu'nda, gelişmiş ülkelerde çok ciddi bir sosyal güvenlik sıkıntısı olduğunu, sosyal güvenlik açıklarının çok yüksek miktarlara çıktığını, işgücü piyasaları ile ilgili ciddi sorunlar olduğunu belirterek, gelişmiş ekonomiler bunu çözemezse, krizin masadan kalkmasının mümkün olamayacağını dile getirdi.
     Bugünler sakin olsa da bunun kalıcı bir sükunet olduğunu düşünmemek gerektiğini ifade eden Babacan, eğer köklü tedbirler alınmazsa küresel ekonomilerle ilgili sıkıntıların ileride tekrar su üstüne çıkabileceğini söyledi.
     Kriz öncesinde bankacılık ve kamu maliyesi alanında bünyeyi sağlamlaştırdıklarını, 2004-2006 yılları arasında bankacılık alanında yeni yasalar çıkarttıklarını, bu yasalarla bankacılık sektörünün denetimini ve mevzuatını çok sağlam bir zemine oturttuklarını aktaran Babacan, yeni bir kredi kartı yasası çıkararak, yeni kredi kartı vermeyi zorlaştırdıklarını hatırlattı.
     Konut kredisinde yüzde 25 peşinat kuralı, tüketici kredilerinde sadece TL mecburiyeti getirdiklerini de anımsatan Babacan, şöyle devam etti:
     "Eğer halkımızın geliri Türk Lirası ise, TL cinsinden borçlansın. Farklı para birimlerinde dönem dönem daha düşük faiz görülebiliyor. O faiz daha cazip gibi de değerlendirilebiliyor. Ama siz tüketicinin üzerine ciddi bir kur riski yüklemiş oluyorsunuz. 3 sene sonra, 5 sene sonra kurlar değiştiğinde ciddi bir kitle ödeyemeyeceği bir borçla karşı karşıya kalmış oluyor. Bu kendi suçu da değil. Çünkü baştan o krediyi alırken ona denmişki, 'Bu para cinsinden borçlanırsan bunun faizi yüksek, onunki daha düşük' Ama ana para farklı kur. İleriye doğru hiçbir kurun garantisi yok.
     Dolayısıyla buna da dikkat ettik. Sermaye yeterlilik rasyosunu fiilen yüzde 12'ye çıkarttık kriz öncesinde ve tüm bunlar kriz döneminde Türk bankacılık sektörünü korudu. Şu anda sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 17,8 ve bu Basel II'ye göre hesaplanmış sermaye rasyosu. Hatta tüketici kredilerinde bunu hesaplarken Basel II'den de daha katıyız. Tüketici kredilerinde daha çok cezalandırıcı bir sermaye yeterlilik rasyosu hesabımız var. Yani Avrupa'daki gibi Basel II'yi uygulasak, belki yarım -1 puan daha fazla çıkacak bizim sermaye yeterlilik rasyomuz. Böylelikle 2009-2010 bu yıllarda bankacılıkla ilgili hiç bir şey yapmadık."
     Bir bakıma devletin üzerine herhangi bir yük oluşmadığına işaret eden Babacan, "Bankalarımız tek tek bünyesi sağlam olarak yoluna devam ediyor. Yine biz kriz döneminde borç stoğumuzu düşürdük. Borcun milli gelire oranı Türkiye'de geçen yılı yüzde 36 ile kapattık. Bu rakam ABD'de yüzde 115 olan, Avrupa'da pek çok ülkede yüzde 100'ün üzerine çıkan, bizde yüzde 36. Hatta son 3 yılda 10 puan daha aşağıya indirdik. kamu maliyesi açısından da Türkiye çok sağlam bir duruş ortaya koydu."
    
     -"2009'dan bu yana istihdam arttı"-
    
     Babacan, Türkiye'nin küresel krizde sağlam bir duruş ortaya koyduğunu belirterek, 2009'dan bu yana Türkiye'de toplam 4 milyon 600 bin kişi istihdam edildiğini, ABD ve Avrupa toplamında aynı dönemde istihdamda 11 milyon düşüş olduğunu kaydetti.
     Türkiye'deki istihdamın sadece büyüme ile olmadığını, aynı zamanda iş gücü piyasalarıyla ilgili hedeflenmiş politikalar geliştirildiğini ifade eden Babacan, şunları söyledi:
     "Örneğin, son 1 yılda yeni iş gücüne katılan nüfusun tam yarısı kadın. Eskiden böyle bir şey yoktu. Anayasamıza kadınlar için pozitif ayrımcılık koyduk. Bunun iş gücü piyasalarında fiilen uygulamaya başladık. Bunun yanında Türkiye'de enflasyon artık çok daha makul seyretmiş durumda. Pek çok makro ekonomik gösterge iyileşmenin devam ettiğini gösteriyor. Bankacılık sektörümüzün toplam aktif büyüklüğü aşağı yukarı ekonomimize yaklaştı. Toplam mevduat kadar toplam kredi oluşmuş durumda. Eskiden kamunun borçlanma ihtiyacı çok olduğu için bankaların bilançosuna baktığınızda ağırlıklı olarak devlet kağıtları vardır. Şimdi o devlet kağıtları yerine krediler var. Çok ciddi bir yapısal değişiklik meydana gelmiş oldu."
     Babacan, son bir yılda yeni kanunlara ağırlık verdiklerini anlatarak, şunları ifade etti:
     "Finans sektörü ile ilgili sorun olduğunda ihtisas mahkemelerine konular gidecek. Savcılar ve hakimlerimiz sık sık önlerine gelen konular benzer olacağı için daha hızlı ve tutarlı kararlar verebilecekler. Yargı sistemindeki ihtisaslaşmayı önemli görüyoruz. Bütün bunlar sürdürülebilir bir büyümenin ve ekonomik kalkınmanın olmazsa olmaz adımlarıdır. Türkiye'de pekçok alanda gelişme oldu ama ben bunların temelinde ekonomik programlar olduğunu söylemek istiyorum. AK Parti'yi kurduğumuzda parti programına detaylı bir ekonomi bölümü yazmıştık. Genel ifadeler değil, somut bir şekilde ne yapacağımızı ortaya koymuştuk. Kriz döneminde de 3 yıllık her yıl yenilenen orta vadeli programlarla hareket ettik. 2009 krizinin en derin olduğu dönemde ilan ettiğimiz 3 yıllık programı 2012 sonunda tamamladık. Pekçok alanda o programda öngördüğümüzden de ileri gelişmeleri çok şükür yakaladık."
    
     -"Devlete güven varsa, finansal sistem sağlam"-
    
     Babacan, "O ülkenin devletine güven varsa, ekonomik hayatı, finans sistemi sağlam demektir. Devletin güveni sarstığınızda o ülkenin finans sisteminin sağlıklı bir şekilde devam etmesi de mümkün değildir. Devletin borcunu ödeyip ödeyemeyeceği sorgulanır hale geliyorsa o ülkede faaliyet gösteren finansal kuruluşların kendi ne kadar dikkat ederse etsin istikrarından bahsetmek mümkün olamayabiliyor" şeklinde konuştu.
     İstanbul'un uluslararası finansal merkez olmasını istediklerini ve bununla ilgili eylem planını 2009 yılında açıkladıklarını anımsatan Babacan, "Dünya Bankası'nın özel sektör kolu olan IFC, Washington dışındaki ilk ofisini İstanbul'da açtı. Dünya Bankası'nın İslami bankacılık merkezini İstanbul'a açıyoruz. Bununla ilgili anlaşmayı imzaladık" diye konuştu.
     Lojistik ve insan kaynakları açısından da İstanbul'un çok uygun olduğunu ve çok uluslu şirketleri cezbetmeye başladığını anlatan Babacan, "THY ile 92 ülkeye doğrudan uçabiliyorsunuz. THY uçak sayısı, yolcu sayısı olarak belki bir numara değil ama uçtuğu ülke sayısı olarak bir numara..." dedi.
    
     -"Bankacılık sektöründe yeni lisanslamaya açığız"-
    
     İstanbul Uluslararası Finans Merkezi yapmanın uzun süreli bir yolculuk olduğunu belirterek, bunun gerçekleşmesi için ne gerekiyorsa yapacaklarını belirten Babacan, "Türkiye, bütçesi sağlam bir ülke olduğu için pekçok finans merkezinde konuşulan vergi artırma çabaları, Türkiye'de öyle bir şey söz konusu değil. O kadar büyük bütçe açığı var ve borç stoğu var ki bunu nereden, nasıl tedarik ederim diye baktıklarında bankacılık sektörü en kolay vergilendirilebilir sektör oluyor. Bunu en çok şiddetli savunan ülke Sarkozy döneminde Fransa idi. Bakıyoruz ki kendisi dahil Fransız vatandaşları "başka ülkelere gidip acaba daha az vergi ödesek mi-' demeye başlıyorlar. Bu konuda popülizmden uzak durmak lazım, gerçekçi, aklı selim içerisinde ve doğru politikalarla devam etmek gerekiyor" diye konuştu.
     Türkiye'de bankacılık sektöründe yeni lisans uygulamasına başladıklarını ifade eden Babacan, "Tabii ki kriterler yerine getirildiği sürece yeni katılımlara açığız" dedi.
     (Son)
    
    
    

Bu haberi 90 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir