"2,7 katrilyon ile denizcilik sektörüne doğrudan katkı sağladık" -Bakan Yıldırım Barbaros…

  • Yazı boyutu
"2,7 katrilyon ile denizcilik sektörüne doğrudan katkı sağladık"
  -Bakan Yıldırım Barbaros…

"2,7 katrilyon ile denizcilik sektörüne doğrudan katkı sağladık" -Bakan Yıldırım Barbaros Denizciler Derneği iftarına katıldı -Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım: -"Denizcilik gelişecekse, bu ülke gelişecekse denizcilik sektörü desteklenmeli dedik. 2,7 katrilyon ile denizcilik sektörüne doğrudan katkı sağladık" -"Bu desteği Türkiye'de başka hiçbir sektör almadı. ÖTV'siz yakıt desteğimizle denizciliğimize büyük destek verdik" -"Son 10 yıl içerisinde denizciliğimizde çok önemli gelişmeler oldu, denizcilik eğitimi veren fakülte ve meslek yüksek okulu sayısı bir iki elin parmaklarını geçmezdi. Ama şimdi 50'nin üzerinde meslek yüksek okulu var. Birçok üniversitede gemi inşaatçılık fakülteleri, denizcilik mühendisliği bölümleri açıldı" -"35 yıl boyunca 40 yıl boyunca can düşmanına bir fiske bile vuramayan bir diktatör bugün acımasızca halkının üzerine füzeler, tanklar, uçaklarla saldırabiliyor. Bu bir akıl kaybıdır"

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, 2,7 katrilyon ile denizcilik sektörüne doğrudan katkı sağladıklarını belirterek, "Bu desteği Türkiye'de başka hiçbir sektör almadı" dedi.
     Barbaros Denizciler Derneği'nin (BADER) 6'ncı geleneksel iftarına katılan Bakan Yıldırım, konuşmasının başında Suriye'deki sürece dair değerlendirmelerde bulundu. Yıldırım, bu bölgede yaşananların bir insanlık ayıbı olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
     "35 yıl boyunca 40 yıl boyunca can düşmanına bir fiske bile vuramayan bir diktatör bugün acımasızca halkının üzerine füzeler, tanklar, uçaklarla saldırabiliyor. Bu bir akıl kaybıdır. Bunun bir an önce bitmesi ve bu kişisel hırsın daha çok masumun hayatına mal olmaması için dünyanın önde gelen ülkeleri bilek yarışını artık bırakmalıdır. Masum insanların hayatı üzerinde bilek yarışı yapmanın aymazlığını artık terk etmelidir."
     Yaşadığımız günlerin gelecek kuşakların dünyaya bakışını etkileyeceğini vurgulayan Yıldırım, "İleride kardeşlik mi hakim olacak, küresel huzur mu hakim olacak, yoksa bölgesel karışıklıkları, bölgesel ayrılıkları körükleyerek insanların birbirlerini yok etmesini mi teşvik edeceğiz- Artık Birleşmiş Milletler ve onun etrafında toplanan bütün küresel güçlerin bir kez daha başlarını önüne eğip bu gidişatı gözden geçirmeleri gerekmektedir" şeklinde konuştu.
    
     -"1991'de Irak için kollarımızı açtık, Suriye için de açıyoruz"-
    
     Suriye konusunda Türkiye'nin sorumluluk sahibi bir ülke olduğunu anımsatan Yıldırım, Türkiye'nin 1991 yılı Irak olaylarında 500 bin insana kucağını açtığını söyledi.
     Bu insanların kimyasal silahtan, yok edilmekten kurtarıldığını ifade eden Yıldırım, "Suriyeli kardeşlerimize de aynı şekilde ta ilk günden beri kucağımızı açtık. Bu bizim asaletimizdendir. Bunu duyanlar 'ya bunun parasını kim veriyor' diyebiliyor, insanlık ne zamandan beri parayla alınıp satılır hale geldi- Bunu sormak lazım" ifadelerini kullandı.
     Yıldırım bu milletin tarihten gelen sorumluluğu olduğunu hatırlatarak, Suriyeli kardeşlerimize en başından beri sahip çıktığımız gibi bundan sonra da sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi.
    
     -"Küresel krizin çözülmesi mali piyasaların düzelmesine bağlı"-
    
     Denizcilik sektörüne ilişkin açıklamalar yapan Yıldırım, özellikle Yalova, Altınova, Karadeniz ve Marmara'da kurulan yeni tersanelerle sayının 71'e çıkarıldığını belirtti.
     Daha fazla sayı için devam eden çalışmalar olduğunu hatırlatan Yıldırım, kriz dolayısıyla doğal olarak bir yavaşlamanın söz konusu olduğunu söyledi.
     Yıldırım, Türkiye'nin kriz şartlarında bile "dünya gemi adedi sipariş ortalamasında" 81 bin detveyt ton (dwt) ile 6'ıncılığını koruduğunu aktardı.
     Türkiye'nin devlet bazında da 633 bin dwt tonla dünya 11'nciliğini koruduğunu paylaşan Yıldırım, "Demek ki dünyada hakikaten ciddi bir kriz var. Bu kriz Japonya'da da aynı kriz var Kore'de de. Amerika'da ve Avrupa'da başlamış olan bu krizin düzelmesinin yolu mutlaka ama mutlaka, mali piyasaların düzelmesidir. Bu süreyi biz geleceğe yönelik hazırlıklarımız için bir fırsat olarak görmeliyiz" diye konuştu.
     Yıldırım, küresel krizin denizcilik sektörünü önemli ölçüde etkilediğini belirterek 2008 de ABD'de yaşanan krizin en önce denizcilik sektörünü vurduğunu belirtti.
     Yıldırım, "Yine denizciliğimiz zor günler yaşıyor maalesef ama bu sektörün itici gücü çok fazladır. Unutulmamalıdır ki şu günlerde denizcilik şekil değiştiriyor, ölçek ekonomisine geçiş var. Daha nitelikli, şekil ve ebat itibariyle daha geniş ve kullanışlı gemiler kullanılacak. Ayrıca daha nitelikli yabancı dili, mesleki bilgisi çok iyi olan gemi adamları yetişmeli" değerlendirmesini yaptı.
     9 yılda denizcilik sektörüyle ilgili çok yollar katettiklerini belirten Yıldırım, limanlara, marinalara, inşaat tesislerine ve benzeri denizcilik harcamalarına yapılan yatırımın 26 milyar dolar olduğunu ifade etti.
     Yıldırım, artık bu sektörün en önemli bileşenlerinden birinin eğitim olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
     "Son 10 yıl içerisinde denizciliğimizde çok önemli gelişmeler oldu, denizcilik eğitimi veren fakülte ve meslek yüksek okulu sayısı bir iki elin parmaklarını geçmezdi. Ama şimdi 50'nin üzerinde meslek yüksek okulu var. Birçok üniversitede gemi inşaatçılık fakülteleri, denizcilik mühendisliği bölümleri açıldı."
    
     -ÖTV'siz yakıt desteği-
    
     Son 10 yılda yaşanan gelişmelerden denizcilik sektörünün de payını aldığını anlatan Yıldırım, "Türkiye büyük ekonomi olarak 20 ülke içinde 16'ncı olabildiyse bunda ekonominin, ihracatın iyi gitmesi tek başına yeterli olamaz. Önemli olan artan ticaretimizin son noktaya kadar ulaşmasıdır. Türkiye'nin ticaretini 3 kat arttıran sizlersiniz, ihracatımızı 34 milyardan 135 milyara birlikte çıkaramasaydık, bu yükleri taşıyamasaydık bu olumlu gelişmelerin hiçbiri olmazdı" şeklinde konuştu.
     Hükümete geldiklerinde ilk icraatlarının denizciliğe destek olduğunu anımsatan Yıldırım, bu sektörün gelişimi için ÖTV'yi kaldırma kararını o zaman aldık" dedi.
     Yıldırım, şöyle konuştu:
     "Denizcilik sektörü bir ülkede sıkıntı yaşarsa o ülke zor duruma düşer. Son 10 yıl içerisinde ülkemizde birçok alanda gelişmeler olmuştur. Denizciliğimiz de bu gelişmelerden payını almıştır. Türkiye ihracatını yaşayan deniz ticaretini artıran siz denizcilersiniz. Türkiye'nin gelişimine katkı sağlayacak olan, bunu gerçekleştirecek olan sizlersiniz.
     Biz bunun farkına vardığımız için hükümet olarak denizciliğe katkı sağladık. Denizcilik gelişecekse, bu ülke gelişecekse denizcilik sektörü desteklenmeli dedik. 2,7 katrilyon ile denizcilik sektörüne doğrudan katkı sağladık. Bu desteği Türkiye'de başka hiçbir sektör almadı."
    
     -İnsanı merkeze koyan sistem olmak-
    
     Yıldırım, bir ülkenin gelişmesinin petrolle, zenginlikle, rezervlerle olamayacağını, ancak insana yatırımla , insan merkezli politikalarla sağlanabileceğini belirtti.
     Barbaros Denizciler Derneği Başkanı Mustafa Dülgar ise, sektörde meydana gelen değişmeleri, anında diğer temsilcilerle paylaştıklarını ifade etti.
     Denizcilerin hala büyük sıkıntıları olduğunu vurgulayan Dülgar, global krizi fırtınaya benzeterek, "Yol almamıza engel oluyor, umarım en kısa zamanda sona erer. Bizler de yol alabiliriz" dedi.
    
    
    

Bu haberi 185 kişi okudu

Ziyaretçi yorumları

Lütfen bekleyiniz...
Toplam 1000 karakter

Diğer Haberler

e-Sirket.com, Nette İnternet Teknolojileri Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.’nin Tescilli Markasıdır. © 2006 e-Sirket.com Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan yazı, resim ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
e-Sirket.com bir nette interactive projesidir Hata bildir